Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yeni bir saray oyunu ile karşı karşıyayız. Yargıyı sopa olarak kullanarak, milli iradeye darbe vurarak, bir şekli ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne çökmek istiyorlar” dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görevden alınacağı iddiaları konusunda uyarılarda bulundu, “komplolardan” söz etti, Sinan Ateş cinayetine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması satırbaşlarıyla şöyle:
“-Birlikteyiz, altı lider birlikteyiz. Demokrasi için bir araya geldik. Ülkemize huzur gelsin diye bir araya geldik. Toplumda kaynaşma olsun, ama kamplaşma olmasın diye bir araya geldik. Kadın ve erkek ayrımı olmasın diye bir araya geldik. Kucaklaştık, geçmişin acılarını sarmaya çalıştık. ‘Helalleşme, kucaklaşma’ dedik. ‘Adalet’ dedik. Bütün bunları dillendiriyoruz ve dillendirmeye de devam edeceğiz.”
“-Demokrasi kadar güzel bir şey yok. Demokrasilerde medya özgür olacak, havuz medyası diye bir şey olmayacak. Saray tarafından beslenen bir medya olmayacak. Ama o medya da özgürce bizi eleştirebilecek. O olanağı onlara sağlayacağız.”
“-Devlette liyakati yok ettiler. Rüşvetçilerden, uyuşturucu baronlarından bu ülkeyi, göreceksiniz 2023’te, seçimlerden sonra temizleyeceğiz.”
“-Gençlerimiz, sınava girdikten sonra ‘dayın var mı, torpilin var mı’ arayışına asla girmeyecek. Sınava girecek, kazandığı zaman sözlü sınav olmayacak, kazandığı taktirde görevine hemen başlayacak.”
“-Torpil denen bir kuralı tamamen değiştireceğiz. Yeni bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Altı partiyiz, doğru; altı ayrı partiyiz, doğru ama aynı felsefeden hareket ediyoruz demokrasi konusunda.”
“-Neyi nasıl yapacağımızı biliyoruz. Neyi nasıl yapacağımızı bugünden oturup çalışıyoruz. Sadece liderler değil, onun altında ekipler çalışıyor. Güzel şeyler yapacağız, güzel şeyleri hayata geçireceğiz.”
“-Eğer kul hakkına herkes saygı gösteriyorsa, kul hakkı yemenin en büyük günah olduğuna toplum olarak inanıyorsanız ‘kul hakkı yiyenleri iktidardan göndereceğiz; yemeyen insanları, dürüst ve namuslu insanları iktidara getireceğiz’ demelisiniz.”
“-Biz, terörün olmadığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Terör dolayısıyla çok ağır bedeller ödendi. Masum çocuklarımız, kadınlar, kızlar hayatlarını kaybettiler. Türkiye’yi buradan çıkaracağız. Demokrasinin olduğu, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, ama terörün sıfırlandığı bir Türkiye inşa edeceğiz.”
“-Biz, bütün komşularımız ile barış içinde yaşayacağız. Hiç kimseyi, hiçbir komşumuzu düşman olarak görmeyeceğiz. Türkiye, bölgesinin en güçlü ülkesi olacak, göreceksiniz. Sadece bunu Türkiye görmeyecek, dünya da görecek bunu.”
“Haksız yere yatanlar var”
“-Bu ülkenin hapishanelerinde haksız yere yatanlar var. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Mücella Yapıcı, Çiğdem Utku, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman… Haksız yere yatıyorlar bunlar. Adaleti savunmazsanız siyaset yapmanızın mantığı yoktur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa hiçbir haksızlığı mazur görmeyeceğiz. Her haksızlığa karşı itirazımızı yapacağız.”
“-85 milyon yurttaşıma sesleniyorum. Asla karamsarlığa kapılmayın. Bütün bu haksızlıkları görüyor ve yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz. Ama asla karamsarlığa kapılmayacağız. Sandık geldiğinde gideceğiz ve bir zulüm iktidarına son vereceğiz. Hiç kimse endişe etmesin. Az kaldı, geliyor gelmekte olan.”
