Fiş Almayan Müşteriler!

Çok rastladığım bir olaydır ve sizler de mutlaka şahit olmuşsunuzdur…

Kasiyer tahsilatı yaptıktan sonra müşteriye alışveriş fişini uzattığında arada sırada aldığı cevap “fişi at kızım çöpe” olur. Veya duymazdan gelerek yürür gider…

Bir gün kasa önünde beklerken, arkamdaki beyefendi “parayı sokaktan toplasam böyle davranmam” dedi. Son derece haklıydı ama sosyal medyada tam tersine “alışveriş fişi almıyorum, çünkü…” diye başlayan ancak en önemli gerçeğin yanından bile geçmeyen bir sürü ifadeye şahit oldum. Kâğıt israfının önlenmesinden, çevre temizliğinden, kasa hızını artırma özelliğine kadar bolca görüş ortaya konarken, kimse cebinden düşen para ile ilgilenmiyordu! 

Dolayısıyla bugün tüketiciye kaybettiren önemli bir durumdan bahsedeceğim.

Son zamanlarda, bilhassa ulusal zincirlerde personel giderinden tasarruf amaçlı eksik istihdam söz konusudur. Bu durum hizmetin aksamasına, alan yönetimi ve etiket değişikliği ihmaline, çalıntı oranının artışına neden olsa da; esas riski yüklenen tüketici oluyor.

Son zamanlarda “etiket ile sistem arasındaki uyumsuzluk” aşırı artmıştır. Bir tüketici olarak marketlerden para iadesi almadığım hafta yoktur…

Bu konuda rekor eski Azerbaycan Ramstor Genel Müdürü Alparslan Uçur’a aittir. Bazen kasa ile etiket arasındaki farktan, bazen son kullanım tarihi aşımından, bazen de evde yaptığı kalite kontrol olumsuzluklarından alışveriş fişi sayesinde korunabilmektedir. Oldukça fazla yekûn tuttuğu da kendi ifadesidir.

Tüketicinin yapması gereken; öncelikle fiyat avantajı görülen ürünlerde kasa fişi ile akılda kalan fiyatların karşılaştırılmasıdır. Emin olunmayan fiyatlarda tekrar rafa dönüp kesin kanaate ulaşılmalıdır. Hata bulunduğunda, etiket raftan alınarak fiş ile yan yana kasiyerin önüne konmalıdır.

Burada esas olan etiket fiyatıdır. Nedeni ve sonuçları tüketiciyi ilgilendirmez.

Örneğin Fiskobirlik fındık ezmesi normal fiyatı olan 370 TL’den  199 TL’ye inmişti ama kasada benden istenen ilk fiyattı. Elbette itiraz hakkımı kullanarak 171 TL’nin cebimde kalmasını sağladım. Peki bu hatalar hep tüketici aleyhine mi olur?

Evet çoğunlukla öyledir. Zira bu hatalar fiyat artışı durumunda söz konusudur. Ülkemizde kampanyalar hariç fiyat düşüşleri sık görülen bir şey değildir. Olsa bile tüketici etiket fiyatını yüksek bulursa ürünü almayabilir. Veya insert içinde düşük fiyatı gördü ama rafta yüksek fiyatla karşılaştı ise itiraz hakkı da vardır.

Elbette bütün bunlardan, “fişi çöpe at kızım” diyenlerin haberi olmaz ve de hatayı telafi etme imkânı kalmaz…

Kaldı ki, alışveriş sonrası fişini almayan müşteriler, Vergi Usul Kanunu kapsamında alışveriş tutarına bakılmaksızın 5.000 TL özel usulsüzlük cezası riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca 213 sayılı bu kanun çerçevesinde, satıcı da alıcının isteğine bakmadan o fişi ödeme kaydedici cihazdan (kasadan) çıkarmak ve müşteriye uzatmakla yükümlüdür. Bu kısımda sorun yoktur, zira eğitilen kasiyerler fişi müşteriye uzatırlar. Sorun daha çok müşteridedir…

Olayın başka boyutları da var. Fiş ürünün o mağazadan alındığına dair hukuki kanıttır. Fişi almayan kişinin kusurlu bir malı (tarihi geçmiş, tağşişli veya insan sağlığı için tehdit oluşturan) iade ve değişim hakkı olamaz. Biraz daha ileri gidiyorum, bir zehirlenme olayında hak iddia edemez

İki ürün alırsınız kasadan dört adet olarak geçebilir. Sizden sonraki müşteri kasa bankosuna ürünlerini boşaltmaya başladığında sizin işleminiz devam ediyor olabilir. Kasiyer yanlışlıkla onun ürününü sizin fişinize yazabilir. Aldığınız avokado kasadan ananas olarak geçebilir. Elinizde fiş yoksa nasıl bileceksiniz?

