• Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Biz Haberiz
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Biz Haberiz
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Anasayfa Yazarlar Ercüment TUNÇALP

Gıda terörünün görünmeyen yüzü!

Ercüment TUNÇALP Yazar: Ercüment TUNÇALP
29/10/2024
Kategori: Ercüment TUNÇALP, Manşet, Yazarlar
0
0
PAYLAŞIM
46
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'da PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Para cezalarının gıda terörünü önlemede yetersiz kalacağını çok fazla seslendirdik. İfşa mekanizması tam 31 ay çalıştırılmayınca, bütün sahtekârlara bir rahatlama geldi. Sosyal medyada “bir insan markasını hiç tehlikeye atar mı?” şeklinde makul görülebilen bir soru var. Oysa bizim ülkemizde bu kişiler markayı riske ettiklerini hiç düşünmediler ki…

Markalarının tehlikede olduğunu 2 Ekim’de ani ifşa kararı ile anladılar!

Bugün için gıda teröründen korunabilmek, sokaktaki terörden kaçabilmekten daha zordur. Sokak mafyaları, yabancı çeteler, uyuşturucu ayakçıları, kadınların muhatap olduğu riskler gözümüzün önünde gerçekleştiği için en korkutucu sorun zannediliyor. Oysa yavaş yavaş ve gizli gizli zarar veren sorunlu gıdalar en büyük tehdittir. O zaman görünmez olan tarafından; yani gıda teröründen gelecek riskleri tek tek sayarak başlayalım. Yüksek pestisit, sülfür dioksit, salmonella, aflatoksin, sildenafil, tadalafil, ağır metal, ölçüsüz natamisin kullanımı, gıdada kullanılmasına izin verilmeyen boya tehditleri ile hijyen eksikliğinin bize yükleyeceği riskleri aktarmaya öncelik vereceğim.

Başlıyoruz;

• En büyük risk yaş sebze meyvede bilinçsiz kullanılan tarım ilaçlarından oluşan tehlikedir. Şimdiye kadar ben yurt içinde bu kusurundan dolayı sahadan toplatılan ürün pek duymadım. Ancak her gün ihracata giden ürünlerden bir iki partinin, gittiği ülkenin sınırından standart dışı kalite sebebiyle geri döndüğünü yabancı kurumlar sayesinde öğrenebiliyoruz. Burada hem ilaç uygulama miktarı ve zamanlama yanlışları hem de Irak ve Suriye’den kaçak yollardan gelen ucuz tarım ilaçlarının kullanılması en büyük riski yaratıyor. Facianın boyutunu öğrenmek isteyenler, yazının sonundaki ‘notlar’ bölümünde en fazla kalite sorunu yaşanan ürünleri ve iade edildikleri ülkeleri mutlaka görmeliler. Eğer neler yediğimizin bir kısmını merak edenler veya ülkemizdeki kanser vakalarının neden patladığı hakkında fikri olmayanlar varsa şöyle bir göz atmaları yeterlidir. Güncel olarak takip etmek isteyenler ise; Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Kurumu RASFF, inside eat ve gıda dedektifi hesaplarından izleyebilirler.  

• Şimdiye kadar ihracattan dönen bu binlerce ton ürünün yurt içinde tüketilmediğini garanti eden bir söz duymadım. Afiyetle yediğimiz en güçlü ihtimaldir. Bunun için öncelikle bu vatan millet düşmanlarının ifşa edilmesi gerekir.        

• Birinci tehlike, yukardaki duyuruların bütün dünya ülkeleri tarafından takip edilmesi sonucunda, yakında bizim zehire batırılmış meyve sebzemizi kabul edecek ülke bulunamayacak olmasıdır. İkinci tehlike ise bilgilenme imkânını   kaybedecek olmamızdır.  

• Yukardaki durum; kuru meyvelerde, kuru yemişte, baharatta ve bakliyatta da benzer sonuçlar ortaya çıkartmaktadır. Üzücü olan ise; sınırlarımızdan çıkmadan önce bu kalite sorunlarının tespit edilemiyor olmasıdır.

• Ülkemizde sahte zeytinyağı ve sahte baldan daha bol bir şey yoktur. Şu anda hileli ürün olarak ilan edildiği halde bazı ulusal zincirlerin raflarında satışı devam eden birçok ürün bulunmaktadır. Sorumsuz e ticaret siteleri de bu tip ürünleri hiç araştırma gereği duymadan tüketicinin önüne koyabiliyorlar. Çin’den bol miktarda zeytinyağı aroması geliyor. Bunları kimlerin kullandığına gelince; bu sahtekârların hiç birisi ambalaj üzerindeki adreste bulunamıyor. Yani cesaretin pik yapması sayesinde sadece ürün değil, adreste sahte olabiliyor.

• Ülkemizde etiketsiz et ve süt ürünlerini rahatça satma imkânı vardır. Bazı pazarlarda ve “yöresel lezzetler” adı altındaki organizasyonlarda bu ürünler soğuk muhafaza olmadan, toz içinde ve sinek eşliğinde açıkta satılabilmektedir.

