Ülkemizde etiket fiyatlarındaki büyük dalgalanmalara rağmen ulusal gıda perakendecilerinden yapılan büyük alışveriş tutarlarında yakınlık vardır.
Bu söylediğim çelişki gibi gelmesin; örneğin 1 Ekim 2025 tarihinde düzenlediğim ilişikteki listede görüleceği üzere; bir üründe bir market diğerinden çok ucuz olurken, bir başka üründe daha pahalı olabilmektedir. Bu söylediğim diğer 2 perakendeci için de geçerlidir.
İşte bunun için “bütün alışverişimi tek yerden yapayım” diyen bir tüketici, nereyi seçerse seçsin aşağı yukarı aynı tutarı öder. Ancak ihtiyaç duyduğu her ürünün en ucuz olduğu yeri bulup oradan alan tüketici ise bütçesinde % 40’a yakın tasarruf sağlayabilir.
Biliyorum, elbette alışverişi bölmek ve her ürün için bunu yapmak biraz zordur ama en çok kullanılan 15-20 kalem ürün için bu araştırmayı yapmaya değer. Zira ülkemizin her tarafına ve özellikle de şehir içlerine kadar dağılmış bu zincirlerin arasında, bütün ürünleri en ucuz satan bir perakendeci yoktur.
Listede dikkati dağıtmamak için tabela adlarını vermedim, A-B-C olarak adlandırmakla yetindim. Şimdiye kadar yurt dışı ile kıyaslamalarda seçtiğim ve daha önceki yazılarımda adlarını açıkladığım perakendeciler ise geniş ürün portföyüne sahip olmaları nedeniyle tercih edildiler. Böylece ürün bulma kolaylığı ve sonuçta önemli fiyat farkı olmaması, çalışmaları daha pratik hale getirdi.
Listede görüleceği üzere en dar ürün portföyüne sahip olan perakendecide bulunabilen tanınmış markalar ile ortak 26 ürünlük bir kıyaslama yaptım.
Neticede aynı fiyata sattıkları ürünler olduğu gibi yüksek veya düşük fiyata sattıkları ürünler de bulunmaktadır. Ancak alışveriş fişinin dibinde rakamsal benzerlik vardır. Yani toplu alışverişte en pahalıyla en ucuz arasında % 9’dan fazla avantaj sağlanamadığı görülüyor. Ayrıca piyasada “en pahalı” zannedilen perakendeci ile “en ucuz” zannedilen perakendeci arasında da toplu alışverişin farkı yaklaşık % 2’dir. Zira yanlış algı kurbanı olan ve büyük şubelere de sahip bulunan bu zincir 700-800 çeşit üründe sürekli olarak büyük indirimler uygulamakta ama demek ki bunu yeterince duyuramamaktadır.
Listede en pahalıya göre;
- Komili sızma zeytinyağı A Markette % 43 daha ucuz,
- Muz B Markette %18 daha ucuz,
- Mandalina C Markette % 25 daha ucuz,
- Golden elma A Markette % 21 daha ucuz,
- Domates (pazar) B Markette % 24 daha ucuz,
- Salkım domates C Markette % 33 daha ucuz,
- Patates A Markette % 19 daha ucuz,
- Kabuklu ceviz C Markette % 36 daha ucuz,
- Nescafe classic kahve B Markette % 28 daha ucuz,
- Knorr çorba C Markette % 25 daha ucuz,
- Dr Oetker kakaolu puding C Markette % 20 daha ucuz,
- Duru katı sabun C Markette % 19 daha ucuz,
- Duru sıvı sabun A Markette % 24 daha ucuz çıkmıştır.
- Yüksek kalite farkı olan mandalina, en düşük fiyata satılan satış noktasındaydı (C Markette). Alt kalite ve küçük kalibrajlı golden elma ise en düşük fiyatın bulunduğu satış noktasındaydı (A Markette). Kıyaslamada bu farkların da dikkate alınması doğru olur.
Görüleceği üzere A Market 4 üründe en ucuz, B Market 3 üründe en ucuz, C Market 6 üründe en ucuz çıkmıştır. Nutella ambalajları arasında standart sağlanamadığı için kilograma çevrilen fiyatlar dikkate alınmıştır.
Listede hiç private label ürün (özel markalar) bulunmamaktadır. Zira güçlü ve tanınmış markalar ile özel markaların fiyatlarını kıyaslamak doğru değildir. Bu üç perakendecinin de oldukça fazla özel markası bulunduğundan, ilerde o kulvarda da kıyaslamalar yapabiliriz. Ancak gezerken gördüğüm; üç firmanın da özel marka fiyatlarında ilişik listedekinden daha fazla benzerlik bulunmasıdır.
Sonuç olarak; satış alanları arasında 8-9 kat fark olan perakendeciler arasında ortak ürün bulup karşılaştırmak kolay değildir. Zira aranan ürünler için 50.000 çeşit ile 1.000 çeşit ürün içinden yapılacak eşleştirmenin zorlukları vardır. Buna rağmen olabildiği kadar biz de bunu yapmaya çalıştık.
Zira tüketici zaten yüksek enflasyondan yılmıştır ve zaten euro-dolar bazında bile bizden daha pahalı ülke bulunmamaktadır.
İşte yukardaki sebeplerden dolayı yurt dışı kıyaslamalarda biraz daha ucuz perakendeciyi aramıyoruz, ortalama fiyatlarımızın ne durumda olduğuna bakıyoruz. Kaldı ki dolar ve euro bazında fark o kadar yüksek ki, ince hesaba bile gerek kalmıyor. Ayrıca arada bazı ürünlerde anlaşılamayan büyük fiyat farklarına rastladığımızda ise o çarpıklığı kategori bazında ortaya koyuyoruz.
Örneğin kırmızı et, ayçiçek yağı, muz bunların başında gelmektedir.
İnşallah dezenflasyon süreci iyi değerlendirilir de tek haneli enflasyon oranıyla istikrarlı fiyat yapısına dönülebilir. O zaman tüketiciyi aydınlatmaya gerek kalmaz, zira her şey daha görünür ve kolay takip edilebilir hale gelir.
Eğer bu listeye yerel marketleri de ilave edebilseydik daha düşük fiyatlara da rastlamak mümkün olabilecekti. Yani araştırmalarda o satış noktalarının da dikkate alınmasında yarar vardır.












