Cumhurbaşkanlığı seçimi bitti. Vatana, millete hayırlı olsun. Merak ettim, internette 12-13 şirketin seçim öncesi yaptıkları anket sonuçlarını inceledim. Sonuçları yüzde 1-2 yanılmayla tutturan tek şirket yoktu. En yakın sonuç, Metropoli şirketine aitti. Onun da yanılma payı adaylara göre yüzde 4 ile 9 arasında değişmektedir.
Adı en fazla duyulan bir şirket (ismi lazım değil), uçuşta sınır tanımamış, adaylar için sırayla yüzde 58.2, yüzde 30.3, yüzde 11.5 şeklinde ve kimsenin öngöremediği bir yönlendirmede bulunmuştur. Yanılma payı adaylara göre yüzde 11 ile 27 arasında değişmektedir.
Kazanan adayı yüzde 55’in üzerinde gösteren şirket sayısı 6’dır. Üstelik bu sonuçlar, ‘seçime katılma oranı son yerel seçimler seviyesinde olursa’ şartına bağlanmıştır. Katılım düştükçe en şanslı adayın oy oranlarında daha da artış bekleneceği dip not olarak verilmiştir. Neticede bu şartta gerçekleşmiştir. Katılım yüzde 89 yerine, yüzde 75 de kaldığı halde kazanan adayın oy oranı kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 51.8 olarak gerçekleşmiştir.
Yani, yanılma olur da bu kadar mı olur?
Bundan sonraki seçim dönemlerinde televizyonlara nasıl çıkacaksınız?
Sizi davet edenler hangi mesleki başarınıza dayanarak sizleri çağıracaklar?
Kameralara dönerek bu anket sonuçları ile gerçekleşeni, karşılaştırmalı olarak nasıl sunacaksınız?
“Biz artık araştırma şirketi değiliz, reklam şirketiyiz, algı yönetimi yapmaya talip oluruz” derseniz, birileri benim yaptığım gibi bu sonuçları önünüze koyduğu zaman ne yapacaksınız?
Anlaşılan, bu muhteremler bugünün geleceğini hiç düşünmemişler. Açık artırma gibi artırdıkça artırmışlardır. Bari bu kadar sapma karşısında, ticari faaliyetin bundan sonra nasıl sürdürülebileceği doğru hesaplanabilseydi. Zira küresel anlamda bu kadar yanılma yaşayanlar bir daha sahaya inemezler. Daha doğrusu o şartlara bir daha ulaşamazlar.
İşte “biz, bizden başka kimseye benzemeyiz” sözü bu benzer durumlar için kullanılmıştır.