Sinan Ateş suikastı
“-Bu ülkenin Başkent’inde bir suikast gerçekleşti: Sinan Ateş. Genç bir babayı öldürdüler. Ülkücü hareketin en değerli isimlerinden birisiydi. Akademisyendi, milliyetçiydi, inançlıydı, Atatürkçüydü. İki kız çocuğunun babasıydı, değerli eşi vardı. Bunu Ankara’nın göbeğinde katlettiler.”
“-Sabırla sonucu bekliyoruz. Tabii ki bize de bilgiler akıyor. Biz, bunun farkındayız. Tabii ki çok şey biliyoruz bu konu ile ilgili olarak. Bu işten ne kadar pis kokuların geldiğinin de farkındayız. Bunu hissediyor ve biliyoruz. Bize duyuruyorlar.”
“-Görevliler işini yapsın diye şimdilik sesimizi çıkarmıyoruz. Bu ülkenin namuslu polisleri görevini yapsın diye şimdilik sesimizi çıkarmıyoruz.”
“-Bakınız, saraydan tık yok. Sarayın stepnesi ise sanki en değerli evlatlarından biri öldürülmemiş gibi tek kelime etmiyor. Kendi evladına dahi sahip çıkamıyor. Bu cinayeti görmezlikten gelemezler, susarak bu işi geçiştiremezler.”
“Kumpas var”
“-Birinci kumpas; ‘Efendim Ekrem Bey birisine ya da Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret etmiş’ diye savcı iddianame hazırladı. Aslında söylenen YSK değil, açıkça söylendi zaten. Muhatabı olan, bizim ‘Fotoroman’ dediğimiz kişi, yani Süleyman. Fotoroman Süleyman. Yüksek Seçim Kurulu; ‘Hayır, bu size söylendi’. Arkasından gitti dosya, namuslu bir hâkimin önüne gitti. Namuslu hâkim, oturacak dosyasına bakacak, adalet neyi gerektirirse onu gerektirecek. Fakat bu hâkimi değiştirdiler. Aldılar, Samsun’a sürdüler.”
“-Bu hâkimin söylediği bazı şeyler var. Bugün öğleden sonra, söyledim, grup başkanvekillerimiz ve bazı hukukçu milletvekillerimiz Adalet Bakanlığı’na gidecekler. Samsun’a sürülen hâkimin iddiaları konusunda soruşturma açılmasını istiyoruz. Soruşturma açılsın. Soruşturma açılmazsa Adalet Bakanı da bu kumpasın içindedir.”
“-Gerçekleri bilmeye sadece benim değil, 85 milyonun hakkı var. Hâkim hangi gerekçe ile sürüldü? Hâkime kim söyledi, ‘Biz istinafı da ayarladık, meraklanma, orası da mahkûm edecek’ diye. Sarayın sofrasına oturan hâkimin kararına itibar edilmez, bunu herkesin bilmesi lazım. Karar, hâkimin kararı değil, sarayın kararıdır. Bir hâkim iradesini saraya ipotek etmişse, ona hâkim denmez. Onun hâkimlik ile ilgisi yoktur.”
“-Buradan bütün hâkim ve savcılara da sesleniyorum. Görevinizi Anayasa’nın öngördüğü hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatinize göre yapıyorsanız başımın üstünde yeriniz var. Ama yapmıyor da saraydan talimat alıp kendinize göre hukuk oluşturuyorsanız bunun hesabını yeri ve zamanı gelince vereceksiniz.”
“-Ayarını bozduğunuz kantarın sizi de tartacağını asla unutmayacaksınız. Adalet terazisini bozdunuz.”
İstanbul soruşturması
“-İkinci kumpas; ‘Efendim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde teröristler ve terörle iltisaklı kişiler çalışıyormuş’. 9 Aralık 2021’de bunu bizim Fotoroman söylüyor, ‘Bu kadar terörist çalışıyor sizde’ diye. Sonra bu rakamı bin 668’e çıkarıyor.”
“-Bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, doğal olarak bir yazı yazıyor; ‘Burada böyle bir iddia var. Siz İçişleri Bakanı’sınız, dolayısıyla sizin istihbarat örgütleriniz var. Böyle kişiler varsa bize bildirin, gereğini yapalım.’ ‘Siz yapamazsınız’ deniyor. ‘Size cevap vermeyiz’ deniyor.”
