Ankara’da Tiyatro Yıllarımız

Rahmetli kardeşimiz Mümtaz Sevinç’in kaybı sonrası bir gazetecinin ricası ile hazırladığı belgesel için eski yıllara dair bilgiler aktarmıştım. Ancak çalışmanın fazla gecikmesi sebebiyle bu bilgilerin arşivde kalmasına gönlüm razı olmadı. Aktarıyorum…

Rahmetli Mümtaz benden 2 yaş küçüktü. Tanışmamız Mithatpaşa Tiyatrosu’nda ve 1968 yılına rastlar. Yani ben 18, o da 16 yaşındayken. Ve haliyle tiyatroya çocuk oyunuyla başladık…

Oyunun adı ‘Karagöz Amca’ idi. Karagöz rolüne Fikret Sönmez, Hacivat rolüne Adnan Berat uygun görülmüştü. O oyunda ben ‘Arnavut bahçıvan’ı, rahmetli Sermet Serdengeçti de ‘Kürt bekçi’yi oynuyorduk. Gençlik çağlarında 2 yaş, fiziken ve sesin oturması bakımından fark yarattığından dolayı bize bu rollerin verildiğini tahmin ediyorum. Kadro kalabalık olmasına rağmen rahmetli Mümtaz Sevinç’in ve rahmetli Sezai Aydın’ın o oyuna renk kattıklarını bugün gibi hatırlıyorum. Neticede yaş avantajı ile normal oyunlara ben daha önce geçtim. Ancak Mümtaz ve Sezai, ustalarımızın özel takibi altındalardı ve bu çok açık hissediliyordu.

Rahmetli Mümtaz ile 3 yıl iş arkadaşlığımız oldu. Mithatpaşa Tiyatrosunda “Karagöz Amca”, Çağ Tiyatrosunda “Düdükçülerle fırçacıların savaşı” adlı oyunlarda birlikte oynadık. İkinci oyunda rahmetli Levent Kırca’da yer almıştı.

O yıllarda Ankara’daki özel tiyatrolardan Ankara Sanat ve Mithatpaşa Tiyatroları kapalı gişe oynarlardı. O gün ile bugünkü Ankara nüfusunu karşılaştırdığımızda aradaki farkı daha iyi görmek mümkün olur. Televizyon dizilerinin, ilgisizliğin sebebi olarak gösterilmesini anlamsız buluyorum. Hâlâ Avrupa’da ve Amerika’da bazı tiyatrolara aylarca önceden bilet almak gerekiyor. Bizim tiyatrolarımız mevcut kaliteleriyle bu farkı hak etmiyorlar.   

Ankara Sanat Tiyatrosu tarihini zaten bilmeyen yoktur. O sahnenin de sadık seyircisiydik. Rahmetli Erkan Yücel’i, rahmetli Mehmet Keskinoğlu’nu, rahmetli Savaş Yurttaş’ı, rahmetli Ergin Orbey’i, Rana Cabbar’ı ve Rutkay Aziz’i bıkmadan defalarca izlerdik. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyorum.     

Bu tiyatro sadece kadro kalitesi ile değil, yönetim kalitesi ile de çıtayı devamlı yüksekte tutmuştur.

Mithatpaşa Tiyatrosu’nun çizgisi ise Devlet Tiyatrolarına daha yakındı. Çünkü, Devlet Tiyatrosu kadrosundan kopan ve kendilerini ‘isyancılar’ diye tanımlayan bir grup sanatçı tarafından kurulmuştu. Kadronun eksik kalan kısmını da, bizler gibi hevesli gençlerle takviye etmişlerdi.

Kadrodaki ustaları sayarsam ne demek istediğim daha iyi anlaşılabilir. Beyhan Saran (o zaman Beyhan Hürol), Ekmel Hürol, Ali Hürol, Yalın Tolga, Gülyüz Tolga, Alev Tolga, Ertan Savaşçı, Emin Olcay, Ahmet Demirel, Sermet Serdengeçti, Oya Çekiç, Perihan Gönenç, Osman Gidişoğlu ve Raif Hikmet Çam tiyatronun ağır toplarıydı. Bu vesileyle kaybettiğimiz bütün büyüklerimi ve canım arkadaşlarımı rahmetle anıyorum.

Bu kadro, 1968-69 yıllarında, dönüşümlü olarak aynı anda 3-4 oyun oynardı. Örneğin, benim de rol aldığım ‘İhtilal Var’ ile ‘Deli Emine’, ‘7 Kocalı Hürmüz’ ve ‘Dostlar’ aynı döneme damga vurmuş oyunlardı.

Beyhan abla o senelerde ‘Deli Emine’ rolüyle, Yalın ağabey ‘Buzlar Çözülmeden’ oyunundaki ‘Deli kaymakam’ rolüyle insanları adeta tiyatroya mıknatıs gibi çekiyorlardı. Mümtaz Sevinç, Sezai Aydın ve Levent Kırca başta olmak üzere bu kuşağın büyük sanatçıları hep o Ankara günlerinde aldıkları enerji ile filizlendiler. Elbette tiyatromuzun o yıllarda TRT ile kapı komşu olması büyük avantajdı. Bu bakımdan seslendirmelere ve dublaj çalışmalarına bizim kadro ile başlanması avantaj oldu. Levent’in, Köksal Engür ile birlikte rol aldıkları “Oyun treni” 70’li yılların unutulmazları arasındadır.

1970 yılında, Mithatpaşa Caddesinin Meşrutiyet Caddesi ile kesiştiği yerde Çağ Tiyatrosu açıldı. Devrimci ve ilerici çizgide bir tiyatro etiketini görünce ve ilk oyun da Aziz Nesin’in “Düdükçülerle fırçacıların savaşı” olunca, gençlik heyecanı ile bir dakika bile düşünmeden davete olumlu cevap verdik.

