• Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Biz Haberiz
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Biz Haberiz
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Anasayfa Yazarlar Coşkun KARTAL

Silahlanma Nasıl Başladı? Bugün Gerçekte Kaç Yaralı Var?

Coşkun KARTAL Yazar: Coşkun KARTAL
17/04/2026
Kategori: Coşkun KARTAL, Manşet, Yazarlar
0
0
PAYLAŞIM
45
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'da PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İnsanın aklı almıyor!

Kimi zaman, “yok canım, böyle şeyler olsa olsa Amerika’da olur. Kim bilir hangi eyaletin hangi kentinde bu saldırılar gerçekleşmiştir!” diye düşünmek istiyorsunuz!

Zira, uzun yıllarınızı Amerika’da silaha ulaşmanın ve o silahla akla gelmeyecek cinayetler işlemenin ne kadar kolay olduğunu duyarak geçirmişsinizdir.

Oysa, hafızamızı şöyle bir yoklayınca, Türkiye’de de silaha ulaşmanın tam 39 yıl önce kolaylaştırıldığını, bu konuda büyük tartışmalar yaşandığını anımsıyoruz.

Bu tartışmaların başrollerinde ise dönemin başbakanı Turgut Özal ile ana muhalefet SHP’nin genel başkanı Erdal İnönü vardı.

Özal ve İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli, 1953’ten beri uygulanan herkese kolayca silah taşıma ruhsatı verilmemesine ilişkin düzenlemelerin “gevşetilmesi” taraftarıydılar.

Başbakan olarak ruhsatsız silah ticareti ve kullanımının önlenmesinden sorumlu olması gereken Özal, “Zaten ruhsatsız silaha isteyen ulaşabiliyor. Ulaşamayan ise bu bağlantıları bulamayan masum vatandaşlar. Onlar savunmasız mı olsun?” mealinde sözler söylüyordu.

Yani, yorumlarsak, masum vatandaşların suç işleyenlerden kendini korumak için “kolayca” silahlanması gerektiğini savunuyordu.

Eskilerin deyişiyle, “zahiri sebep” buydu.

Hakiki sebep ise, konu irdelendikçe açığa çıkıyordu.

Özal’a göre, devlet yasaklayıcı değil, denetleyici olmalıydı.

O günlerde, yani tartışmaların yapıldığı 1987’de, ne de olsa devletin ağırlıklı olduğu karma ekonomiden çıkıp serbest piyasa ekonomisine geçiş için üst üste adımlar atılıyordu.

12 Eylül darbesinin de tetiklediği bu adımlar sayesinde, ülkenin temel ekonomik sistemi değişiyordu.

Cumhurbaşkanı, hala Kenan Evren’di!

Bu konuda görüş belirtmiyordu.

Sosyaldemokrat Halkçı Parti lideri Erdal İnönü ise defalarca söz aldığı meclis kürsüsünden, silah yasağının gevşetilmesinin toplumu şiddete teşvik anlamına geldiğini anlatmaya çalışıyordu.

İnönü devletin asıl görevinin vatandaşı kolayca silahlandırmak olmadığını söylüyordu.

Ona göre, iktidarın başta gelen görevlerinden biri, ülkede can güvenliğinin “yurttaşların silahlanmasına gerek kalmayacak şekilde sağlanması” olmalıydı.

Ancak muhalefetin karşı çıkması ve uyarıları dikkate alınmadı ve silah taşıma yetkisi verilebilecek meslek grupları ve kişilerin kapsamı genişletildi.

Bu durumda sadece belirli kişilerin değil, varlıklı iş insanlarının da kolayca silah ruhsatı alabilmelerine olanak tanındı.

İktidar partisi basının desteğini sağlamak için gazetecileri de kolayca ruhsat alacak meslek grubu olarak tanımladı.

O dönemde birçok gazeteci arkadaşımızın ruhsat için başvurduğunu ve geri çevrilmediklerini hatırlıyorum. İçlerinden silah alan da epeyce olmuştur sanırım.

İktidar açısından işin ekonomik yönü de çok önemliydi!

