Ajans Bizim – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar El Cezire televizyonuna verdiği mülakatta Avrupa Birliği üyeliğinin artık Türkiye için öncelik olmadığını söyledi.
Erdoğan, Hamas’a destek veren açıklamalarda bulundu, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki operasyonlarını eleştirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’tan F-35 savaş uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini beklediğini söyleyen Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasının yeni üyelerin katılımına açık olduğunu yineledi.
AB üyelik sürecine yönelik en sert mesajlardan biri
Erdoğan’ın röportajdaki en dikkat çekici açıklamalarından biri, uzun yıllardır Türk dış politikasının stratejik hedeflerinden biri olarak görülen Avrupa Birliği üyeliğine ilişkin sözleri oldu.
“Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor” diyen Erdoğan, Ankara’nın üyelik kapısını tamamen kapatmadığını, ancak bunun artık öncelikli hedef olarak görülmediğini ifade etti.
“Biz yine Avrupa Birliği’ne katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Bizim önceliğimiz Avrupa Birliği değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış politika ve ekonomik seçeneklerinin geçmişe kıyasla daha geniş olduğunu savundu.
Türkiye 1999 yılında AB’ye aday ülke statüsü kazanmış, 2005 yılında ise tam üyelik müzakerelerine başlamıştı. Ancak son yıllarda demokrasi, hukuk devleti, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı alanlarındaki gerilemeler nedeniyle müzakereler fiilen askıya alınmış durumda.
Avrupa Birliği kurumları Ankara ile diyaloğu sürdürse de tam üyelik perspektifi uzun süredir ilerleme göstermiyor.
Hamas’a destek, İsrail’e sert eleştiri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze savaşına ilişkin değerlendirmelerinde Hamas’ın ateşkes sürecinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini savunurken, İsrail’i saldırılarını sürdürmekle suçladı.
“Hamas elinden gelen tüm samimi dayanışmayı ortaya koydu ama İsrail’den böyle olumlu bir yaklaşım söz konusu değil” diyen Erdoğan, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki operasyonlarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti.
Erdoğan ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın da mevcut durumdan rahatsız olduğunu öne sürdü.
Cumhurbaşkanı ayrıca İsrail’de bazı siyasetçiler ve medya kuruluşları tarafından Türkiye’ye yönelik yapılan açıklamalara da tepki göstererek, Türkiye’nin güvenliğine yönelik herhangi bir tehdit karşısında gerekli adımları atmaktan çekinmeyeceğini söyledi.
Mekke Paktı: Bölgesel güvenlik mimarisinde yeni dönem
Mülakatın en önemli bölümlerinden biri de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu.
Erdoğan, anlaşmayı “dünyaya verilmiş önemli bir mesaj” olarak nitelendirirken, üç ülkenin herhangi birine yönelik saldırının ortak tehdit olarak değerlendirileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı, düzenlemeyi açık biçimde NATO’nun kolektif savunma anlayışına benzetti.
“Bu bir ortak savunma anlaşmasıdır. Üç ülkeden biri saldırıya uğrarsa diğerleri de onu savunma imkânına sahip olacaktır” diyen Erdoğan, anlaşmanın yalnızca üç ülkeyle sınırlı olmadığını ve yeni katılımlara açık olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı özellikle Mısır’ın gelecekte ittifaka katılabileceğini ifade ederek Kahire’ye açık davet gönderdi.
F-35 konusunda Washington’a çağrı
Erdoğan, ABD ile ilişkilerde yıllardır çözülemeyen başlıklardan biri olan F-35 savaş uçakları meselesine de değinirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye verdiği sözlerin hayata geçirilmesini beklediğini belirtti ve “Sayın Trump’ın F-35 uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz” dedi.
Türkiye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın almasının ardından 2019 yılında F-35 programından çıkarılmıştı.
ABD yönetimi, S-400 sistemlerinin F-35’in gizli teknolojileri açısından risk oluşturduğunu savunurken, Ankara bu iddiayı reddediyor.
Trump yönetiminin son dönemde Türkiye’ye yönelik yaptırımların hafifletilebileceğine ilişkin olumlu mesajlar vermesine rağmen, F-35 satışının önündeki en büyük engel Amerikan Kongresi olmaya devam ediyor.
Kongre tarafından kabul edilen mevcut düzenlemeler, S-400 sistemleri Türkiye’de bulunduğu sürece F-35 teslimatına izin vermiyor.





