• Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Biz Haberiz
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Biz Haberiz
No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
Anasayfa Yazarlar Saim TOKAÇOĞLU

Nükleer işbirlikçiler

Saim TOKAÇOĞLU Yazar: Saim TOKAÇOĞLU
11/07/2006
Kategori: Saim TOKAÇOĞLU, Yazarlar
0
0
PAYLAŞIM
10
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'da PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin birçok bölgesinde uzun süreli elektrik kesintileri yapıldı. Saatlerce karanlıkta kalan yerler oldu. Elektrik kesintileri nedeniyle, nükleer enerji yine gündemde ilk sıralara taşındı. Kabul etmek gerek, elektrik üretimimiz ihtiyacımızı karşılamaktan çok uzak. Yatırım yapılmaz, elektrik enerjisi üretimi artmazsa, geçmiş yıllarda yapılan programlı kesintiler kapımızda. Durum böyle olunca, nükleer enerjiyi savunanlara da gün doğdu. Onlara göre, karanlıkta kalmamamızın tek çaresi nükleer enerji santraları. Başka da çözüm yok. Kuracaksınız nükleer santralı, elektrik sorunu çözülecek. Nükleer enerjiyi savunanlar, belli ki doğal enerji kaynaklarımızdan habersizler.

Çoruh, Zap Suyu ve diğerleri

Yıllar önce Elektrik İşleri Etüt İdaresi için bir film çalışması yaptık. Jeofizik mühendisi Cihangir Ergene ile birlikte karış karış bütün akarsu havzalarımızı dolaştık. Geceleri EİEİ kamplarında konaklıyorduk. Kamplardan birinde mühendis arkadaşlardan biri, Zap’ın delice akan suyuna bir otomobil dinamosu sallandırmış, bu dinamonun ürettiği elektrikle aküleri dolduruyor ve kampın aydınlanmasını sağlıyordu. O kadar deli akıyordu ki su, başka bir şey yapmaya gerek kalmadan kendi hızı yetiyordu dinamoyu çevirebilmek için. Zap Suyu o kadar dik, o kadar yüksek kayalıkların arasından akıyordu ki, güneşi görebildiğinizde saat neredeyse öğlene yaklaşıyordu. “İlle de nükleer santral” isteyenlerin, özellikle Zap Suyu ve Çoruh havzasını görmeleri gerekli. Yanlış hatırlamıyorsam Zap Suyu kenarındaydık. Cihangir Ergene, “Yalnızca bu havzada kaç adet doğal baraj yeri var tahmin et” dedi. Çekine çekine “20-25 olabilir” diyerek bir tahminde bulundum. Güldü ve “Tam 102 adet” dedi. “Sondajlarını tamamladığımız, yerine karar verilmiş tam 102 doğal baraj yeri var bu havzada. Doğa yapısı o kadar uygun ki, kayalıkların arasına bir bend çektiğinde baraj hazır. Elektrik de üretirsin, sulamada da kullanırsın.”

Bu inat neden?

Barajların bizim gibi nüfusunun önemli kısmı kırsal alanda yaşayan ülkelerde yaşamsal önemi var. Belki de en verimli topraklarımız, Harran ovası. Harran denilince aklımıza susuzluktan çatlamış, yarılmış topraklar gelirdi aklımıza. Atatürk barajı değiştirmedi mi o toprakların kaderini? Yıllardır gözümüzün önünden çığlıklar atarak akıp gidiyor Zap Suyu, Çoruh… Biz ne yapıyoruz? “Su akar, Türk bakar” sözünü haklı çıkarmak için yarışıyoruz. Barajları yapacak kaynaklarımız var, kimseye muhtaç değiliz. Türk inşaat firmaları yabancı ülkelerde baraj üstüne baraj yapıyorlar. Hidroelektrik santralarının yapımı da öyle. Akan su bizim, dışarıya bağımlı değiliz. O zaman neden bu inat? Türk mühendisleri 70 yıldır enerji kaynaklarımızı inceliyorlar, yaz demeden kış demeden canlarını ortaya koyarak çalışıyorlar. Rüzgâr enerjisinden güneş enerjisine, biyolojik enerjiden hidrojen enerjisine kadar yararlanabileceğimiz her şeyi inceliyorlar. Türkiye’nin her santimetrekaresini avuçlarının içi gibi biliyorlar. “Nükleer santral” dediğiniz zaman tüyleri diken diken oluyor hepsinin. Çünkü riskleri bir tarafa, nükleer enerji üretimi demek, ABD’ye bağımlılık demek aynı zamanda. Bakanlar Kurulu’nun onayladığı nükleer işbirliği anlaşmasıyla, kullanacağınız uranyumun miktarına da, hangi düzeyde zenginleştirilmiş olacağına da ABD karar verecek.

Çernobil demek kanser demek

26 Nisan 1986… Bu tarih, nükleer santral yanlılarına bir şey anlatmıyorsa, söylenecek söz yok! Binlerce bilimsel araştırma yapıldı Çernobil kazasından sonra. Hepsinin birleştiği nokta, radyasyon yüklü bulutların uğradığı her yerde kanser vakalarının arttığı. 20 yıl geçti, Çernobil hâlâ tehlike saçıyor. Çernobil’de bulunan 180 ton nükleer yakıtın yaydığı yüksek radyoaktiviteyi engelleyebilmek için 250 bin ton beton kullanıldı. Yetmedi, çünkü zaman içinde bu beton zırh da çatlamaya başladı. Tekrar beton bir zırhla daha kaplanması gerekiyor ama maliyet çok yüksek olduğu için yapılamıyor.

