• Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Biz Haberiz
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Biz Haberiz
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Anasayfa Yazarlar Ercüment TUNÇALP

Marmara Denizi’nden manzaralar

Ercüment TUNÇALP Yazar: Ercüment TUNÇALP
05/06/2021
Kategori: Ercüment TUNÇALP, Manşet, Yazarlar
0
0
PAYLAŞIM
84
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'da PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Konumuz Marmara Denizi’ni işgal eden ‘müsilaj’ veya diğer adıyla ‘deniz salyası’ denen çevre felaketi…

Bu kötü manzaraları fotoğraflamadım, zira medyada bol miktarda gördük. Oturduğum semt Fenerbahçe. Emekli bir yürüyüş meraklısı olarak günlük parkurumu 2 ayrı etapta gerçekleştiriyorum. Birincisi Dereağzı’ndan Fenerbahçe burnundaki parkın sonuna kadar, ikincisi Fenerbahçe Orduevi’nden Caddebostan Migros önüne kadar. Gidiş-dönüş 8-9 kilometrelik kıyıya paralel yürüyüş yolunda 2 ay önceye kadarki manzara keyif vericiydi…

Şimdi mi?

Baştan söyleyeyim, hepimizin başı sağ olsun Marmara Denizi’ni kaybettik!

Manzara berbat; deniz suyunu tahlil etmeye bile gerek yok, suyun üzerindeki pislik adacıkları her türlü denizle buluşmayı engelliyor.

Hava lodos olduğunda denizin rengi açık kahverengi, poyraz olduğunda ise yemyeşil ve bulanık. Dün hava poyraza dönünce bir arkadaş sevindi ve “salyalar Adalar’a gitti” diye memnuniyetini ifade etti.

Kendisine, “denize beline kadar gir ve ayaklarını görebiliyor musun bir bak” dedim. Arkadaş buna bile şükrettiğini söyledi…

İkinci etap olarak belirttiğim sahil bandında İstanbul Belediyesi’nin 2 adet plajı var. İkisi de yaza hazır. Duşlar, giyinme kabinleri, büfeler, şezlonglar ve şemsiyeler yerleştirilmiş, denize güvenlik şeridi çekilmiş.

Yani Belediye görevini fazlasıyla yapmış, kutlamak gerekir.

Ama ortada deniz yok!

Büyük Kulüp’ün denize uzanan bir iskelesi ve güneşlenme terası var. Orada da hummalı bir faaliyet göze çarpıyor. Denebilir ki; denize girilmese de güneşlenmek yeter, bunalınca duş alarak idare edilebilir.

Peki kokuyu ne yapacağız?

Şimdilik yok ama çevre mühendisi bir arkadaş 2 ay sonrası için müjdeyi verdi.

Bitmedi!

Hem Kalamış Marina’nın hem de Fenerbahçe Marina’nın içi dışardan daha berbat. Tekneleri denize çıkartmayı bırakınız, yerinde çalıştırmak bile riskli görünüyor. Hadi keyif için tekneyi kullanamayanları geçelim, balıkçıları da aynı risk (motorun soğutma suyuna karışma) bekliyor. Bu meslek erbabı denize açılamayacağına mı yansın, balık kalmadığına mı üzülsün o aşamaya gelmiş bulunuyorlar.

Denizin içini de televizyonlardan izledik. Yüzeyde adacıklar halinde yüzen deniz salyası, deniz dibini jel görünümünde sarmış durumdadır. Poyraz havada yüzeydeki kirlilik yer değiştirse de diptekilerin sabit kalacağı çok açık. Dolayısıyla kirlenme bir gün dursa bile şimdiye kadarki tahribat telafi edilemeyecek seviyelere ulaşmıştır.

Peki bu duruma nasıl geldik?

Denizin intiharı bu sene aniden gerçekleşmiş görünse de bizi bu duruma ilgili kurumların umursamazlığı getirdi.

Uzmanlara göre; Marmara’ya akan dereler birer atık su kanalıdır. Evsel ve kanalizasyon atıklarının derin deşarj yoluyla (sanki derine gönderince yok oluyor) veya basit arıtma yöntemleriyle denize verilmesi bu iç denizi foseptik haline getirmiştir. (Kaynak: Doç. Dr. Muharrem Balcı)

Görsel olarak yönetmeliğe uygun hazırlanmış arıtma tesislerinin görevlerini yapmadığını Dil deresi ve Kurbağalıdere üzerinden çok yazdım. En az okunan yazılarım olduğunu söyleyebilirim. Belki çevreye duyarlık konusunda fikir verebilir.

