Fiyat kıyaslamalarımızın bu bölümünde misafir olacağımız ülke Macaristan…
Budapeşte’de yaşayan sevgili kardeşim Mustafa Kalkandelen’e bir market alışverişi yaparak fiyatlar almasını rica etmiştim, o da bu zahmete gönüllü olarak katlanmış oldu. Kendisine teşekkürlerimi yolluyorum.
Ayrıca geçmişte Metro Cash&Carry Polonya ve Macaristan operasyonlarını yönettiği için Avrupa’nın o bölgesi hakkında her türlü sektörel bilgiye sahip olma avantajını da değerlendirmek istedim. Bu bakımdan bu günkü yazımda onun emeği benden daha fazladır.
Başlarken ilk gerçeğin altını çizelim; yüzde 70’i geçen resmi enflasyonumuz ile en yüksek orana sahip Avrupa ülkesiyiz. Bizden sonraki en yüksek oran tek haneli enflasyona sahip Romanya’dır (% 6,6). O ülkeyle fiyat kıyaslamasını daha önce yapmıştık.
Macaristan ise Mayıs ayında yıllık bazdaki yüzde 4 enflasyonu ile bizim aylık enflasyonumuzu yaşıyor. Ve buna rağmen kendi halkı da mevcut durumdan hayli şikâyetçi gözüküyor. Peki o zaman neden kıyaslama yapıyoruz?
Zira Romanya ve Macaristan ile kıyaslama yapmazsak diğer ülkelere hiç sıra gelmez de onun için…

Belki bu tabloda tüketici dayanma gücünün ve acı eşiğinin bizde ne kadar yüksek olduğunu göstermek gibi hayırlı bir işe de vesile oluyoruz.
• İlişik listede görüleceği üzere 11 Haziran 2024 tarihinde Budapeşte’de Aldi’den alınan fiyatlarla, Türkiye’deki Carrefour fiyatlarını kıyasladık.
• Aynı tarihte dikkate aldığımız kurlar; 1 Euro= 386 Macar forinti, 1 Euro= 35 TL, 1 TL= 11,34 Macar forinti şeklindeydi.
• Gelir ve gideri 1 birim üzerinden karşılaştırmak gerekse de; biraz daha kolay anlaşılabilmesi için listedeki 1. sütunda Macaristan fiyatlarını, 2.sütunda Macaristan fiyatlarının TL karşılığını, 3. sütunda ise Türkiye fiyatlarını gösterdik.
• Yine listenin sonunda görüleceği üzere, Macaristan alışverişi 120 euro, Türkiye alışverişi 154 euro tutmuştur. Bu tablo bundan önceki ABD kıyaslamasına da çok benzemektedir. Yani iki ülke karşısında da döviz bazında daha pahalıyız.
• Benzemeyen kısmı ise gelir tarafıdır. Macaristan’da asgari ücretli yok denecek kadar azdır. Bu bakımdan en düşük ücret olarak dikkate aldığımız 1200 euro (463.200 Macar forinti) ABD asgari ücretinin yarısıdır ama yine de Türkiye rakamının 2,5 katına yakındır. İşte sonucu bizim açımızdan trajik yapan da burasıdır.
• Türkiye’de asgari ücret 17.002 TL olup, 486 euro ya denk gelmektedir. Yani euro bazında 2,5 kat fazla gelire sahip olan Macar vatandaşı, yine euro bazında yüzde 22 eksik maliyetle alışverişini yapabilmektedir.
• Macar vatandaşı bu alışverişi gelirinin yüzde 10’u ile yapabilirken, aynı alışverişi bizim tüketicimiz gelirinin yüzde 32’si ile yapabiliyor. Başka bir ifade ile bizim çalışanımız bu alışverişi ayda 3 defa yapabilirken, Macar çalışan aynı alışverişi ayda 10 defa yapabilmektedir.
• Her iki ülke vatandaşının gelirini de harcamasını da bir birim üzerinden karşılaştırırsak; geliri 27 kat fazla çıkan Macar vatandaşının harcaması ise sadece 9 kat fazla çıkıyor.