Düzenlemelerden sonra, silah adeta bir ithalat malı haline geliyor, silah alacak olanlar bankaya dolar üzerinden döviz yatırarak MKE’den dünyaca tanınmış markalardan silah bile alabiliyorlardı.

İçişleri bakanı Mustafa Kalemli, silah alımından sağlanan harçların Savunma Sanayi Güçlendirme Fonu’na aktarıldığını, bu sayede ordunun modernize edilmesine ciddi katkı sağlandığını söylüyordu.

Dönemin gazetelerinde Başbakan Turgut Özal’ın elde silah karikatürleri yayınlanıyordu.

Birçok gazetenin manşetleri “vahşi batıya döndük” gibi yazılarla doluydu.

Ancak itirazlar, uyarılar bir işe yaramadı ve pek çok yurttaş kolayca silah sahibi oldular.

O yıllardan sonra pek de öngörülemeyen gelişmeler yaşandı.

Örneğin, TRT’nin yayın tekeli, özel televizyonlar için gerekli yasal düzenlemeler yapılmadan sona erdi.

Kurulan ilk özel televizyonlar, Almanya’dan, İngiltere’den “Türkiye yasaları ile kendilerini bağlı saymadan” yayına geçtiler.

Daha sonra yasal düzenlemeler yapıldı, televizyonların sayısı arttı ve çoğu akşam saatlerini yüksek ratingler getiren “mafya dizileri” ile doldurmaya başladılar.

Bir bölümde 30-40 kişinin “kahraman” tarafından katledildiği ve bu cinayetler için hiçbir kovuşturma-soruşturma yapılmadığı dizilerle doldu ortalık.

Neyle geçindiği, servetlerini nasıl kazandıkları meçhul “aileler” sardı her yanı.

Bu mafya ailelerinin bazılarının “delikanlılık” ölçüsü ise uyuşturucu ticaretine şiddetle karşı olup, “geçimlerini” silah ticaretinden sağlamalarıydı.

Bunun ardından, çoluk çocuk herkesin oturdukları yerden, kimseye göstermeden ulaşabildikleri sosyal medya platformlarına “maruz kaldık!”

Çocukların hangi şiddet dolu oyunlarda kaç kişiyi katlettiklerini çoğunun aileleri hiç bilemedi.

Dertler yetmiyormuş gibi, ortalık kendini kurtlar vadisi karakteri, vatan kurtaran aslan, yan bakanı tepeleyen yiğitler olarak gören çocuklarla doldu.

Bugün gelinen nokta, asla bugünün işi değildi.

Kim bilir, belki de o zaman dile getirildiği gibi “serbest piyasa ekonomisinin” bir dayatmasıydı!

Sorumlular aramızda olmadığı için bilemeyeceğiz!

***

Son birkaç günde, sayısal bakımdan şimdiye dek yaşamadığımız okul saldırısı olaylarıyla karşılaştık.

Okullarda bazı öğrencilerin başka öğrencilere, öğretmenlere yönelik zorbalıklarını, zaman zaman meydana gelen “tekli” cinayetleri duyuyor, kınıyor, sonra işimize bakıyorduk.

Şimdi, önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş’ta iki günde 10 kişinin ölümü, 30 kişinin yaralanması ile sonuçlanan olaylar hepimizi sarstı.

Çoğu kişinin aklına “ya benim çocuğum da orada olsaydı” ya da “ya benim çocuğumun okulunda da olursa” soruları geldi, içimiz titredi.

Merak ediyorum, haklı olarak bu endişeleri duyan ebeveynlerin yüzde kaçı, çocuklarıyla ilişkisini eskisi gibi devam ettirdi?

Kaç veli, en azından çocuğunu karşısına alıp havadan sudan konuşarak bir anormallik olup olmadığını anlamaya çalıştı?

Kahramanmaraş’ta emniyet görevlisi babasının “beş silah ve yedi şarjörünü” eliyle koymuş gibi bulan, evden rahatça çıkarıp okulunda korkunç bir katliama imza atan çocuk, anlaşılan psikopatlığına ilişkin önceden bir çok işaret vermiş.

