1960’lardan itibaren Türkiye’yi okuyarak, bizzat yaşayarak tanırım bilirim.
Şu son döneme kadar ben siyasilerin “bizim tabanımız bunu kabul etmez… Bunu tabanımıza kabul ettiremeyiz” yavesini yaptığını hiç hatırlamıyorum. Bugün bu yaveyi yapanlar eskilerden çok mu demokrat?!..
12 Eylül’den sonra… Evren’e eyvallah çekenlerin, en azından onun alet olduğu oyuna gelenlerin hepsi “fanatik” demokrat(!) olmuş, Muhsin Yazıcıoğlu bile darbelere karşı olduğunu söylemiş, Tayyipgiller de “muhafazakâr demokrat”(!) olmuştu…
Oysa…
1965’te, 27 Mayıs’ın genç subayları “biz bunun için mi darbe yaptık” diye hop oturup hop kalkar, 21 Mayıs-22 Şubat girişimlerine cesaret eder, bu uğurda iki subay idam edilirken, İsmet İnönü başkanlığındaki CHP, Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet Partisiyle hükümet kurdu. İkisi de “bizim tabanımız bunu kabul etmez” demedi. Oysa CHP açısından “retçiler”, “biz bunun için mi darbe yaptık” diyen genç subaylardan ibaret değildi. CHP seçmenleri arasında da bunun çok geniş bir tabanı vardı.
Bir evliya saydıkları Menderes’in (ve arkadaşlarının) asılması, AP tabanı için büyük bir travmaydı. O taban için, haklı haksız, doğru-yanlış, CHP de bu travmanın sorumlusuydu.
Ama ne İnönü’nün ne Demirel’in “tabanımız” dediğini ben hiçbir yerde okumadım, duymadım. İnönü ve Demirel bugünkü yüksek(!) siyaset zevatından daha mı anti demokrattı?!..
Ecevit, MSP ile de, MHP ile de, Adalet Partisinden kopan 11 milletvekili ile de ilginç, hatta tuhaf ve kendisi açısından başarısız koalisyonlar yaptı. Ama aralarından hiçbirinin “tabanımıza kabul ettiremeyiz” gibi bir yapay, sahte mazeret belirttiğini ben yine hatırlamıyorum.
Şimdi, 6’lar… Birdenbire CHP hariç(!) “aman da tabanımız” deyip durdular; CHP ile yan yana geldiği için tabanları parti tavanına kızıyormuş… Yani adeta lütfediyorlar ve şart şurt çekip Kılıçdaroğlu’nu kuşatmaya çalıştılar sözüm ona…Ne kadar kuşattıklarını kervan yoldayken göreceğiz.
Son olarak da İYİP ve Akşener! Onların da tabanı Kılıçdaroğlu’na, CHP’ye oy vermezmiş! Ama İmamoğlu’na, Yavaş’a verirmiş. Demeye getiriyorlar ki “hadi erkeksen çık, anket yaptıralım.” İmamoğlu da Yavaş da şu anda Devletin kayıtlarında resmen CHP’nin künyesine kayıtlı değiller mi? İYİP, her iki ismin “asıllarını” geçmişlerini mi esas almıştı?
ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ…
VAKTİYLE DEVLET BAHÇELİ, ECEVİT’LE KOALİSYON KURARKEN, BAŞTA KORAY AYDIN, İYİPLİ ÜLKÜCÜLER MHP’DE DEĞİL MİYDİ? O ZAMAN “TABAN” YOK MUYDU? MHP HAVADA ASILI MI DURUYORDU?
Bir yandan “ilke…” “anket…” diye hamaset yaparken, öte yandan “ben de adayım” dediğini duyar duymaz Ersan Şen’i “buyurun görüşelim” diye aramanın neresi ilke! Anket mi yaptınız? Demek ki derdiniz ilke, anket değilmiş!
Son tahlilde Akşener bitmiştir. Partisi içindeki liderliği de artık son derece kırılgandır. Her an bir meydan okuma beklemelidir.
Ama başka masum olmayanlar da var: İmamoğlu ve Yavaş, artık benim gözümde CHP içindeki (bir önceki yazıda köstebek demiştim) hainlerdir! Cumhurbaşkanı yardımcısı değil ne olurlarsa olsunlar, siyaseten, en az benim açımdan “YOK” hükmündedirler!
Ama onları oraya getiren Kılıçdaroğlu da, yine son tahlilde her ne kadar gerek partisindeki gerek masadaki liderliğini pekiştirmiş görünüyorsa da, en azından kendi seçmenine karşı hiç de masum değildir. En azından CHP’nin koynuna, “aman da herkesi kucaklayacağız” yavesiyle yılan sokmuş!.. Hatta bizzat kendisi ihanete uğradı.