Bir Gün gelecek gazeteci arkadaşım- kardeşim Saygı Öztürk’ün yazdığı 25. kitabının okuyucuya ulaşacağını aklımın ucundan geçirmezdim, geçiremezdim.
Sanırım Saygı’nın da 1980’lerden önce aklının ucundan dahi geçmezdi.
Saygı Öztürk’ü Hürriyet Haber Ajansı Ankara Temsilcisi olduğum 1973 yılında tanıdım.
1980 askeri darbesinden sonra Hürriyet’in Ankara Bürosu kadrosunda işe başladıktan sonra aynı çatı altında yıllarca birlikte olduk…
Hürriyet’te en üretken muhabirlerin başında geliyordu…
Her zaman ve her gittiği yayın organında da aynı başarıyı gösterdi.
Saygı’nın başarı çıtası hiç alt kademelere inmedi.
Şu anda da öyle…
Saygı’nın belgelere dayanan, gelecek kuşaklara örnek olabilecek kitaplarının önemi ve değerini gelecekteki gazeteci adayları sanırım daha iyi anlayacaklardır.
Tıpkı rahmetli uğur Mumcu’nun, araştırma gazetecilik dalında yazıp hala değerini koruyan “belgeli araştırmaya” dayanan kitapları gibi…
Saygı Öztürk’ün, çalışkanlığı-doğru haberciliği ve en önemlisi haber kaynağı olan kişi ve kişileri unutmayan, onlarla iletişimini sona erdirmeyen özelliği ile de tanınıyor olması çok değerli bir özellik bence.
Haberi kaynağında, tanıkları ve belgeleri ile yakalamak gazeteciliğin en önemli ilkelerinden biri…
Ama “Bunu kaç gazeteci, nerede-nasıl ve hangi koşullarda yapmıştır?” sorusuna çok fazla örnek vermek zor.
Nitekim yeni kuşakların son 25 yıl içinde kendilerini göstermeleri kolay olmadı…
Çünkü bu son çeyrek asırda, değil araştırma gazetecilik, normal yani sıradan, yani rutin haber üretmek bile kolay olmadı.
Üstelik özel haberler üretmeye çalışanların hapishanelere düşme korkuları “mesleğe olan hevesi” nerdeyse tamamen ortadan kaldırır hale soktu.
Oysa Saygı Öztürk gibi gazetecilerin artmasına, çoğalmasına bizlerin, yani halkımızın o kadar çok ihtiyacı var ki…
Tabii mesleği sürdürürken, başarılı dönemi araştırma kitapları yazarak taçlandırmak da ayrı bir arzu…
Tıpkı Saygı Öztürk gibi…
Tıpkı yakın tarihin gazetecileri başta rahmetli Uğur Mumcu, Örsan Öymen, Emin Çölaşan, Orhan Erinç, Yılmaz Özdil, Cengiz Erdinç gibi…
Önemli Not: Saygı Öztürk’ün “Biz Teğmeniz” adlı TSK’dan atılma olaylarının iç yüzünü, bizzat teğmenlerle konuşarak yazdığı kitabını okumanızı tavsiye ederim.