Yakında “Kanal İstanbul” gerçekleşince Tuna Nehrinin pisliği de Marmara Denizi’ne akacak. 10 ülkeden geçen bu nehrin en az 5 ülkedeki siyaha yakın rengini bizzat gördüm. Tuna nehrinin taşıdığı suyun bizim nehirlerimizin toplamından 10 kat daha kirli olduğu ve aşırı miktarda azot ve fosfor içerdiği resmi kaynaklar tarafından açıklanıyor. Bu kirlilik yükünün yüzde 50’sinin Marmara Denizi’ne de taşındığı uzman görüşüdür. Üstelik boğazdaki ters akıntının yerine, insan eliyle yapılacak bir deniz yolundan bütün pisliğin direkt Marmara’ya taşınacağı çok kolay anlaşılabilir bir durumdur.

Bitmedi!

Benzer kirlenme Çanakkale Boğazı’ndan geçerek Kuzey Ege’ye de ulaşmış bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda Çeşme, Bodrum, Marmaris gibi turist beklediğimiz kıyılar da bundan nasibini alacak, muhtemelen Yunanistan ile bir sorunumuz daha olacaktır.

Bugün medyada, deniz üstünden ve altından verilen görüntülerin, bütün sahil şeridimiz için turizmi olumsuz etkileyeceği bir varsayım değildir.

Çünkü ortada “şüyuu vukuundan beter” bir durum söz konusudur. Kirlenmenin yoğun olduğu adresi ve derecesini göremeyen bir yabancı, söylentilerden etkilenir ve risk beklemediği küresel alternatiflere yönelebilir. Zira dünyada hâlâ insan oğlunun kirletemediği denizler mevcuttur.

Yani hemen ve hiç beklemeden en sert tedbirlerin alınma zamanıdır.

Zaten geç kalındığı ortada iken, bir tarafından başladığımızı acilen dünyaya göstermemiz gerekiyor.

Tags: CaddebostanÇanakkale Boğazıdeniz salyasıDereağzıFenerbahçe MarinaKalamış MarinaKanal İstanbulkirlilikKuzey EgeMarmara DeniziMuharrem BalcımüsilajTuna Nehri
Önceki Haber

Redd grubunun solisti Doğan Duru: “İsyan etme noktasındayız, edelim”

Sonraki Haber

“Sahibinden satılık özel okul” sayısı arttı

Ercüment TUNÇALP

Ercüment TUNÇALP

Benzer Yazılar

Ercüment TUNÇALP

Kuru Soğan ve Plansız Üretim

20/07/2026
Ercüment TUNÇALP

Fiş Almayan Müşteriler!

17/07/2026
Ercüment TUNÇALP

PMI Verisi Ne Söylüyor?

13/07/2026
Ercüment TUNÇALP

İki Ülkede İki Alışveriş (42) Avusturya

10/07/2026
Fotoğraf: Mehmet Özer
Kültür Sanat

Şair Ahmet Telli’yi kaybettik

10/07/2026
Ercüment TUNÇALP

Muz Üreticisinin Fiyat Şikâyeti!

06/07/2026
Sonraki Haber
satilik ozel okul

"Sahibinden satılık özel okul" sayısı arttı

Bizi Takip Edin

  • Çok Okunanlar
  • Yorumlar
  • En Son
NESLİHAN GENCE ÜSTEL

NESLİHAN GENCE ÜSTEL

15/06/1991

Tayyip’in Ağzına Biber, Milletin Ağzına Torba

15/07/2014

Kuru Soğan ve Plansız Üretim

20/07/2026

Fotoğrafın Resim Hali

13/07/2024

Kuru Soğan ve Plansız Üretim

20/07/2026

Fiş Almayan Müşteriler!

17/07/2026

PMI Verisi Ne Söylüyor?

13/07/2026

İki Ülkede İki Alışveriş (42) Avusturya

10/07/2026

Son Haberler

Kuru Soğan ve Plansız Üretim

20/07/2026

Fiş Almayan Müşteriler!

17/07/2026

PMI Verisi Ne Söylüyor?

13/07/2026

İki Ülkede İki Alışveriş (42) Avusturya

10/07/2026
Biz Haberiz

Takip Et

Kategoriye Göre Arayın

  • Ali TARTANOĞLU
  • Attila AŞUT
  • Ayşe ÖZER
  • Banu MERTYÜREK GÜLER
  • Belgeler
  • Bilim-Teknoloji
  • Can Dostlarımız
  • Çeviriler
  • Çevre
  • Cezaevindeki Gazeteciler
  • Corona Yazıları
  • Coşkun KARTAL
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Emek
  • Ercüment TUNÇALP
  • Genel
  • Grev
  • Güncel
  • İnsan Hak.E.B
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Kültür Sanat
  • Manşet
  • Medya
  • Nusret ERTÜRK
  • Öldürülen Gazeteciler
  • Orhan AYDIN
  • Politika
  • Rahmi YILDIRIM
  • Sağlık
  • Saim TOKAÇOĞLU
  • Seda YİĞİT
  • Sezai BAYAR
  • Tarım
  • Video
  • Yazarlar
  • Yitirdiklerimiz

Son Haberler

Kuru Soğan ve Plansız Üretim

20/07/2026

Fiş Almayan Müşteriler!

17/07/2026
  • Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.