Avrupa Kıtasını Asya Kıtasından ayıran, dar olmasına rağmen dünyanın en yoğun deniz trafiğine sahip olan İstanbul Boğazına İBB tarafından bir ‘Tekne Park Projesi’ uygun bulunmuş. Sakın anlattığım fıkra zannedilmesin, basbayağı bir marina inşa edecekler. Yani benzetmek gerekirse; altı şeritli otobanın iki şeridini imara açacaklar.
Bazen birisinin aklına uçuk bir proje gelebilir ama seslendirdiği an çoğunluk akla ve mantığa aykırı bulduysa o kişiyi teşebbüsünden vazgeçirirler değil mi?
Hayır, proje İBB’ye aittir ama ilçenin sahibi Beşiktaş Belediyesi’nin Başkanı da hararetli destekçisidir.
Bebek Semt Girişimi ve diğer sivil toplum örgütleri bir seneyi aşkın süredir bu projeye karşı direnç göstermekteler. Bu semtten rekor oy alan Belediye Başkanı ise itirazlara karşı sessiz kalırken aşağıda belirttiğim şekilde proje için elinden geleni yapmaktadır.
Onu kendisine oy verenler düşünsün!
Ancak bu proje bütün ülkeyi yakından ilgilendirmektedir. Avrupa yakası sahilinde Bebek’ten Sarıyer’e kadarki karayolu sadece iki şerittir (tek gidiş ve tek geliş). Bu yolun üzerine 300 tekneyi bağlamak ve önüne de 150 araçlık otopark yapmak mümkün olmadığı için mecburen bu işlem denize konacak beton bloklar üzerine projelendirilmiştir.
Bu haliyle de dar olan deniz yolu daha da daralacak, karayolu ise hiç işlemeyecek hale gelecektir. Anadolu’dan gelip, Boğaziçi’nde çay içmek isteyen vatandaşlarımız da, birkaç yıl içinde bu hayallerinin üzerine bir bardak soğuk su içmek zorunda kalacaklardır.
Bu proje mantık dışıdır, yasalara aykırıdır, çevreye ve insana zarar vereceği açıktır, boğazdaki geçiş güvenliğini riske atacağı ise kesindir. Daha da önemlisi, bir mutlu azınlığın teknesini eve yakın tutması uğruna kalabalık halk kitlelerinin denizle ilişkisi kısıtlanacaktır.
Peki bu durumda halkın sözcüsü olması gereken adresin sahibi Belediye Başkanı ne yapıyor?
Sayın Murat Hazinedar Sarıyer Belediyesi sınırları içinde kalan İSPARK’a ait İstinye Koyu’ndaki Tekne Park’a inceleme ziyaretinde bulunuyor. Elbette amaç; kendi sınırları içinde yapılacak benzer projeye hız vermek ve mevcut örneği ortaya koyarak çevreden gelen aykırı sesleri kısmaktır.
Oysa 2 proje arasında en küçük bir benzerlik yoktur. Birisi koyun içinde ve zaten doğal bir liman sayılacak yere yapılmıştır. Yeni proje ise işlek deniz yolunun tam üzerindedir. Yani eskisi referans gösterilerek yenisine gerekçe sağlanamaz.
Sayın Hazinedar Mart ayında bir dergiye yaptığı açıklamada; “Bizim içimizde halkın değerleriyle barışık olmayan yapılar var, bunları mutlaka tasfiye etmemiz gerekiyor” demiş. Bundan daha güzel bir özeleştiri ve konumuza uygun görüş olabilir mi? Elbette kendisi başkaları için söylüyor ama tam da bizim düşüncelerimize tercüman oluyor!
Bu Belediye Başkanımız adeta bağımsız çalışıyor. İBB tarafından Beşiktaş’a yapılacak tünellere CHP grubu karşı çıkmasına rağmen, aynı partiden seçilmiş Başkan olarak destek veriyor. Mecliste yaptığı konuşmada ise; “Grubumun kararı ne olursa olsun, benim desteğim var. Her türlü riski alıyorum, yeter ki çözüm olsun” diyor. Gerekçesi trafik sıkışıklığıymış!
Buradan soruyorum; trafik sıkışıklığı konusunda hassas olan bir Başkan, iki şeritli sahil yoluna Tekne Park’ı uygun görebilir mi?
Bu boğazdan yılda 55000 adet gemi geçiyor ve bunların 10000 adedi de tehlikeli madde taşıyan tankerler. 145 milyon ton doğalgaz, ham petrol veya petrol ürününün geçtiğini ve akıntıların yüksek olduğu bu yolda, ortalama iki günde bir dümen arızası veya motor arızası yaşandığı Kılavuz Kaptanlar Derneği tarafından açıklanıyor.
Projenin düşünüldüğü bölgede geçmişte iki gemi bu sebeplerle karaya vurdu.
Neticede bu yolu dünyanın en tehlikeli otobanı yapan; coğrafi yapısı, darlığı, 90 dereceye varan keskin dönüşleri, kuvvetli akıntıları, sığlıkları ve sert rüzgârlarıdır. En küçük hatanın kazayla sonuçlanması an meselesidir. Bu trafiği azaltacak tedbirler almak yerine, engeller koymaya çalışmak mantığın kabul edeceği bir şey değildir. Beşiktaş’ın son yeşil alanlarından olan Ihlamur Park kaybedilmek üzeredir. Bu konudaki Belediye tutumunu da ilave edersek konu tam bir bütünlük kazanacaktır.
Kültürel ve Doğal açıdan 1. Derece SİT alanı olmasına rağmen geçmişte “özel mülk” olarak tescillenen Ihlamur Parkının etrafı bir gecede demir çit ve paravanlarla kapatıldı. Beşiktaş halkının infialine sebep olan bu durum karşısında Beşiktaş Belediyesi demir çitlere ve semtin çeşitli noktalarına “Bilgilendirme Metni” başlıklı pankartlar astı. Pankarttaki metinde; imar planında konut alanı büyüklüğünden ve itiraz davası bulunduğundan bahis edildikten sonra “parsel sahiplerinin parsellerini koruma altına almaları için etrafını çevirmelerinin ruhsat gerektirmeyen bir faaliyet olduğu” belirtiliyor. Bitmedi; halen içinde III. Selim’e ait 1 adet, II. Mahmut’a ait 2 adet olmak üzere üç nişan taşının bulunduğu tarihi parkı çevreleyen paravan üzerindeki “özel mülktür, girilemez” afişinin önünde Başkan’ın güler yüzlü bir de fotoğrafı var.
İşte “siz nasıl sosyal demokratsınız?” diye sormamın sebebi budur. Kürsüye çıkınca; çevrecisiniz, yeşile dokundurtmazsınız, kentsel dönüşümü eleştirirsiniz, görev sırası size gelince ise o sözler uçar.
Ancak çok şükür ki teknoloji sayesinde her şey arşivde kalır!