Hırvatistan, Güneydoğu Avrupa’da Balkan Yarımadası’nın kuzey batısında yer alan bir ülkedir. Komşuları; Slovenya, Macaristan, Sırbistan, Bosna- Hersek ve Karadağ’dır. Nüfusu 3,82 milyondur (Bursa ilimiz kadar).
Başkenti ve en kalabalık şehri Zagrep’in nüfusu bile 1 milyonun altındadır (623 bin). Yani Ümraniye ilçemizin nüfusundan daha düşük…
Siyasi olarak istikrarlı ve yüksek yaşam kalitesine sahiptir. AB üyesidir…
Suç oranı düşük, huzurlu bir yaşam için güvenli bir yerdir. Birçok Avrupa ülkesine göre fiyatlar daha uygundur.
- Turizm, Hırvatistan gelirlerinin yüzde 20’sini oluşturur. Buna katkı sağlayan sadece deniz turizmi değildir. Yüzyıllardır özenle korunan mimarisi, Orta Çağ ruhunu hâlâ yaşatan otantik şehirleri, insanın içini huzurla dolduran adaları ve kilometrelerce uzunluktaki sahil şeridiyle çok farklı bir ülkedir.
Dubrovnik, adeta bir açık hava müzesidir. Her yıl milyonlarca turistin akın ettiği şehir, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bunun anlamı; gelecek için benzer güzellikte sahil şeridine sahip olan bazı ülkelerin, betonlaşma uğruna turisti elleriyle bu ülkeye teslim edecekleridir.
- Ev kiraları, Zagrep merkezde (1+1) 700-900 euro, merkez dışında 600-700 euro civarındadır.
- Hırvatistan, milli gelirde dünyanın 73. büyük ekonomisidir. Ancak kişi başı gelirde 51. sıradadır. Şimdi bunun ne demek olduğunu daha iyi anlamak için bizim durumumuza da bakmakta fayda vardır. Türkiye, milli gelir büyüklüğüne göre dünyanın 16. büyük ekonomisidir ama kişi başı gelirde ise 65. sıradadır.
Dolayısıyla ekonomik büyüklükteki açık ara üstünlüğümüze rağmen, kişibaşı gelirde 14 sıra alt basamakta olmamız, refah ve satınalma gücü farkının açık ifadesidir. Ve de dikkate alınması gereken önmeli bir husustur.
- Bu küçük ülkede yer alan market zincirleri; Konzum Plus, Lidl, SPAR, Plodine, Kaufland, Studenac ve Eurospin’dir. Müşteri başına satış tutarı yüksek olmasa, Bursa kadar nüfusa sahip olan bir ülkede 7 önemli zincir bulunamazdı.
- Kişi başı geliri 2025 yılında 25.674 dolardır. Bizim kişi başı gelirimiz 2025 yılında 18.040 dolar çıktığına göre Hırvatistan’ın kişi başı gelirde yüzde 42 fazlası vardır.
- Yıllık tüketici fiyat enflasyonu yüzde 3,7’dir. Bizim yıllık enflasyonumuzun yüzde 31 olduğunu da not edelim.
- İşsizlik oranı Şubat 2026’da yüzde 4.7’ye inmiştir. Şubat 2026’da bizim işsizlik oranımız yüzde 8,5’dir.
- Brüt asgari ücret 1.050 euro, net asgari ücret 800 euro civarındadır. Bizdeki net asgari ücret 531 euro olduğuna göre Hırvatistan’ınki yüzde 51 daha fazladır.
- Ülkede ortalama maaş 1.450 euro dur. Bunu belirtmemin nedeni Hırvatistan’da asgari ücretle çalışan oranı yaklaşık yüzde 10 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 53 civarındadır. AB ortalaması da yüzde 9’dur. Dolayısıyla o ülkedeki azınlığı temsil eden sembolik bir ücretle, bizdeki ortalamaya yakın bir ücreti kıyaslamış oluyoruz. Bunu da önemli bir fark olarak kenara not edelim.
Şimdi market fiyat kıyaslamalarına geçebiliriz…
- Hırvatistan fiyatları LIDL’dan, Türkiye fiyatları iki büyük ulusal zincirlerimizden alınmıştır. Alışveriş tarihi 19 Nisan 2026’dır.
- Güncel euro kuru 52,90 TL’dir.
- 31 ürünün yer aldığı listede; Türkiye fiyat tutarı yüzde 40 daha fazladır.
- 12 üründe ucuz çıkmamıza rağmen, pahalı kaldığımız 19 ürünün 7’sinde euro bazında aşırı fazlalığımız vardır. Ayçiçek yağında yüzde 127, dana kıymada yüzde 138, dana biftekte yüzde 95, yeşil elmada yüzde 170, meyveli yoğurtta yüzde 120, tereyağda yüzde 67, duş jelinde yüzde 400 pahalı çıkıyoruz.
- Hırvatistan tüketicisinin geliri yüzde 51 fazla iken, bizim tüketicimiz aynı alışverişe yüzde 40 daha fazla ödüyor.
- Biraz daha açalım. Bizim vatandaşımız geliri ile bu alışverişi ayda 3 defa tekrarlayabilirken, Hırvatistan vatandaşı aynı alışverişi ayda 6,2 defa yapabilmektedir. Başka bir ifade ile bizim vatandaşımız gelirinin yüzde 34’ü ile bu alışverişi yapabilirken, Hırvatistan vatandaşı gelirinin yüzde 16’sı ile bu alışverişi yapabiliyor.
Sonuç olarak; önceki yazımda da belirttiğim gibi şimdiye kadar kıyaslama yaptığımız 20 önemli ülkeden döviz bazında daha pahalı alışveriş yapmaktayız. Üstelik işin içine bu alışverişleri hangi gelirle yaptığımız da girince, satın alma gücümüzün ne kadar gerilediği de ortaya çıkıyor.
Yukarda görüleceği üzere sadece market alışveriş tutarlarını karşılaştırmıyoruz.
Birçok değişik gösterge ile sağlamasını da yapıyoruz. Tamamı da (nüfus, kişibaşı gelirler, asgari ücretler, bu ücretle çalışan oranları, işsizlik oranları, kiralar, enflasyon oranları gibi) hemen hemen aynı sonuca ulaştırıyor.
Gelecek yazıda Avrupa’nın en düşük kişi başı gelire sahip ülkesi olan Moldova’yı konu edeceğiz. Bakalım satınalma gücü olarak hangi sonuçla karşılaşacağız?
Not: En çok merak edilen ABD ve Almanya alışverişleri için belli aralıklarla buraya kısa eklemeler yapacağız. İşte “Almanya’da 5 euroya ne alınır?, karşılığında bu alınanlara Türkiye’de kaç euro ödenir?” kıyaslamamız…
- İki arkadaş (vlogayel) REWE’den 4,70 euro tutarında 6 kalem ürün aldılar. (2 adet kruvasan 1.18 €, 1 adet donut 0,69 €, 400 gr muz 0,79 €, 500 ml kefir 0,89 €, 250 gr yoğurt 0,30 €, 500 ml meyve suyu 0,85 €).
- Aynı ürünler için Carrefour alışveriş toplamı 334 TL karşılığı 6,33 € tuttu.
(2 adet kruvasan 120 TL, 1 adet donut 50 TL, 400 gr ithal muz 52 TL, 500 ml kefir 49 TL, 250 gr yoğurt 28 TL, 500 ml meyve suyu 35 TL).
- Neticede, Almanya’da 4,70 euroya alınan ürünler, Türkiye’de yüzde 35 farkla 6,33 euroya alınabildi.