Çinko kaplı tabutlar

Çernobil kazasında aşırı radyasyon nedeniyle ölenlerin cansız bedenleri bile radyasyon saçıyordu. Derin mezarlar kazıldı, kalın betonlar döküldü… Çinko kaplanmış tabutlar içinde gömüldüler. Çocuklarımızın, bizden sonraki nesillerin aynı akıbetle karşı karşıya kalmamaları için, nükleer santralarla asla izin vermemeliyiz. Nükleer santral yapılmasına izin vermek, seyirci kalmak bu ülkeye ihanettir.

Ve bir dostun ardından…

Sevgili Mehmet Akan da aramızdan ayrıldı. Yazdı, yönetti, oynadı… Söylenecek çok sözü vardı, sakınmadı… Yıllardır çok şey söyledi bizlere. Ama eminim en çok heyecanlandığı, mutlu olduğu oyun, kendisinin yazdığı ve yönettiği “Bedreddin”di (2004-2005, Taksim Sahnesi). “Armut dibine düştü” diyordu, biricik kızı Şirvan sahnedeydi nihayet. Bıraktığı yerden o devam edecek, söyleyemediklerini o söyleyecek artık…

Tags: ÇernobilCihangir ErgeneÇoruhEİEİMehmet AkanŞeyh BedreddinŞirvan AkanZap Suyu
Önceki Haber

Ayşeler Fatmalar

Sonraki Haber

Fetullah ve TSK

Saim TOKAÇOĞLU

Saim TOKAÇOĞLU

Benzer Yazılar

Coşkun KARTAL

1 Mayıs Bahar Bayramını Bitiren Tiyatro Oyunu!

01/05/2026
Coşkun KARTAL

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
Ercüment TUNÇALP

İki Ülkede İki Alışveriş (36) Hırvatistan

27/04/2026
Manşet

Barrack diye biri…

26/04/2026
Ercüment TUNÇALP

Gıda Tedarik Zinciri Alarm Veriyor!

24/04/2026
Ercüment TUNÇALP

Ekonomik Sorunların Nedeni Savaş (mı?)

21/04/2026
Sonraki Haber

Fetullah ve TSK

Bizi Takip Edin

  • Çok Okunanlar
  • Yorumlar
  • En Son

Barrack diye biri…

26/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026

1 Mayıs Bahar Bayramını Bitiren Tiyatro Oyunu!

01/05/2026

1 Mayıs Bahar Bayramını Bitiren Tiyatro Oyunu!

01/05/2026
Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026

Son Haberler

1 Mayıs Bahar Bayramını Bitiren Tiyatro Oyunu!

01/05/2026
Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026

Densizliklerin En Etkili Çözümü

28/04/2026
RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

RAHMİ YILDIRIM’I KAYBETTİK

28/04/2026
Biz Haberiz

Takip Et

Kategoriye Göre Arayın

  • Ali TARTANOĞLU
  • Attila AŞUT
  • Ayşe ÖZER
  • Banu MERTYÜREK GÜLER
  • Belgeler
  • Bilim-Teknoloji
  • Can Dostlarımız
  • Çeviriler
  • Çevre
  • Cezaevindeki Gazeteciler
  • Corona Yazıları
  • Coşkun KARTAL
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Emek
  • Ercüment TUNÇALP
  • Genel
  • Grev
  • Güncel
  • İnsan Hak.E.B
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Kültür Sanat
  • Manşet
  • Medya
  • Nusret ERTÜRK
  • Öldürülen Gazeteciler
  • Orhan AYDIN
  • Politika
  • Rahmi YILDIRIM
  • Sağlık
  • Saim TOKAÇOĞLU
  • Seda YİĞİT
  • Sezai BAYAR
  • Tarım
  • Video
  • Yazarlar
  • Yitirdiklerimiz

Son Haberler

1 Mayıs Bahar Bayramını Bitiren Tiyatro Oyunu!

01/05/2026
Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geriledi

30/04/2026
  • Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

No Result
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
    • Bilim-Teknoloji
    • Can Dostlarımız
    • Çevre
    • Eğitim
    • İnsan Hakları
    • Kadın
    • Sağlık
    • Tarım
  • Politika
  • Dünya
  • Emek
    • Emek Haberleri
    • Grev
  • Ekonomi
  • Medya
    • Medya
    • Cezaevindeki Gazeteciler
    • Öldürülen Gazeteciler
    • Yitirdiklerimiz
  • Kültür Sanat
  • Yazarlar
    • Ali TARTANOĞLU
    • Attila AŞUT
    • Ayşe ÖZER
    • Banu MERTYÜREK GÜLER
    • Ercüment TUNÇALP
    • Nusret ERTÜRK
    • Orhan AYDIN
    • Rahmi YILDIRIM
    • Saim TOKAÇOĞLU
    • Seda YİĞİT
    • Sezai BAYAR
  • Video
  • Belgeler
    • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    • OHAL – KHK
    • Son Mektuplar
  • Çeviriler
    • Corona Yazıları

© 2024 Biz Haberiz. Tüm Hakları Saklıdır.

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.