Kemal Kılıçdaroğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’la Zafer Partisi Genel Merkezi’nde bir araya geldi. CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, görüşme sonrasında kameraların karşısına birlikte geçtiler. Özdağ, “Kılıçdaroğlu’nu ikinci turda desteklemeye karar verdik” dedi.
Ümit Özdağ’ın konuşması şöyle;
“Türkiye’nin en önemli sorunu hiç şüphesiz ülkemizde yaşayan 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına geri yollanmasıdır. Bu 13 milyon vatanlarına geri yollanmadan ve yenilerinin gelmesi kararlı politikalarla engellenmeden Türkiye’nin ekonomik sorunlarını aşması mümkün değildir. Yılda 11 milyar dolar sığınmacılara harcayarak Türk halkını fakirlikten kurtaramayız. Kiraların yükselmesini engelleyemeyiz. Vatandaşlık satarak Türk halkının gayri menkul alabilmesini rahatlıkla sağlayamayız. Sokaklarda güvenliği sağlayamayız. Çocuklarımıza iş bulamayız. Özetle nasıl bir yüzücünün bacaklarına yirmişer kilo demir bağlarsanız ne kadar iyi yüzücü olursa olsun yüzemez ise bir ülke de 13 milyon sığınmacıyla ekonomisini, güvenliğini doğru bir çizgiye oturtamaz. Bundan dolayı, 14 Mayıs seçimlerine giderken, Türk halkından biz Zafer Partisi olarak sığınmacıları vatanlarına geri yollamak için destek istedik. Ancak partimizin yeni kurulmuş olması, medyada uygulanan ambargo yeterince erişmemizi vatandaşa engelledi. Fakat, 1. turun sonunda gördük ki ortaya çıkan siyasi görünüm, iki adayın 28’inde bir ikinci yarış için Türk halkının önüne gideceği çerçeveyi oluşturmuş ve AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Bey bizi ziyaret etti. Kendilerine sorduk, dedi ki, bizden destek istediler, sığınmacılar konusunda ne yapmayı düşünüyorsunuz? Anlattıkları şey sığınmacıların vatanlarına dönmesini içermiyordu. Kemal Bey’le görüştük. Kemal Bey çok net bir şekilde sığınmacıların vatanlarına dönmesi gerektiğini ve bu politikayı izleyeceğini söyledi. Bu politikanın detaylarını konuştuk ve Zafer Partisi’nin önermiş olduğu bir sene içerisinde uluslararası hukuka uygun, insan haklarını gözeten, dönen Suriyelilerin Suriye’de güvenliğini sağlayacak, ama Türk ekonomisinin üzerindeki büyük yükü de kaldıracak, sokaklarımızı tekrar güvenli hale getirecek, uyuşturucu çetelerini sokaklarımızdan, okulların önünden küreyecek bir model üzerinde kendisiyle fikir birliğine vardık ve bundan dolayı da Zafer Partisi olarak sayın Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2. turda destekleme kararı verdik. Hayırlı olsun. Şimdi buradan 1. turda Cumhur İttifakı’na oy vermiş, Millet İttifakı’na oy vermiş ve Ata İttifakı’na oy vermiş değerli seçmene, bütün seçmenlere çağrım, çağrım şu; Değerli yurttaşlar, eğer annelerinizden ve babalarınızdan aldığınız Türkiye’yi, çocuklarınıza devretmek istiyorsanız, Türkiye’nin Türkiye olarak kalmasını istiyorsanız, göçmenistan olmasını istemiyorsanız, kızınız sokağa çıktığı zaman endişelenmek istemiyorsanız, akşam saat 21.30’da oğlunuzu köşedeki bakkala yollarken güven içinde yollamak istiyorsanız, 28 Mayıs’ta yapılacak seçimde 13 milyon sığınmacıyı vatanına yollayacak politikaya ve politikacılara destek verin ve Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verin. Bu, ülkenizin göçmenistan olmamasının tek yolu. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun.”

Zafer Partisi-Millet İttifakı işbirliği protokole bağlandı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında imzalanan “Cumhurbaşkanı seçimi ikinci turu ve sonraki süreçte işbirliği protokolü” açıklandı.
İki genel başkanın imzasını taşıyan protokolün kapsamı “Zafer Partisi ile Millet İttifakı bileşenleri arasında, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminde ve sonraki süreçte yapılacak iş birliği esasları” olarak tanımlanıyor.
AK Parti hükümetlerinin “sosyal yıkım, yolsuzluk, yoksulluk, devlet krizi, sığınmacı sorunu, rant-borç-talan ekonomisi ve neden olduğu ağır ekonomi sorunları ve toplumun siyasi kutuplara bölünmesi” gibi sorunlar yarattığı belirtilen protokolde, bunların çözümü için ortak çalışma ve işbirliği yapılmasını öngörülüyor.
Protokolde bu kapsamdaki yedi başlıkta belirtilen temel ilkeler şöyle sıralanıyor:
“-Anayasamızın ilk 4 maddesi ve 66. madde de yer alan Türk Vatandaşlığı konusundaki tanımı ve içeriği korunacaktır.
-1924 yılında kurulan milli-üniter-laik devletten asla taviz verilmeyecektir. Bu değerlere bağlı kalınacaktır.
-Başta Suriyeliler olmak üzere tüm sığınmacılar ve kaçaklar en geç 1 yıl içerisinde ülkelerine geri gönderilecektir.
-Devletin varlığı ve bütünlüğünü hedef alan başta FETÖ, PKK, IŞİD olmak üzere bütün terör örgütleri ile etkin ve kararlı mücadele edilecektir. Terörle mücadele çerçevesinde, terörle bağlantısı hukuki kanıtlarla sabit olan mahalli idare yöneticileri yerine devlet görevlileri ataması uygulamasına yargı kararı çerçevesinde devam edilecektir. Terörle müzakere değil, mücadele edilecektir. Türkiye’nin milli ve üniter devlet yapısını hedef alan hiçbir siyasi ve hukuki düzenlemeye izin verilmeyecektir.
-Devletin bütün birimlerinde yapılacak görevlendirmelerde sadakat değil, liyakatin esas alınması sağlanacaktır.
-Bütün yolsuzluklar ile hukuk çerçevesinde çok etkin bir şekilde mücadele edilecektir.
-Devletin vatandaşına karşı şeffaf olunması ve açık davranması konularında tam mutabakata varılmıştır.”