• Hangi lokantada yemek yenilebileceğinin, hangisinde yenemeyeceğinin anlaşılması hayli zorlaşmıştır. Zira at ve eşek eti kullanımı sıradanlaşmıştır.  

Sonuç olarak; sahte ürünü ifşa etmek yetmez, e ticaret başta olmak üzere bütün perakende satış noktalarından toplatılması gerekir. Zira listelerde yer alan birçok tağşişli ürün raflarda yer almayı sürdürmektedir. Zira ilgili Bakanlık denetimlerinden çekinmedikleri gibi tüketici sağlığını düşünenler de azalmıştır.

Gerek bu tarz perakende noktaları, gerekse yeme içme mekanları arasında kapatma kararı yaygınlaştırılmalıdır. Eğer amaç caydırmak ise… 

Tağşişi defalarca tekrarlayan hilekârlar meslekten men edilmelidirler.

Son kullanım tarihi geçmiş ürünü satanın, indirim uygulayarak satanın veya ambalajdaki tarihi tahrif ederek satanın cezası katlamalı olmalıdır.  

Pahalı satılan organik üründe bile hileye tenezzül eden sahtekârlar vardır. Bu tarz üreticiler ile birlikte mutlaka sertifika kuruluşları da cezalandırılmalıdır. 

Sadece ilgili Bakanlığı hedef alan ve sahtekârları koruyan, dezenformasyon yaratan fırsatçılar türemiştir. Bunu da gözden kaçırmamak gerekir.

Sektör içinde, fiyatları tırmandırma görevi yanında, domuz eti sahtekârlığının ticari olmadığını da savunabilen çevreler vardır. Bu kişilerin bizim bildiğimiz sıfır maliyetli ‘yaban domuzu’ gerçeğini bilmemeleri mümkün değildir. Bu şekilde zaten yetersiz olan mücadeleyi sulandırmak da gıda terörüne hizmettir.     

Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’ne uygun kabul edilen ürünler içinde bile korunmamız gereken maddeler vardır. Tüketici olarak sağlıklı kalmak için çok dikkatli olmak zorundayız. Ambalaj üzerindeki içerikler ne kadar küçülse de, büyüteç yardımı ile de olsa aydınlanma ihtiyacı hayati derecede önemlidir.

Ülkemizde paketli gıdalarda kullanımı yaygın olan palm yağı konusunda; Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), kanserojen etkisini ortaya koyarak, bu yağı içeren ürünlerden kaçınılması gerektiğini bildirmektedir.  

Yine paketli gıdalarda bulunabilen glikoz şurubu gıda sektöründe şeker yerine kullanılmaktadır. Mısır, patates veya buğday nişastasından elde edilir. Yaygın kullanımın amacı, düşük maliyet- yüksek kâr sağlamasındandır. Tüketiciye sağladığı da; organizma üzerindeki olumsuz etkisidir ve bu da bir bilimsel gerçekliktir (Los Angeles Üniversitesi). Bunu anlatmamın sebebi, gıda terörü dışında da sağlık riskini sıfırlayamadığımızı göstermek içindir. O zaman da bu tarz ürünlerin sınırlı tüketimi belki de bir tedbir sayılabilir.    

NOTLAR:

Son altı ayda not ettiğim; sağlık riski yarattığı için gönderildiği ülkelerden iade edilen, üreticisini bilmediğimiz gıda çeşitlerini aşağıda sunuyorum. Her ürün çeşidinin yanında ve parantez içinde ihraç ve iade edildiği ülke adı yer almaktadır. Sakın yanlış anlaşılmasın; bu kalabalık liste sadece örnektir. Her yapılan ticaretin dörtle beşle çarpılması gerçeğe yaklaştırır.

Eğer sağlığını düşündüğü için fiyat farkı da ödeyerek organik beslenenler varsa sertifikalı organik ürünler içinden bile problem yaratan örnekleri de görme imkanları olacaktır. Aşağıda görüleceği üzere ülkemizden giden sorunlu ürünleri geri göndermek zorunda kalan sadece AB ülkesi sayısı 18’dir. Diğer kıta ülkeleri ile birlikte sayının 30’u geçmesi muhtemeldir. Eminim bu ülkeler bu kadar fazla ürünün, bizim sınırlardan hiçbir denetime takılmadan çıkabilmesine çok şaşırıyorlardır. Bize göre ihracata gidenlerin daha titiz seçilmiş ürünler olduğunu düşünürsek, yurt içinde bizim payımıza düşenlerin sağlığımızı hangi ölçüde tehdit ettiğini tahmin etmek zor olmasa gerektir…     

Bazı ürünler ve iade edildiği ülkeler: 