En önemlisi birkaç market dolaşan tüketici için fiş, güvenlik kontrolünde herhangi bir ürünün önceki perakendeciden alındığını ispat için de gereklidir.

Yani haksız suçlamaların önüne geçilebilmesi için de yardımcı bir işlevi vardır.

En taze örneği verdiğimde, fişin piyasa kontrolünde ne kadar işe yaradığı da görülecektir. Konumuz, “Duru sıvı sabun ‘Zeytin Bahçesi-Mutluluk’ ifadesi ile 3 lt ambalajda satışa sunulan ve market raflarında yer bulan bir üründür. Bizi ilgilendiren kısmı, bu ürünün bir markette 415 TL’ye, başka bir markette 109 TL’ye (indirimde) satılmasıdır. Eğer elinizde fiş yoksa toplam alışveriş tutarınız içinden bunu nasıl süzeceksiniz? Buraya kadarı müşteriyi ilgilendiren kısmıdır.

Ayrıca fiyatlama özgürlüğünün bu kadar geniş olduğu ülkemizde; düşük olan fiyatın maliyet fiyatına yakın olduğunu kabul etsek bile (ki mümkün değildir), % 271 kâr ilavesi ile de ilgilenecek olanlar çıkabilir…    

Peki dünyadaki uygulama nasıldır?

Almanya, Fransa, İsveç, Portekiz gibi bazı ülkelerde fiş alma zorunluluğu yoktur. Bize biraz daha benzeyen İtalya’da market fişini almamak gibi bir durum söz konusu olamaz. İtalyan mali polisi marketlerden çıkan müşterileri durdurup fiş kontrolü yapabilirler. Eğer market kapısından çıkmış ve fişinizi polise ibraz edememişseniz, hem siz hem de işletme ağır para cezalarıyla karşılaşabilir. Çekya ve Yunanistan’da da müşterinin fişi almayı reddetmek gibi bir seçeneği yoktur. Norveç ve Hollanda’da kasiyersiz sistemler yaygındır, bu bakımdan market fişini almak zorunludur. Örneğin Hollanda’da Albert Heijn gibi bazı zincirlerde self servis kasa bölgesinden çıkmak için kapıdaki turnikeye fişteki barkodu okutmak zorundasınız.   

Sonuç olarak; görüldüğü gibi bu konuda hem devleti koruma hem de satıcıyı kontrol altında tutma öncelikleri vardır. Tüketicinin korunması ise daha çok onun kendi tercihine bırakılmıştır. İşte söylemek istediğim tam da budur. Yani ortada hatırı sayılır maddi kayıp söz konusudur ve kimse devletten daha zengin değildir. Elbette buna rağmen bireysel tercihlere de saygımız sürmektedir…

Öne Çıkanlar

Akın Gürlek fon soruşturmasının bilançosunu açıkladı: 30 milyar liralık iade yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmalarına ilişkin...

TÜİK’te Ekim enflasyonu yüzde 2,58

Ajans Bizim - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim 2026...

İki Ülkede İki Alışveriş (49) İrlanda

İrlanda Adası, Avrupa anakarasının kuzeybatısında ve Büyük Britanya’nın batısında...

Sussam Gönül Razı Değil

Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak, artık çok kolay ve...

“Abbas Yolcu” alarmı… (3)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, yani...

Gündemden

Akın Gürlek fon soruşturmasının bilançosunu açıkladı: 30 milyar liralık iade yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmalarına ilişkin...

TÜİK’te Ekim enflasyonu yüzde 2,58

Ajans Bizim - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim 2026...

İki Ülkede İki Alışveriş (49) İrlanda

İrlanda Adası, Avrupa anakarasının kuzeybatısında ve Büyük Britanya’nın batısında...

Sussam Gönül Razı Değil

Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak, artık çok kolay ve...

“Abbas Yolcu” alarmı… (3)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, yani...

“Zincir Market Alışveriş Alışkanlıkları”

MindStation Ajansı’nın 29 ilde gerçekleştirdiği bir rapor önüme gelince;...

Aydınlık bir sabah

Ajans Bizim / Safa Tekeli - Atatürk, 28 Ekim...

İspanya’da Yüksek Hızlı Tren Kazasında Bilanço Ağırlaşıyor: Ölü Sayısı 64’e Yükseldi

İspanya’nın Toledo vilayeti sınırlarında iki yüksek hızlı trenin karıştığı...
spot_img

İlgili İçerikler

Kategoriler

spot_imgspot_img