İki ülkede iki alışveriş (23)

Bu günkü durağımız İtalya. Perakende sektörünün tecrübeli yöneticilerinden Mustafa Kalkandelen’in diğer merakı da seyahat etmektir. Ben de bundan yararlanıyorum ve aldığım bilgileri sizlere aktarıyorum. Bu sefer Milano’da kaldığı kısıtlı sürede zaman ayırarak Lidl’dan aldığı fiyatları bize gönderdi. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.

Ben de eş zamanlı olarak Carrefour’dan aldığım fiyatlarla listeyi tamamladım. İlişikteki bu listenin 1. sütununda İtalya fiyatlarını, 2. sütunda İtalya fiyatlarının TL karşılığını, 3. sütunda ise Türkiye fiyatlarını görmektesiniz. En alt satırda da Türkiye fiyatlarının euro karşılığını belirttim.

Fiyat derleme tarihi: 17 Eylül 2025 / Kur: 1 Euro = 48,95 TL

Euro bazında temel ihtiyaç maddelerinde gelişmiş ülkelerden bile pahalı olduğumuzu ve farkın her geçen gün daha da açıldığını iyi biliyoruz.

Listenin sonunda görüleceği üzere; İtalya alışverişi 121,62 euro tutarken, Türkiye alışverişi 160 euro tutmuştur. Veya İtalya’daki alışverişin karşılığı 5.953 TL çıkarken, Türkiye alışverişi 7.826 TL olmuştur. Neticede her iki şekilde de bakıldığında, Türkiye alışverişi yüzde 32 daha pahalı çıkmıştır.

  • Euro bazında bile İtalya fiyatlarını ikiye katlayan fiyatlarımız vardır. Bunlardan muz, ayçiçek yağı, un ve bira kronik vakalardır.
  • Dana kıymada euro bazında yüzde 30 pahalı olmamızın mantıklı bir açıklaması şimdiye kadar yapılamamıştır. Sektör içindeki fırsatçıların şişirme maliyetleri öne sürerek fiyat artışlarını teşvik etmeleri maalesef etkin olmaktadır. Dolayısıyla enflasyonla mücadele sadece devletten beklenemez, topyekûn katılım gerektirir.
  • Benzer durum sütte de vardır. Sürekli çiğ süte zam taleplerini yüzde 38 daha pahalı olmamız bile kesmemektedir. Elbette bunun süt ürünlerine de yansımasıyla euro bazında kaşar peynirde yüzde 43, tereyağında yüzde 24 yüksek kaldığımız görülmektedir. Bu tespitlerin hemen iki gün sonrasında, üreticideki çiğ süt fiyatına Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından yüzde 6,8 oranında artış yapılmıştır. 1 Ekim 2025’ten geçerli olmak üzere yeni fiyat 19,60 TL olmasına rağmen bir meslek örgütü hâlâ 21 TL’de ısrarını sürdürmektedir.
  • Çiçek balı üreticisiyiz. Euro bazında yüzde 39 pahalıyız.
  • Zeytin ülkesiyiz değil mi? Zeytinyağı konusunda dünyanın en fazla talep gören ülkesinden (İtalya) yüzde 37 pahalı olmamızın izahı var mı?

İtalya dünyanın ikinci en büyük zeytin ihracatçısıdır. Zira kalitede de en öndeler. Bizim ülkemiz de üretim miktarında önlerdedir ama dökme yağ ihracatına yasak getirilmesine rağmen içerde fiyatlar düşmüyor. Eğer üretici ülkelerde yaşanan iklim değişikliği zeytin rekoltesini düşürdüyse, bu olumsuzluk sadece bizim raflara mı yansıyor? İspanya, İtalya, Yunanistan bu tabiat olayından hiç etkilenmediler mi? Kaldı ki Yunanistan’dan da pahalıyız.

  • Unda da bahane aynıdır. “Tarımsal girdilerin ithalata bağımlı olduğu Türkiye’de kurlardaki artış ve kuraklık temel gıda fiyatlarını olumsuz etkiliyor” deniyor. İşte ilişik listedeki satış fiyatı da euroya endekslidir. Bütün maliyet euro ile olsa (ki mümkün değildir) geriye başka sebep kalıyor mu?