Nar (Letonya), leblebi (İtalya), kuru kayısı (Yunanistan), çeri domates (Romanya), Antep fıstığı (İtalya), domates (Hırvatistan), organik taze incir (Fransa), salatalık (Avusturya), nar (Bulgaristan), çörek otu (Almanya), çiğ fındık (Hollanda), taze biberler (Bulgaristan), kuru kekik (Almanya), yeşil mercimek (Slovenya), kuru incir (Hollanda), bitkisel yağ (Almanya), kuru kayısı (Almanya), armut (Hırvatistan), Helva (Almanya), asma yaprağı (Almanya), dolmalık biber (Bulgaristan), Antep fıstığı (İsviçre), köy leblebisi (İsveç), köri tozu (Almanya), kuru incir (Fransa), sivri biber (Bulgaristan), kuru dut (İtalya), Antep fıstığı (Almanya), kuru kayısı (Hollanda), limon (Bulgaristan), kabuklu susam (Yunanistan), taze kayısı (Hırvatistan), köpek maması (Finlandiya), kuru incir (Fransa), kuru incir (Bulgaristan), domates (Avusturya), çarliston biber (Belçika), armut (Danimarka), yeşil erik (Almanya), susam (Yunanistan), kuru üzüm (Hollanda), kuru incir (Fransa), greyfurt (Bulgaristan), poşet çay (İtalya), tahin (Almanya), susam (İspanya), nar (Almanya), defne yaprağı (Letonya), kaynak suyu (Avusturya), fındık kreması (Belçika), asma yaprağı (Bulgaristan), kapari turşusu (İtalya), organik kuru üzüm (Almanya), portakal (Bulgaristan), mandalina (Bulgaristan), ayçiçeği yağı (Danimarka), pizza kutuları (Fransa), kırmızı biber (Hollanda)… 

Tags: EFSApalm yağıRASFFtağşiştaklit
Önceki Haber

Amasya Tamimi’nden Cumhuriyet’e

Sonraki Haber

Hizbullah’ın yeni lideri Naim Kasım

Ercüment TUNÇALP

Ercüment TUNÇALP

Benzer Yazılar

Coşkun KARTAL

Bir Haber ve Basın Özgürlüğünü Sakıncalı Bulanlar

28/07/2026
Ercüment TUNÇALP

Kılıçdaroğlu’nu Yeni Tanıyanlar İçin…

26/07/2026
YENİ Parti Resmen Açıklandı
Manşet

YENİ Parti Resmen Açıklandı

24/07/2026
Ercüment TUNÇALP

İki Ülkede İki Alışveriş (43) Malta

24/07/2026
Manşet

CHP’ye yazık olmasın…

23/07/2026
Cezaevindeki Gazeteciler Listesi
Cezaevindeki Gazeteciler

Cezaevindeki Gazeteciler Listesi

23/07/2026
Sonraki Haber
Hizbullah’ın yeni lideri Naim Kasım

Hizbullah'ın yeni lideri Naim Kasım

Bizi Takip Edin

  • Çok Okunanlar
  • Yorumlar
  • En Son

Eski Partiler Yeni Partiler ve Siyasetin Dizaynı!

23/07/2026

Kılıçdaroğlu’nu Yeni Tanıyanlar İçin…

26/07/2026

Bir Haber ve Basın Özgürlüğünü Sakıncalı Bulanlar

28/07/2026

CHP’ye yazık olmasın…

23/07/2026

Bir Haber ve Basın Özgürlüğünü Sakıncalı Bulanlar

28/07/2026

Kılıçdaroğlu’nu Yeni Tanıyanlar İçin…

26/07/2026
YENİ Parti Resmen Açıklandı

YENİ Parti Resmen Açıklandı

24/07/2026

İki Ülkede İki Alışveriş (43) Malta

24/07/2026

Son Haberler

Bir Haber ve Basın Özgürlüğünü Sakıncalı Bulanlar

28/07/2026

Kılıçdaroğlu’nu Yeni Tanıyanlar İçin…

26/07/2026
YENİ Parti Resmen Açıklandı

YENİ Parti Resmen Açıklandı

24/07/2026

İki Ülkede İki Alışveriş (43) Malta

24/07/2026
Biz Haberiz

Takip Et

Kategoriye Göre Arayın

  • Ali TARTANOĞLU
  • Attila AŞUT
  • Ayşe ÖZER
  • Banu MERTYÜREK GÜLER
  • Belgeler
  • Bilim-Teknoloji
  • Can Dostlarımız
  • Çeviriler
  • Çevre
  • Cezaevindeki Gazeteciler
  • Corona Yazıları
  • Coşkun KARTAL
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Emek
  • Ercüment TUNÇALP
  • Genel
  • Grev
  • Güncel
  • İnsan Hak.E.B
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Kültür Sanat
  • Manşet
  • Medya
  • Nusret ERTÜRK
  • Öldürülen Gazeteciler
  • Orhan AYDIN
  • Politika
  • Rahmi YILDIRIM
  • Sağlık
  • Saim TOKAÇOĞLU
  • Seda YİĞİT
  • Sezai BAYAR
  • Tarım
  • Video
  • Yazarlar
  • Yitirdiklerimiz

Son Haberler

Bir Haber ve Basın Özgürlüğünü Sakıncalı Bulanlar

28/07/2026

Kılıçdaroğlu’nu Yeni Tanıyanlar İçin…

26/07/2026
  • Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.