Yerel seçimlere az kaldı. Koltuk savaşları kıran kırana geçiyor. Halkımız da olan biteni seyrediyor ve ne kadarının hizmet aşkından kaynaklandığını süzmeye çalışıyor.
Elbette o vatandaşlardan biri de benim. Kime oy vereceğim konusunda kararsızım. Hatta tamamen çekimserim de, bir taraftan da ‘vatandaşlık görevi’nin baskısı altındayım.
Ancak bu arada, “memlekette hiç mi düzgün hizmet erbabı kalmamış” araştırması yapmadan da duramadım.
Karşıma da bu vesileyle bir komünist başkan çıktı!
2014 yerel seçimlerinde; Tunceli’nin Ovacık ilçesinde, Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) adayı olan Fatih Mehmet Maçoğlu başkanlık koltuğuna oturmuştu.
Ovacık çok küçük bir ilçedir. Elbette büyük belediyelerle kıyaslanamaz. Ancak yönetim anlayışı kıyaslanabilir. Sadece üretmek yetmez, yaratılan değerin nasıl kullanıldığı da önemlidir. O da yetmez, oy verenlerin bunu görmesi ve bilmesi de gerekir.
Peki bu başkan sembolik bütçesi ile neleri farklı yapmış acaba?
Geçen 5 yıllık sürede;
• En şeffaf belediyecilik onunla görülmüş. Önce makam odasının kapısını kaldırtmış.
• Sonra makam aracını satarak ilçeye 10 bin kitaplık kütüphane yaptırmış.
• Her yılın sonunda Belediye binasına astırdığı gelir-gider tablosu ile her kuruşun nasıl harcandığını Ovacıklıya göstermiş.
• Başkan, 2014 yılında CHP’li yönetimden 1,5 milyon lira borç ile devraldığı belediyenin borcunu 300 bin liraya kadar indirmiş.
• Bunu, önceki yönetime kıyasla belediye gelirlerini iki kat artırarak yapmış.
• Bir taraftan geliri artırırken, diğer taraftan vatandaşa taşıma hizmetini ücretsiz hale getirmiş.
• Suyun bedava dağıtılması kanunen yasak olduğu için ülkenin en ucuz suyunu metreküpü 50 kuruştan Ovacıklıya kullandırmış.
• Ovacık ilçesi temiz gıda ile anılır olmuş.
• Boş duran hazine arazilerini tarıma açıp, belediye olarak ekip biçtirmiş.
• Nohut ve fasulye üretimini kısa zamanda 40 tondan 400 tona çıkartmış.
• Ekilen nohut, fasulye ve patates şimdilik 78 üniversite öğrencisine burs olmuş.
• Tunceli’nin tüm ilçelerinde üretilen ürünler, kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üzerinden satılmaya başlanmış.
• Elde edilen ürünlerin bir kısmı yoksullara ücretsiz dağıtılmış.
• Tarımsal ürünlerde en fazla şikâyetçi olduğumuz aracılar var ya, artık Ovacık’ta faaliyet gösteremez hale gelmişler.
• Kooperatif gelirleri; bakliyat, arıcılık, mandıracılık üretiminin gelişmesine de kaynak olmuş.
• 600 civarında üreticiye mazot ve tohum desteği yapılmış.
• Devamlı kaldırımları söküp müteahhit zenginleştiren belediyelerin kulakları çınlasın; Ovacık kendi kaldırımını, yolunu, çeşmesini kendisi yapmış. Özel sektör yok.
• Munzur vadisine kamp alanları kurdurup turizme katkı yapmış.
• “Komünist vatanını sevmez” sözünü boşa çıkartmış, sel mağduru Hopa’ya yardım TIR’ları göndermiş.
• Soma Emekçi Kadınlar Kooperatifi’nin ürünlerini Ovacık doğal ürünleri satış noktalarının raflarında tüketiciyle buluşturmuş. Bu satış noktaları şimdilik Ankara, İzmir, İstanbul Avrupa ve Anadolu yakalarında tüketiciye hizmet veriyor. Vatandaşın yoğun ilgisini gözlerimle gördüm. Her ürün her zaman bulunmuyor. Ancak raflar devamlı olarak mevcut çeşitlerle doluyor, boşalıyor.
İnternet üzerinden de ülkenin her yerine satış yapıyorlar.

Maçoğlu bu modeli; “Fatsa eski Belediye Başkanlarından Terzi Fikri’nin kurduğu halk meclislerinin Ovacık’ta yüz bulmuş hali” olarak tarif ediyor.
Ve de bütün bu icraatların sahibi şimdi Tunceli Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmiş bulunuyor.
Seçilir mi bilmiyoruz.
Tunceli seçmeninin yapılana bakarak mı, yoksa vaat dinleyerek mi karar vereceğini bekleyip göreceğiz.
Bir an için bu modelin; ülkenin genelinde uygulandığını düşünelim, tarımsal ürün ithalatına ihtiyacımız kalır mıydı?
Sadece boş tarım alanlarını üretime dâhil eden her kim varsa, partisine bakmadan benim oyum o kişileredir. Zira bu ülkenin önce kimseye muhtaç olmadan karnını doyurması gerekiyor.