Ülkemizde küçük denemelere rağmen bu konuda geç kalınmış olduğunu kabul etmeliyiz. Artık brandalı kasa ile karayolu taşımacılığı asgariye indirilmelidir. Zira meyve sebze fire oranı en yüksek ülkeler arasında yer alıyoruz. Kışın ürünün donmasından, yazın sıcaktan etkilenmesinden, yoğun trafik şartlarının getirdiği gecikmelerden artık kurtulmamız gerekir.
Demiryolu taşımacılığının avantajları saymakla bitmez…
- Ciddi bir maliyet tasarrufu sağlar. Ülkemizde fiyatların pahalı olmasının 2 önemli nedeni; en pahalı karayolu taşımacılığına mecbur kalmamız ve onun getirdiği yüksek firelerdir. Demiryolu, verimliliği ve rekabet gücünü artırabilir.
- Daha hızlı ve kesintisiz hat ile karayolundan daha kısa bir nakliye sağlar. Elbette bu günkü hatlar üzerinden değil, özel çift hat ve hızlandırılmış tren uygulamasıyla bu neticeye ulaşılabilir.
- Olumsuz hava koşullarından etkilenme oranı çok düşüktür. Aşırı yağmur, kar yağışı ve fırtına karayolundaki gibi aksamalara neden olmaz.
- Akaryakıt fiyat dalgalanmaları yüzünden karayolu taşımacılığında bütçe planlaması yapmak zordur. Demiryolu taşımacılığı sabit fiyatlandırma avantajı sunduğu için planları daha sağlıklı yapabilme imkânı sağlar.
- Kapasite üstünlüğü de bu kanalı avantajlı kılıyor. Antalya- İstanbul arasındaki demiryolu projesi gerçekleşirse; örneğin Migros’un her gün en az 10 kamyonla yaptığı sevkiyat tek tren seferi ile daha çabuk hedefine ulaşabilir.
- Karayoluna kıyasla daha düşük emisyon değerleri sunarak çevresel hedeflere doğrudan katkı sağlar.
Avrupa’da taze meyve ve sebzeler bu kategoriye özel demiryolu hatları üzerinden taşınabilmektedir. Hem de sadece ülke içinde değil; örneğin
İspanya gibi Güney Avrupa ülkelerinden, Kuzey ve Batı Avrupa’ya (Birleşik Krallık, Hollanda, Almanya, Polonya ve İskandinav ülkelerine) taşıma yapılabilmektedir. “Reefer” olarak adlandırılan konteynerler, – 25 C ile +25 C arasında ürün cinsine uygun şekilde ayarlanabilmektedir.
İsviçre genelinde ürünlerin yaklaşık yarısı trenlerle taşınmaktadır. İsviçre Migros’un lojistik partnerleri ile uzun yıllardır sürdürdüğü oldukça gelişmiş bir demiryolu lojistik ağı vardır. Migros İsviçre, demiryolu yük taşımacılığında ciro bazında bir numaralı müşteridir. Migros ürünlerini taşıyan trenler yılda yaklaşık 12 milyon kilometre yol kat ediyorlar. Ayrıca bu perakende zincir günde yaklaşık 320 yük vagonu hareket ettirebiliyor. (railmarket.com)
İsviçre, verimlilik ve dakiklik açısından Avrupa demiryollarında altın standart olarak görülmektedir.
Hollanda, Avrupa’ya taze meyve-sebze girişinin ve dağıtımının ana merkezlerinden biridir. İspanya’nın Valensiya bölgesinden Hollanda’ya (Rotterdam) kadar uzanan, taze ürünlere özel vagonlarla taşınan demiryolu hatlarının geçmişi uzun yıllara dayanır.
Yaptığım fiyat kıyaslamalarında Avrupa’da gördüğümüz ithal taze ürünlerin daha düşük fiyatları bundan da kaynaklanmaktadır. Almanya ise gelişmiş alt yapısı ve merkezi konumuyla Avrupa’nın demiryolu taşımacılığının lideridir.
Avrupa dışında ise taze gıda taşımacılığında, demiryolunu en iyi ve en efektif kullanan ülkeler genellikle geniş coğrafi mesafelere sahip, gelişmiş soğuk zincir (cold chain) lojistik alt yapısı bulunan ülkelerdir. Taze meyve sebze, et ve süt ürünlerinin bozulmadan taşınması için bu ülkeler; soğutmalı konteynerler kullanmaktadır.
- ABD, taze gıda taşımacılığında dünyadaki en büyük ısı kontrollü demiryolu ağına sahiptir. Kaliforniya ve Washington gibi tarım merkezlerinde üretilen taze sebze ve meyveler, binlerce kilometrelik mesafeleri aşarak ülkenin en uzak metropollerine taşınır. Bu trenler karayoluna kıyasla hem maliyeti yüzde 40’a kadar düşürür hem de karbon ayak izini ciddi oranda azaltır (Fresh Plaza).
- Çin, hem devasa iç pazarı beslemek hem de uluslararası ticareti yönetmek amacıyla demiryolu soğuk zincir lojistiğine en hızlı yatırım yapan ülkedir. Güneydoğu Asya’dan (örneğin Tayland ve Vietnam) ithal edilen tropikal meyveler, hızlı tren hatları ve soğutmalı vagonlarla doğrudan Çin’in iç bölgelerine ulaştırılmaktadır. (Market Research.com)
- Rusya, Pasifik kıyılarından (Vladivostok) avlanan taze ve donmuş deniz ürünlerini trenlerle 9000 km ötedeki Moskova ve St Petersburg gibi batı şehirlerine taşır. Son yıllarda Orta Asya ülkelerinden (Özbekistan, Kazakistan) taze meyve sebze ithalatını ve kendi ürettiği et ve süt ürünlerinin ihracatını tamamen bu reefer vagonlu tren hatlarına kaydırmışlardır.
- Hindistan hükümeti yerel çiftçilerin taze ürünleri büyük şehirlerdeki pazarlara hızlı ve ucuza ulaştırabilmeleri için özel “Kisan rail” (Çiftçi trenleri) ağını kurmuştur. Böylece taze gıdanın tarladan pazara ulaşırken bozulma oranını yüzde 50’den fazla azaltmışlardır.
Sonuç olarak; bu yatırımın geciktiği her zaman dilimi içinde ekonomiye ve şirketlere kaybettireceği milli değer tahmin edilemeyecek kadar fazladır.
Hem bu kategoride en pahalı pazar olmaktan hem de yukardaki ülkelerden rekabette geri kalmaktan kurtulmak üzere öncelikle sadece taze meyve sebzeye özel çift hat yatırımı şarttır. Kaldı ki, Antalya-İstanbul arasında normal hat bile yoktur. Ülkemizin merkezi konumu İstanbul Havalimanı ile nasıl değerlendirildiyse daha fazlası böyle bir hat için gerçekleştirilebilir. Böylece Avrupa ile birleşecek hat, Türkiye’yi Avrupa perakende zincirlerinin alternatifsiz tedarik kaynağı yapar.
İşte yukarda başarılı uygulamaları anlattım. Daha fazla gecikmenin kaybettirecekleri ortadadır…





