Enflasyona sadece emtia fiyatları yön vermez

Bir meslektaş diyor ki; “Zincirleme fiyat değişimlerinin arkasında, çoğu zaman ‘emtia’ denilen ham maddelerin hareketi yatar.”

Eğer küresel genişlikte söyleniyorsa doğrudur. Bizim ülkemizi de kapsıyorsa eksiktir.

İşte nedenleri:

  • Yıllık enflasyonun yüzde 40 seviyesinde yaşandığı ülkelerde fırsatçı enflasyonu için azımsanmayacak imkanlar vardır. Yıllık enflasyonu yüzde 3-4 olan ülkelerde ise keyfi ilaveler için pay yoktur.
  • Bilhassa yüksek enflasyon yaşayan ülkelerin şirket bilançolarında görüleceği üzere standart bir kâr marjı uygulaması da yoktur.
  • Dünya çapında fiyatlarımızı değişik ülkelerle kıyaslıyoruz. Ve görüyoruz ki; enflasyonu yüksek yaşadığımız dönemlerde dolar ve euro bazında en pahalı biz çıkıyoruz. Dolayısıyla et, süt, sıvıyağ, muz gibi ürünlerdeki yüksek fiyatları sadece ham maddeye gelen maliyet artışları ile izah etmek mümkün olmuyor.

Kaldı ki eskiden katlanılamayan bazı malzeme maliyetlerine, bugün sağladığı avantajlar sayesinde kolay karar verilebiliyor. Örneğin yüksek maliyeti sebebiyle yıllardır yaygınlaştırılamayan elektronik etiket sistemi, anlık fiyat değişimlerine imkân sağladığı için bugün kendini kısa sürede amorti edebilecek hale getirmiştir.

Nasıl mı?

Şimdiye kadar üç günde bir fiyat değişikliği yapanlar; etiket basmak, raflara yerleştirmek için personeli fazladan çalıştırmak ve eski etiketi yerinde unutarak kasada müşteri ile karşı karşıya gelmek gibi sakıncalardan kurtularak, aynı gün içinde birden fazla fiyat değişikliği yapabilecek imkana kavuşuyorlar.

Daha ne olsun?

Kötü niyetli satıcıya sağladığı görünmeyen faydalarından bir tanesi de tüketici açısından fiyat takibini zorlaştırmasıdır. Bir diğer avantajı da denetim ekibinin mağazaya girdiği an uzaktan kumanda ile bir önceki fiyatlara kolayca dönülebilmesidir.

Sadece zihinde canlandırılmasını istedim…

  • İşçilik başta olmak üzere maliyetleri bizden yüksek olan ülkelerin daha düşük tüketici fiyatlarına sahip olmaları normal görülebilir mi?

Yerli markalarımızın okyanus ötesindeki ABD’de ve 5500 kilometre uzaktaki Kazakistan’da dolar bazında ülkemizden ucuza satılması izaha muhtaç değil mi?

  • Yerli üretimimiz olan muzun, bu ürünü ithal eden (lojistik maliyet farkı ile) ülkelerden hem de döviz bazında daha yüksek fiyata tüketiciye ulaşması sıradan bir olay mı?

Dolayısıyla ülkemizde azımsanmayacak oranda fırsatçı enflasyonu yaşandığı ortadadır. Örneğin, tanınmış bir zincirin 50 kuruşluk alışveriş poşeti yerine 3,5 liralık kâğıt torbayı zorunlu hale getirmesi tüketicinin maliyetini artırmıyor mu?

İkisini yan yana koysa ve seçimi tüketiciye bıraksa ek kâr sağladığı pahalı poşet elinde kalacaktır. Buna nasıl izin verildiği de ayrı bir sorundur.

Ne demek istediğim anlaşılmıştır herhalde…

Meslektaş devam ediyor; “Borsa, döviz, faiz gibi göstergeler çoğu zaman anlık ve manipülasyona açıktır. Ama emtia fiyatları çoğu zaman gerçeği fısıldar” şeklinde…

Hayır, emtia fiyatları da spekülasyona açıktır. Eğer böyle olmasaydı, bir yandan serbest piyasa ekonomisi tercih edilirken, bir yandan da fiyat denetimleri sürer miydi?

Bilhassa gıda sektöründe yerli hammadde kullanıldığı durumda bile ithal hammaddeyi referans gösteren söylemler dinledik. Ancak artık öyle bir noktaya geldik ki; o gerekçe de (tamamı ithal olsa dahi) bu spekülatörlere yetmemeye başladı.

Oysa tam rekabet piyasası, piyasaya dışardan hiçbir müdahalenin olmadığı ve fiyatların arz ve talebe göre serbestçe oluştuğu ideal bir piyasa şeklidir.

Ancak tek şartla; alıcı ve satıcıların tek başlarına fiyatlar üzerinde hiçbir etkilerinin olmaması durumunda geçerlidir. İşte bizde lastiğin patladığı yer tam da burasıdır. Yani tam rekabet piyasasında bir şirketin sattığı temel gıda ürününe istediği fiyatı koyması kabul edilemez. Bunun için de hayali varsayımlara dayanarak oluşturulan piyasaya tam rekabet piyasası denemez.

Sonuç olarak; bizim gibi gelir düzeyleri arasında uçurumun yaşandığı ülkelerde alt gelir grubunun dezavantajlı duruma gelmesinin önlenmesi hayati derecede önemlidir.

Son zamanlarda “enflasyon düşüyor” diye konuşulan bir gerçek var. Ancak bir diğer gerçek de hayat pahalılığının daha uzunca bir müddet kalıcı olacağıdır. Zira fiyatlar çıktığı o yüksek seviyeden geri gelmiyor, sadece devam etmekte olan artışın hızı kesiliyor. Burada sevindirici olan tek şey enflasyon düştükçe fırsatçıların imkânı daralıyor.

Öne Çıkanlar

Akın Gürlek fon soruşturmasının bilançosunu açıkladı: 30 milyar liralık iade yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmalarına ilişkin...

TÜİK’te Ekim enflasyonu yüzde 2,58

Ajans Bizim - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim 2026...

İki Ülkede İki Alışveriş (49) İrlanda

İrlanda Adası, Avrupa anakarasının kuzeybatısında ve Büyük Britanya’nın batısında...

Sussam Gönül Razı Değil

Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak, artık çok kolay ve...

“Abbas Yolcu” alarmı… (3)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, yani...

Gündemden

Akın Gürlek fon soruşturmasının bilançosunu açıkladı: 30 milyar liralık iade yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmalarına ilişkin...

TÜİK’te Ekim enflasyonu yüzde 2,58

Ajans Bizim - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim 2026...

İki Ülkede İki Alışveriş (49) İrlanda

İrlanda Adası, Avrupa anakarasının kuzeybatısında ve Büyük Britanya’nın batısında...

Sussam Gönül Razı Değil

Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak, artık çok kolay ve...

“Abbas Yolcu” alarmı… (3)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, yani...

“Zincir Market Alışveriş Alışkanlıkları”

MindStation Ajansı’nın 29 ilde gerçekleştirdiği bir rapor önüme gelince;...

Aydınlık bir sabah

Ajans Bizim / Safa Tekeli - Atatürk, 28 Ekim...

İspanya’da Yüksek Hızlı Tren Kazasında Bilanço Ağırlaşıyor: Ölü Sayısı 64’e Yükseldi

İspanya’nın Toledo vilayeti sınırlarında iki yüksek hızlı trenin karıştığı...
spot_img

İlgili İçerikler

Kategoriler

spot_imgspot_img