Nuh Köklü, 17 Şubat 2015’te Kadıköy Yeldeğirmeni’nde arkadaşlarıyla oynadıkları kartopunun, esnaf Serkan Azizoğlu’nun dükkanının camına isabet etmesi sonrası çıkan kavgada Azizoğlu tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Son sözleri “Ne olur bu bir rüya olsun” oldu.
Kartopu cinayetinin üzerinden 6 yıl geçti… Gazeteci Nuh Köklü 17 Şubat 2015’te, Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi, Karakolhane Caddesi’nde sokakta arkadaşlarıyla kartopu oynamaya başlamış, atılan kartoplarından biri bir dükkanın camına isabet etmişti. İş yeri sahibi Serkan Azizoğlu bu duruma sinirlenerek elinde bıçakla dışarı çıkmış, Köklü’yü göğsünden bıçaklamıştı.
Ağır yaralanan Köklü, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Azizoğlu ise kasten adam öldürmek suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu. Yapılan yargılama sonunda müebbet hapis cezasına çarptırılan Azizoğlu’nun cezası Ceza Yargıtay tarafından onandı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti öldürülen Nuh Köklü için bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Meslektaşımız Nuh Köklü’yü basın tarihine geçen kartopu cinayetiyle kaybettik. Nuh Köklü emekten, sendikalaşmadan yanaydı. Meslek ilkelerine uygun gazetecilik yapılması için uğraş veriyordu. Haksızlıklara karşı yılmadan mücadele ediyordu. Bu demokrasi ayıbı olan cinayeti hiç unutmamak, unutturmamak için TGC olarak 2015 yılında Nuh Köklü’ye ’Öldürülen Gazeteciler’ listesinde yer verdik. Fotoğrafını, Basın Müzesi’ndeki Öldürülen Gazeteciler Galerisi’ne astık. Nuh Köklü’yü ölümünün altıncı yılında sevgi ve saygıyla anarken siyasetçileri nefret söylemlerinden uzak durmaya, demokrasiyi geliştirmeye, barışı ve kardeşliği sağlayacak adımları atmaya tekrar davet ediyoruz”
Anma törenleri bu yıl pandemi nedeniyle gerçekleşemiyor.
Sabah gazetesinde editör olarak çalışmaya başlayan Nuh Köklü 13 şubat 2009’da greve çıkan atv-sabah çalışanlarından biri oldu ve Türkiye Gazeteciler Sendikası iş yeri temsilcisiydi. Grev sonrası işten çıkarılan gazetecilerden olan Köklü daha sonra ntv’de program editörü olarak çalıştı ve mayıs 2014’te işten çıkarılana kadar bu görevine devam etti.
Köklü, aynı zamanda, gezi parkı eylemleri sonrasında mahalleler ve semtler genelinde oluşturulan topluluklardan olan ‘yeldeğirmeni dayanışması’nın da bir üyesiydi.