Mithatpaşa Tiyatrosundan Çağ Tiyatrosuna benimle birlikte geçenler; Mümtaz Sevinç, Sermet Serdengeçti, Ahmet Demirel, Emin Olcay, Fikret Sönmez ve Osman Gidişoğlu idi. Levent Kırca ile buluşmamız ise Çağ Tiyatrosunda gerçekleşmiştir.

O yıllarda tiyatrodan kazanılan parayla geçinmek o kadar kolay değildi. Seslendirme ve televizyon dizisi de henüz yok gibiydi. Bu emekçileri orada tutan ise büyük meslek sevgileriydi. Sinemaya gelince; o günün şartlarında arkadaşımız Sermet’in de maddi sebeplerle yer almayı kabul etmek zorunda kaldığı yıllardı. Erotik filmlerde oynamayı arzu etmediğini sık sık bana söylerdi.

Ancak o yıllarda böyle bir rüzgâr oluşmuştu. Onu da çok erken, 32 yaşında İstanbul’da bir trafik kazasında kaybettik.

Bu atmosferde, rahmetli babamın da ısrarı ile 3-4 yıllık tiyatro deneyimi arkasından eğitime ağırlık vererek yola başka bir kulvarda devam etmek zorunda kaldım…

Kaybettiğimizbu değerlere ait bazı bilgileri düzeltmek ve tazelemek gerekiyor. 

Örneğin Mümtaz’ın özgeçmişinde, değişik kaynaklarda tiyatroya başlangıç yılı ve yeri olarak 1978 yılı ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü gözükmektedir. Bu hata onun tiyatro geçmişine haksızlık olur. Doğru başlangıç, 10 sene daha öncesine aittir ve henüz lise öğrencisi iken, 1968 yılında kapısından girdiği yer Mithatpaşa Tiyatrosu’dur. O yıllarda oyunculuğa ayırdığı zaman azdı ama öğrenmeye ayırdığı zaman çok fazlaydı. Okuldan geriye kalan zamanın tamamını provaları, matine ve suareleri izleyerek geçirirdi. Bu iki özel tiyatroda ve devamında devlet tiyatrolarında kendisini çok geliştirmişti. Şimdi de bir seyirci gözüyle değerlendirmeye çalışayım.

Birçok yerli ve yabancı karaktere sesiyle değer kazandırmış; kendi oyunculuğuna da güç katmıştı. Dolayısıyla o sanat adına bir karışımdı. Ne sadece tiyatro oyuncusu, ne sadece sinema ve dizi oyuncusu, ne de bir seslendirme sanatçısıydı. Hepsi ve daha fazlasıydı…

Genç yaştaki bir dostun, hatta bir canlının kaybı çok acı verir ama kaybın şekli sevenlerinin hak etmediği kadar da yıkıcıydı. Ailesine tekrar sabırlar diliyorum.

Elbette radyodan ve televizyondan yankılanan o eşsiz sesi, hâlâ kulaklarında hisseden milyonlar yokluğuna alışamamışken, sanat dünyası için kaybı hiçbir şekilde ölçülemez. Bu kısa hayata sığdırdığı başarılar gördüklerimizle de sınırlı değildir. Hacettepe Üniversitesi’nin en zor bölümlerinden Fizik Mühendisliği’ni bitirip, diplomayı cebe koyması da her türlü övgüyü hak etmektedir.

Gençler bu örneğe bakarak; sosyal hayattan kopmadan, sanatın muhtelif dallarıyla ilgilenerek çok seçkin mesleklere sahip olunabileceğini görebilirler.  

Rol model Mümtaz Sevinç’tir. Levent’in kaybı üzerinden 10 yıl, Mümtaz’ın kaybı üzerinden 20 yıl geçmiştir. Alkışın da, duaların da en fazlasını onlar hak ediyor. Işıklar içinde uyusunlar…

Öne Çıkanlar

Akın Gürlek fon soruşturmasının bilançosunu açıkladı: 30 milyar liralık iade yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmalarına ilişkin...

TÜİK’te Ekim enflasyonu yüzde 2,58

Ajans Bizim - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim 2026...

İki Ülkede İki Alışveriş (49) İrlanda

İrlanda Adası, Avrupa anakarasının kuzeybatısında ve Büyük Britanya’nın batısında...

Sussam Gönül Razı Değil

Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak, artık çok kolay ve...

“Abbas Yolcu” alarmı… (3)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, yani...

Gündemden

Akın Gürlek fon soruşturmasının bilançosunu açıkladı: 30 milyar liralık iade yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmalarına ilişkin...

TÜİK’te Ekim enflasyonu yüzde 2,58

Ajans Bizim - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim 2026...

İki Ülkede İki Alışveriş (49) İrlanda

İrlanda Adası, Avrupa anakarasının kuzeybatısında ve Büyük Britanya’nın batısında...

Sussam Gönül Razı Değil

Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak, artık çok kolay ve...

“Abbas Yolcu” alarmı… (3)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, yani...

“Zincir Market Alışveriş Alışkanlıkları”

MindStation Ajansı’nın 29 ilde gerçekleştirdiği bir rapor önüme gelince;...

Aydınlık bir sabah

Ajans Bizim / Safa Tekeli - Atatürk, 28 Ekim...

İspanya’da Yüksek Hızlı Tren Kazasında Bilanço Ağırlaşıyor: Ölü Sayısı 64’e Yükseldi

İspanya’nın Toledo vilayeti sınırlarında iki yüksek hızlı trenin karıştığı...
spot_img

İlgili İçerikler

Kategoriler

spot_imgspot_img