AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Kabine toplantısı kararlarına göre 3 haftalık tam kapanma uygulanacak. Erdoğan, bakanlığa kendi şirketinden dezenfektan satan eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a da sahip çıktı ve “Sosyal medyadaki linç kampanyasını kınıyorum” dedi. ABD Başkanı Joe Biden’ın ‘Ermeni soykırımı’ açıklamasına da tepki gösteren Erdoğan, “Bu durum bizi üzmüştür” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı 3 saatlik görüşmenin ardından sona erdi.
Toplantının kararlarını Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açıkladı.
Erdoğan, “Geçtiğimiz hafta kabinemizde küçük bir değişiklik yapmıştık,” ifadeleriyle başladığı konuşmasında yeni bakanlara başarı diledi. Erdoğan, görevden alınan Ruhsar Pekcan ve Zehra Zümrüt Selçuk’un isimlerini de anarak “Bu arkadaşlarımıza yönelik sosyal medyada yürütülen linç kampanyasını kınıyorum” dedi.
Erdoğan, 29 Nisan 2021 Perşembe akşamı saat 19.00’dan başlayıp, 17 Mayıs 2021 Pazartesi sabah 05.00’e kadar sürecek şekilde tam kapanmaya geçiyoruz,” diyerek 3 hafta için alınan kararları duyurdu.
3 haftalık tam kapanma kararları şöyle:
* İçişleri Bakanlığı genelgesinde belirtilen istisna tutulan kuruluşlar hariç, tüm iş yerleri faaliyetlerine ara verecektir.
* Şehirler arası seyahatlerin tamamı izne tabi olacak ve şehirler arası toplu taşıma araçları yüzde 50 kapasiteyle çalışabilecek.
* Konaklama tesislerindeki rezervasyonlar, sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamaları için istisna teşkil etmeyecektir.
* Anaokulu, kreş, 8’inci ve 12’nci sınıflar dahil, tüm kurumlarda yüz yüze eğitime ara verilecek, tüm sınavlar ertelenecektir.
* Zincir marketler pazar günleri kapalı olacak, diğer günlerde belirlenen saatlerde hizmet vermeyi sürdürecektir.
BİDEN’A ‘SOYKIRIM’ TEPKİSİ
Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915’i ‘soykırım’ olarak tanımlamasına yönelik ise “ABD Başkanı Biden, 24 Nisan’da yayımladığı mesajda coğrafyamızda bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız ve hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır,” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
“ABD Başkanı Biden 24 Nisan günü yayınladığı mesajda coğrafyamızda 1 asırdan uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız ifadeler kullanmıştır. Hiçbir tarihi, hukuki temeli olmayan bu ifadeler milletimizin her ferdi gibi bizi de ziyadesiyle üzmüştür. Radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı çevrelerin baskısıyla metne yer verildiğini düşünüyoruz.
Türkiye olarak tarihte yaşanan acıların yarıştırılması gibi anlayışı insani bulmuyoruz. Böyle bir yarışa girilecekse böyle yarıştan alnı ak, vicdani müsterih olarak çıkacak tek devletin biz olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bize soykırım ithamını yönelten çevrelerin hepsi insan içine çıkamayacak hale gelecektir. Son asırda en büyük sivil can kayıpları, nüfus hareketleri bizim vatanımızda olmuştur. Osmanlı Balkanlar, Kafkaslar’daki topraklarındaki nüfusunun 10 milyon insanının yarısı ölüm, yarısı sürgün acısını yaşamıştır. Bizzat Batılı tarihçiler ifade ediyor. Bu 10 milyon insanla ilgili ne silahlı çete fotoğrafı, ne geride bıraktıkları kanlı izler göremezsiniz, bulamazsınız.
Aynı insanlarla ilgili anıtlara, lobilere, meclis kararlarına hakların aranması anlamına gelecek faaliyete rastlamazsınız. Dedelerin torunlarına yürekleri burkularak, gözlerinden akan yaşlara engel olamayarak anlattıkları acı hatıraları vardır. Çünkü bu insanlar Türk’tür ve çünkü bu insanlar Müslümandır. Millet olarak bugüne kadar kendi acılarımızı istismar haline getirmek gibi bir zihniyetle hareket etmedik. Acılarımızı kalbimize gömüp, ileriye bakma erdemimizi bazıları yanlış anlıyor.
Bizim de Balkanların kaybından Doğuda uğradığımız işgallerin kaybına kadar kapsamlı muhasebe yapıp ortaya çıkan tabloyu muhataplarımızın önüne koymamız gerekiyor. Adana, Antep, Maraş, İzmir, Afyon, İstanbul, Çanakkale, Kars, Artvin her şehrimiz kendi kayıplarının peşine düşse bile yeter.
“TEKLİFİMİZE HALA CEVAP ALAMADIK”
Batının Ermeni meselesinde tutumu ve terör örgütlerine karşı sergiledikleri riyakar tavrın sonu bu yola çıkıyor. Biz hala en başta söylediğimiz yerdeyiz. Tarihteki olayların araştırılması, hakikatlerin ortaya çıkartılması tarihçelere bırakılmalıdır, siyasetçilere değil. Yıllardır dile getirilen Ermeni iddiaları konusunda ortak tarih komisyonu teklifimize hala cevap alamadık. Kendi arşivlerimizi tamamen bu komisyona açma taahhüdünde bulunduk, ama muhataplarımızdan ses çıkmadı.