Ajans Bizim – “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla dün gözaltına alınan Gazeteci Fatih Altaylı tutuklandı.
Gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gece ifadesi alınan Fatih Altaylı, sabah saatlerinde savcılığa sevk edildi.
Fatih Altaylı savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine gönderildi.
Savcılığın tutuklama talepli sevk yazısında, Altaylı’nın eyleminin ‘Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik tehdit’ suçunu oluşturduğu, ilgili yasal düzenlemenin gerekçe kısmı incelendiğinde mevcut düzenlemeyle ‘cumhurbaşkanına karşı suikastta bulunulmasının kasten öldürme suçuna nazaran özel bir suç olarak tanımlandığı” iddiasına yer verildi.
Hâkim, Altaylı’nın “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla tutuklanmasına karar verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında 20 Haziran’da yaptığı programdaki sözlerini Cumhurbaşkanını tehdit olarak değerlendirmiş ve re’sen soruşturma başlatmıştı.
Savcılık açıklamasında, Altaylı hakkındaki soruşturmanın “TCK md. 310/2 delaletiyle 106/1″den açıldığı belirtilmişti. TCK’nin “Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı” başlıklı 310. maddesi 2’nci fıkrasında “Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz” hükmü yer alıyor.
Tepkiler
Fatih Altaylı’nın gözaltına alınıp tutuklanmasına medya ve siyaset dünyasından tepki geldi. Sosyal medyaya yansıyan tepkilerden bazıları şöyle:
-Ali Mahir Başarır (CHP Grup Başkanvekili): “Sabah tehdit, akşam gözaltı, ertesi gün tutuklama talebi. Sadece sözlerinden dolayı, fiili hiçbir durum yokken savcı tutuklama talebinde bulunuyor. Cumhurbaşkanına eleştiriyi tehdit sayan bir hukuk bilmezlikle karşı karşıyayız. Kırpılmış cümlelerden tehdit çıkaran bu talebi, hâkim yırtıp çöpe atmalıdır! Ortada bir tehdit varsa halkımıza yönelik tehdittir! O tehdit ise sarayın aparatına dönüşen bir avuç yargı mensubudur!”
-Mansur Yavaş (ABB Başkanı): “İfade suçu iddiasıyla tutuklama, ancak kaçma şüphesi, delilleri yok etme ihtimali veya yeni suç işleme tehlikesi varsa uygulanabilir. Oysa ortada ne suç unsuru ne de tutuklamayı gerektirecek bir durum vardır. Tutuklama, bir ceza değil, istisnai bir tedbirdir. Anayasamızın 26. maddesi ve AİHM içtihatları açıkça ifade özgürlüğünü koruma altına alır. Hukuk; düşünceye, kişiye ya da iktidara göre değil, evrensel normlara göre işlemelidir. Bu yanlıştan derhal dönülmeli, Fatih Altaylı serbest bırakılmalıdır.”
-Hande Altaylı (Fatih Altaylı’nın eşi): “Bazen hapse girenlerden olmak hapse atanlardan olmaktan bin kat iyidir. Çok şükür,”