• Eğer her iki tarafın gelir ve fiyat düzeyleri benzerlik gösterseydi; bizdeki alışverişin tutarı 5.387 TL yerine 1700 TL çıkmalıydı. Veya bu alışverişi yapan vatandaşımızın asgari ücreti 17.002 TL yerine 52.254 TL olmalıydı.
• Listede görüleceği üzere 33 üründen 24 adedi döviz bazında ülkemizde daha pahalıdır. Üstelik bazı ürünlerde aramızda oldukça da büyük farklar vardır. Örneğin et ve süt fiyatlarında yüzde 40-50 arası pahalıyız. Taze kaşar peynirde yüzde 150, tereyağında yüzde 75, ayçiçeği yağında yüzde 110, dondurulmuş patateste yüzde 90, şekerde yüzde 43, unda yüzde 150, Suda yüzde 90, birada yüzde 100 pahalıyız.
Sonuç olarak; Macaristan’da birçok temel ürün kategorisinde yüzde 27 KDV uygulanmaktadır. Eğer KDV’siz net fiyatlar üzerinden kıyaslama yapsaydık (bunu aramızda tartıştık), iki ülke arasındaki fark daha da açılırdı. Sonunda o listeler de hazır olmasına rağmen bilgi notu olarak aktarmaya karar verdik.
İki sene önce de “Macaristan’da enflasyonla mücadele” konusunu tesadüfen gündeme getirmemiştik. Zira bizimle kıyaslanamayacak kadar küçük problemi nasıl zamanında çözdüklerini görmüştük. Bizde ise vatandaşın geçim sıkıntısı her geçen gün daha da artarak devam ediyor. Herhalde bu kıyaslama sonucunu Macar halkı görse kendi durumlarına şükrederek uzun süre sessiz kalırlardı.
Gelinen bu noktada; fiyatlar genel seviyesi bütün önemli ülkelerden yüksek olan, gelir düzeyi ise bütün önemli ülkelerden düşük kalan bir ülkenin, satınalma gücü paritesine (SAGP) göre kişi başı gelirini diğer ülkelerle farkı kapatacak şekilde yüksek göstermek insan aklıyla alay etmek demektir.
Bunun nasıl yapıldığına da bakalım…
IMF veri setinde; Türkiye’nin 2023 yılı kişi başına düşen milli geliri 12.849 dolar (TÜİK’e göre 13.110 dolar) gözükürken, dünyada bu kişi başı gelirle 72. sırada olduğumuz duyuruluyor. İşte bize 24 sıra atlatacak illüzyon da buradan itibaren başlıyor. IMF’nin SAGP’ye göre hesaplamasında; Türkiye’nin 2023 yılına ait kişi başına milli geliri 42.063 dolar çıkıyor ve 52. sıradaki yerini koruyor. Hatta 2024 yılı tahminlerinde; cari fiyatlarla 12.765 dolarla 75. sıraya gerileyeceğimiz öngörülürken, SAGP’ye göre 43.921 dolarla 51. sıraya yükseleceğimiz müjdeleniyor.
Üretilen en garip sonucu ise en sona bıraktım. Cari fiyatlarla ABD kişi başı geliri 80.412 dolar iken ve 13.110 dolarlık Türkiye’nin 6 katı iken, SAGP devreye girince; aradaki fark 2 katın altına düşüyor (80.412 / 42.063= 1,9). Sadece fiyat düzeylerinin kıyaslanmasından (o hesabın doğruluğu da tartışılır) Türkiye lehine bir sonuç çıkarılıyor.
Fiili gelir düzeyi ile güncel fiyat düzeyi ayrılmaz bir bütündür. Bunlardan sadece fiyat düzeyini ele alıp, oradan satın alma gücü yaratmak; küresel güçlerin gelişmekte olan ülkelere dönük planladıkları, ‘kendilerini olduğundan iyi hissettirme’ye dönük bir taktik uygulamadır.