Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim – AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hamas bir terör örgütü değil topraklarını ve vatandaşlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş ve mücahitler grubudur” dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada iç ve dış gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ağırlıklı olarak Gazze’de yaşananlar konusunda değerlendirmelerde bulunan Erdoğan’ın konuşması satırbaşlarıyla şöyle:
“-İsrail devletiyle bir sorunumuz yok ama İsrail’in uyguladığı mezalimi devlet yerine örgüt gibi hareket etme tarzını asla tasvip etmedik, etmeyeceğiz.”
“-İsrail, 7 Ekim’den beri Gazze’deki masum insanlara karşı, tarihin en kanlı, en iğrenç, en vahşi saldırılarından birini gerçekleştiriyor.”
“-İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında ölenlerin neredeyse yarısı çocuklardan, kalan yarısı da onların anneleri ve aile büyüklerinden oluşuyor. Tek başına bu tablo bile, amacın kendini savunma değil, taammüden insanlık suçu işlemeye yönelik bir vahşet olduğunu göstermeye yeterlidir.”
“-Dünyada, sadece çocukları öldürmek için savaş uçaklarıyla gece gündüz şehirleri bombalayan, hastaneleri, ibadethaneleri, okulları, pazar yerlerini, binaları, sokakları ateşe boğan; tanklarıyla, toplarıyla, silahlarıyla bu insanlık dışı eylemi sürdüren başka bir devlet ve ordu bulamazsınız.”
“-İsrail’e ve dünyaya sesleniyorum… Toplantılar yapıyorlar. Son yaptıkları toplantıda yine bir araya geldiler tüm Batı, Hamas’ı bir terör örgütü olarak görüyor.”
“- Ey İsrail, sen bir örgüt olabilirsin. Çünkü bu Batı’nın sana borcu çok ama Türkiye’nin sana borcu yok.”
“-Hamas bir terör örgütü değil topraklarını ve vatandaşlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş ve mücahitler grubudur.”
“-Bu İsrail ne yapıyor? Çocukları öldürüyor. O çocukların halini gördük. Neler yaptıklarını gördük. Biz bu çocukların öldürülmesine, bunların paramparça edilmesine asla müsaade edemeyiz. Çünkü biz insanlıktan nasibimizi aldık.”
“-Ben bunu Davos’ta o zamanki başbakanlarına söylemiştim. Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz demiştim. Zira, babasının böğrüne sığınmış o çocuğu nasıl kurşunladıklarını biliyoruz. O günden bu yana Davos’a bir daha gitmedim.”
“İsrail’e gitmeyeceğiz”
“-İyi niyetimiz vardı ama iyi niyetimizi suiistimal etti. İsrail’e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceğiz.”
“-Eğer iyi niyetle devam etmiş olsaydı münasebetlerimiz farklı olabilirdi ama şimdi maalesef o da olmayacak çünkü iyi niyetimizi de bunlar suiistimal ettiler.”
“-Ey İsrail bu kafayla bir yere gidemezsin. Yanına ister Amerika’yı al ister başkalarını, istersen Batı’yı al, bir yere gidemezsin.”
“-Amerika dünyada adaletle hükmedilmesini sağlamadığı, istemediği için o da kaybedecek.”
“Akıl hastalığına dalalet eden hal”
“-Bütün mesele adil bir dünyanın kurulmasından geçer. Bu İsrail için olduğu kadar, onun katliamlarına destek veren, cesaret veren, engel olmayarak teşvik eden her ülke, her toplum, her birey için de geçerlidir.”
“-İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları hem yapanlar hem onu destekleyenler açısından hem katilliğe hem akıl hastalığına delalet eden bir haldir.”
“-Gazze’deki zulme gözlerini kapatan Batılı güçlerin İsrail için döktükleri gözyaşı, sahtekarlığın dik alasından başka bir şey değildir.”
“-Daha dün Ukrayna’da yaşanan savaşta ortaya çıkan kayıplar için dünyayı ayağa kaldıranların, Gazze’deki aleni katliama duvar kesilmesi, bu riyakarlığın en somut ifadesidir.”
“-Gazze’de masumlar ölmeye devam ettikçe, bölgemize gönderilen hiçbir gemi, hiçbir uçak, yapılan hiçbir siyasi şov barış getirmeyecektir.”
“Sorunun sebebi olanlar çözüm istemez”
“-İsrail yönetiminden ve toplumundan istediğimiz, milletimizin asırlara sari bu merhamet duygusunu zedeleyecek tavırlardan uzak durması, barış çağrımıza kulak vermesidir.”
“-Dünyanın en eski yerleşimlerini bünyesinde barındıran bu toprakları kana ve ateşe boğan zulmü, bir asır öncesinden başlayarak başımıza saran güçlerin, dün olduğu gibi bugün de çözüm istemediğinin farkındayız.”
“-Sorunun sebebi olanlar, elbette çözüm istemez. Kriz ne kadar derinleşirse, dallanıp budaklanırsa, onların çıkarları için o kadar iyidir.”
“-Krizin başladığı 7 Ekim’den beri yapılan provokatif açıklama ve eylemlerin altında yatan sebep işte budur.”
“-Sağduyu ve basiretle hareket ederek, bize zorla giydirilen deli gömleğini artık parçalamamız gerekiyor.”
“-Aksi takdirde, canımızla, kanımızla, kaynaklarımızla, geleceğimizle bedel ödemeye hep birlikte devam ederiz. Bunun için yapılması, süratle atılması gereken adımlar bellidir. Öncelikle tüm taraflar elini tetikten çekmeli, derhal ateşkes ilan edilmelidir.”
“Misyonuna yakışır etkinlik bekliyoruz”
“-Akıl ve vicdan sahibi diğer tüm ülkeleri, İsrail devletinin aklıselime dönmesi için Netanyahu hükümetine baskı kurmaya davet ediyorum.”
“-Bu gelişmeleri bir haçlı-hilal anlayışıyla devam ettirmemenin gereğini hatırlatmak istiyorum. Eğer barışın egemen olduğu bir dünyayı kurmak istiyorsak bu dünyada haçlı-hilal anlayışı bir kenara konmalı aksi takdirde insanlığa yazık olur.”
“-İslam ülkelerinin bir ve beraber olarak hareket etmesi, şüphesiz önce ateşkese, sonrasında kalıcı barışa giden yolu kolaylaştıracaktır.”
“-Kuruluş amacı Kudüs’ün mahremiyetini ve Filistin davasını savunmak olan İslam İşbirliği Teşkilatından, hiç değilse bu defa, misyonuna yakışır bir etkinlik ortaya koymasını bekliyoruz.”
“-Adil bir barışın kaybedeni olmayacağı tespitine gönülden inanan bir ülke olarak, bölgede etkili tüm aktörlerin yer alacağı bir ‘Uluslararası Filistin-İsrail Barış Konferansı’ düzenlenmesini öneriyoruz.”
“-Elbette sorunun asıl çözümü, 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan, fiziki bütünlüğe sahip, tüm dünya tarafından tanınan bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor.”
Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak 28 Ekim’de İstanbul’da yapılacak Büyük Filistin Mitingine en yüksek katılımı sağlamak istediklerini de söyledi.