“-Hem suçlayacaksın, ‘bana bildir’ dediği zaman da ‘sana bildirmiyorum’ diyeceksin. Şimdi bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, herkes elini vicdanına koyup düşünsün bir. İtham ediyorsun, belediye başkanı diyor ‘Bana isimleri bildir’, ‘Ben sana bildirmem’ diyor. O zaman diyor ki ‘Siz işlem yapın. İçişleri Bakanı’sın, istihbarat örgütün var. Kimse bu adamlar, yakala hepsini ve gereğini yap.’ ‘Sonra yapacağım’ diyor.”
“Kimi suçluyorsun sen?”
“-Akıl var, mantık var. Ne için güvenlik soruşturması yapamıyorlar? Çünkü Anayasa Mahkemesi ilgili yasayı iptal etmiş. İptal edince böyle bir soruşturma olmaz.”
“-İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne yapıyor? Eleman alacak değil mi? ‘Git, savcılıktan iyi hal kâğıdı al’ diyor.”
“-Eğer sen terörist arıyorsan, birisini suçlayacaksan o kişilere iyi hal kâğıdı veren savcıyı suçlaman lazım. Belgeyi veren savcı. Kimi suçluyorsun sen?”
“-Kaldı ki Ekrem Bey’den önce bir dönem Mevlüt Uysal İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı. Vali de kısa bir süre belediye başkanlığı yaptı, iki seçim arasında. O dönemde 4 bin 116 kişi göreve başlamış. Bin 800’ü için ne güvenlik soruşturması ne de arşiv soruşturması; hiç yapılmamış. Bunlarla ilgili olarak hiçbir şey yok. Peki ne yapıyorlar?’
“-Birinci kumpasta dedim ya hâkimi değiştirdiler, oraya bir saray hâkim getirdiler. Burada da müfettişi değiştirdiler, sağlık nedeni ile müfettiş ayrılmak zorunda kaldı oradan. Yerine AK Parti’den milletvekili adayı olan birisini getirdiler ve o da bu raporu düzenliyor. Tam bir kumpas.”
“Kemal Bey’den sabır beklemesinler”
“-Yeni bir saray oyunu ile karşı karşıyayız. Yargıyı sopa olarak kullanarak, milli iradeye darbe vurarak, bir şekli ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne çökmek istiyorlar.”
“-Amaçları, seçime İstanbul’un kaynaklarını kullanarak girmek. Ekrem İmamoğlu’na kurulan komplonun tek sebebi budur. Şimdi görüyoruz ki işi kayyuma kadar götürme hevesindeler.”
“-Kısa ve net uyarılarda bulanacağım. Ekrem Başkan’ımıza bu komployu devam ettirirlerse, Allah korusun kayyum atama aptallığına girişirlerse bunu, bir diktatörün halkına uyguladığı terörizm olarak kabul edeceğiz ve öyle göreceğiz. Bu terörizme karşı olabilecek her türlü mücadeleyi vereceğiz. Bunu yapmaya kalkarlarsa kimse daha fazla Bay Kemal’den sabır beklemesin. Açık ve net söylüyorum.”
“-Sakın bu hataya düşmesinler. Vallahi de billahi de cehennemin kapılarını açarlar. Hiç kimse için iyi olmaz.”
Enflasyon rakamı
“-ENAG’a göre enflasyon yüzde 138. İstanbul Ticaret Odası’na göre enflasyon -ki başkanı sarayın çok yakınıdır- yüzde 93. TÜİK’e göre yüzde 64.”
“-Zammı neye göre verecekler? TÜİK’e göre. Kimin hakkı yeniyor? Memur, işçi, emeklinin. Buradan memurlara, işçilere, emeklilere, dul ve yetimlere sesleniyorum. Kul hakkını yedirmeyeceğiz. Bunun mücadelesini vereceğim.”
“-TÜİK’i kullanmaları, kul hakkı yemektir. Bir taraftan verip, öbür taraftan daha büyük tekrar geri almak bu parayı. Buna izin vermeyeceğiz.”