Şimdi de bu yüksek fiyatlarımızın tüketiciye etkilerine bakalım…          

  • İtalya brüt asgari ücreti 1662 euro, net asgari ücreti 1.300 euro düzeyindedir. Üstelik İtalya’da devlet tarafından belirlenen net bir asgari ücret bulunmamaktadır. Tüm işverenler tarafından, çalışanın ve ailesinin geçimini sağlayacak bir ücret takdir edilmektedir. Sektörlere göre küçük değişiklikler gösterse de yukardaki en düşük ücret ortalamayı yansıtmaktadır.
  • İtalya’da 1.300 euro olan net asgari ücretin karşılığı bizde 451 euro dur (22.104 TL). İtalya tüketicisine göre; üçte bir gelire sahip olan ülkemiz tüketicisi alışverişe euro bazında yüzde 32 fazla ödemektedir. Bir İtalyan tüketici mevcut geliri ile bu alışverişi ayda 11 defa tekrarlayabilirken, bizim tüketicimiz aynı alışverili ayda 3 defa yapabilmektedir.
  • İtalya’da 2024 yılı kişibaşı gelir 40.290 dolar iken, bizim 15.463 dolar olan kişi başı gelirimizi de yan yana koyarsak yine benzer bir resim çıktığını görebiliriz. Bunun üzerine bir de Avrupa’nın en yüksek gelir eşitsizliğine sahibiz ki; bu da önümüzdeki haftanın konusudur.  
  • Bu gerçekler apaçık ortada iken bazı yabancı kurumların (Dünya Bankası, IMF gibi) Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) hesabı ile gelişmiş ülkelerin kişibaşı gelirini düşürüp, bizim gibi ülkelerin gelirini ve satınalma gücünü artırmaları tam bir aldatmacadır. Nasıl bir aldatmaca olduğuna dair ayrıntılı yazılarımdan sonuncusu daha açıklayıcı olabilir.       

Sonuç olarak; üretici, tedarikçi ve perakendeciarasındaki haksız kazanç paylaşımı bizi çok ilgilendirmiyor. Biz daha çok son tüketici fiyatlarıyla (yani tüketicinin cebinden çıkanla) ilgiliyiz. Eğer üreticiler, “kabahat bizde değil, fiyatlar bizden sonraki aşamalarda şişiyor” diyorlarsa bunun muhatabı da biz olamayız. Örneğin iddia edildiği gibi ülkemizdeki çiğ süt fiyatı Avrupa’dan ucuz olduğu halde, raflardaki süt ve süt ürünleri daha pahalı ise arızalı bir duruma işaret eder ama sektör içinde çözülmesi gerekir. Yani bu durum tüketiciyi hiç ilgilendirmez. Elbette bizi de…  

Buna rağmen perakende kâr oranlarında eskiye göre artış olduğunu sık sık belirtiyoruz. Hadi yüzlerce örnekten birini daha vereyim. Geçen hafta ulusal bir perakendeciden 179,95 TL’ye sıvı sabun (Hacışakir 1,5 litre) aldım. Elektronik etikette indirimden önceki fiyatın 317,95 TL olduğu görülüyordu. Perakendeci indirimli fiyattan sattığında bile kâr ettiğine göre, aldığı fiyatı en az 2 ile çarparak raf fiyatı belirlediği çok açık bellidir. Nasıl mı?

En iyimser tahminle alış fiyatı 159 TL olsa (fiyatlar KDV’li), indirimli fiyata göre sadece % 13 kâr ilavesi söz konusu olabilir. Peki ilk fiyata göre?

Burada % 100 kâr ilavesi olduğunu matematik söylüyor. Ben de buna bakarak fiyatlandırmanın bozulduğunu rahatça söyleyebiliyorum. Daha fazlasına da rastlanan haksız kazancın (küresel uygulamaya göre), zincirin hangi halkalarında oluştuğunu tespit etmek ve çözmek tüketici için hayati derecede önemlidir.

Sessiz kalmak veya sadece maliyetleri ve yüksek enflasyonu öne sürmek dikkati dağıtmaktan başka bir işe yaramaz.

ercu 30 09 2025

Öne Çıkanlar

Siyasette adam seçmek zor…

9.Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, 12 Eylül’ün getirdiği siyasi yasakların...

Gıda Fiyatları Türkiye’de Neden Pahalı?

Birçok ülke ile yaptığımız fiyat kıyaslamalarında pahalı çıktığımızı son...

Okullara yeni ders önerisi

“GÖZÜNÜ AÇANLAR ÇAĞI” adlı bir ders, okullardaki her sınıfa...

Ortaya karışık…

Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul’da yapılacak Boğaz Köprüsü...

Demiryolu ile Meyve-Sebze Taşımacılığı

Ülkemizde küçük denemelere rağmen bu konuda geç kalınmış olduğunu...

Gündemden

Siyasette adam seçmek zor…

9.Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, 12 Eylül’ün getirdiği siyasi yasakların...

Gıda Fiyatları Türkiye’de Neden Pahalı?

Birçok ülke ile yaptığımız fiyat kıyaslamalarında pahalı çıktığımızı son...

Okullara yeni ders önerisi

“GÖZÜNÜ AÇANLAR ÇAĞI” adlı bir ders, okullardaki her sınıfa...

Ortaya karışık…

Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul’da yapılacak Boğaz Köprüsü...

Demiryolu ile Meyve-Sebze Taşımacılığı

Ülkemizde küçük denemelere rağmen bu konuda geç kalınmış olduğunu...

Boğaz köprüleri ile bazı otoyol ve çevre yolları özelleştirilecek

Ajans Bizim - İstanbul’daki iki boğaz köprüsü ile bazı...

Ölümün Öldüremediği İnsanlar!

Ölüm, yaşamın doğal ve kaçınılmaz bir gerçeğidir. Yaşamı değerli...

Gazeteci Oya Lale Özan Arslan tutuklandı

Gazeteci Oya Lale Arslan, YouTube ve sosyal medya paylaşımları...
spot_img

İlgili İçerikler

Kategoriler

spot_imgspot_img