Baba, bunun farkında olmalı ki, oğlunu psikologlara götürmüş.

Hatta bir psikolog, “psikiyatriste gitmesi gerekebilir” demiş, tutuklanan babanın ifadesine göre.

Sonra da baba oğlunu atış poligonunda götürüp hedefi nasıl bulacağını göstermiş.

Şimdi her halde emniyetçi olduğu için sahip olduğu beylik silahla birlikte evindeki beş silahın ruhsatlı olup olmadığını, ruhsatlıysa nasıl ruhsat aldığını falan açıklayacaktır.

O beş silah bir öğretmen ve dokuz öğrenciyi katledip onlarcasını yaraladıktan sonra.

Onlarcasını dediğime bakmayın, iki olaydaki yaralı sayısı 30, ölü sayısı on görünüyor.

Ancak, her ölümün ve yaralanmanın ağır yaraladığı ana babalar, eşler, kardeşler, çocuklar, yakınlar var.

Saldırıların, bunları asla hak etmemiş bahtsız kurbanları, arkalarında kor düşmüş yüzlerce gerçek yaralı bırakarak göçüp gittiler dünyadan.

Saldırılarda yaralananlara yakınları yaralarını yüreklerinde taşıyarak bakım sağlamaya çalışıyorlar.

Şu anda şok durumunda olan koca bir ülke ve halkı, umarım kısa zamanda bunları unutmaz.

Bir yerde silaha ulaşmanın zorlaştırılması, çocukların internetteki şiddet dolu oyunlardan uzak tutulması ve belli bir yaşın altındaki çocuklara sosyal medya platformlarının yasaklanması taleplerini dile getirir.

Belki de devlet, böyle “hayırlı” yasaklar için de vardır.

Tags: AmerikaErdal İnönüKenan EvrenMustafa KalemlisilahTRTTurgut Özal
Önceki Haber

Üç aylık bütçe açığı 420 milyar lira

Sonraki Haber

İki Ülkede İki Alışveriş (35) Danimarka

Coşkun KARTAL

Coşkun KARTAL

Benzer Yazılar

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi
Manşet

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026
Coşkun KARTAL

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK
Manşet

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026
Ercüment TUNÇALP

İki Ülkede İki Alışveriş (36) Hırvatistan

27/04/2026
Manşet

Barrack diye biri…

26/04/2026
Görsel: Yapay Zekâ
Dünya

Trump, ABD heyetinin Pakistan’a gidişini iptal etti

25/04/2026
Sonraki Haber

İki Ülkede İki Alışveriş (35) Danimarka

Bizi Takip Edin

  • Çok Okunanlar
  • Yorumlar
  • En Son

Barrack diye biri…

26/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
Girit Adası açıklarında peş peşe deprem

Girit Adası açıklarında peş peşe deprem

24/04/2026
Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026

İki Ülkede İki Alışveriş (36) Hırvatistan

27/04/2026

Son Haberler

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026

İki Ülkede İki Alışveriş (36) Hırvatistan

27/04/2026
Biz Haberiz

Takip Et

Kategoriye Göre Arayın

  • Ali TARTANOĞLU
  • Attila AŞUT
  • Ayşe ÖZER
  • Banu MERTYÜREK GÜLER
  • Belgeler
  • Bilim-Teknoloji
  • Can Dostlarımız
  • Çeviriler
  • Çevre
  • Cezaevindeki Gazeteciler
  • Corona Yazıları
  • Coşkun KARTAL
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Emek
  • Ercüment TUNÇALP
  • Genel
  • Grev
  • Güncel
  • İnsan Hak.E.B
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Kültür Sanat
  • Manşet
  • Medya
  • Nusret ERTÜRK
  • Öldürülen Gazeteciler
  • Orhan AYDIN
  • Politika
  • Rahmi YILDIRIM
  • Sağlık
  • Saim TOKAÇOĞLU
  • Seda YİĞİT
  • Sezai BAYAR
  • Tarım
  • Video
  • Yazarlar
  • Yitirdiklerimiz

Son Haberler

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
  • Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.