Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir okul ziyareti sırasında öğrencilere, atanmamış öğretmenleri açıkça karalamış ve kötülemişti. Geçen dönemdeki söyleminin bir benzerini de bu kez öğrencilerin yüzüne karşı yaptı. Atanmayan ya da özelde çalışan öğretmenler için “Onlar bizim sınavlarımızda başarılı olamıyor, gidip merdiven altı kurslar açıyorlar.” dedi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, yüz binlerce eğitim emekçisi MEB’in sorumsuz politikaları nedeniyle Yusuf Tekin’in sözünü ettiği merdiven altı ya da üstü kurumlarda sömürüldüğüne dikkat çekti.
Sendika, Tekin’in söylemini “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” olarak gördüklerini ifade ederek İstanbul Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusunda şu iddialara yer verildi;
“1. Genel Merkezi İstanbul’da bulunan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası usulüne uygun bir şekilde kurulmuş olup kurulduğu günden bu yana Türkiye çapında faaliyetlerini yürütmektedir.
Sendika Tüzüğü’nün 3. maddesi uyarınca 10 No.lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar iş kolu iş yerlerinde faaliyet gösterir.
2. Müvekkil sendika işyerlerinde örgütlenme ve sendikal çalışmalarda bulunmaktadır.
Sendikaların temel amaçları üyelerinin ve genel olarak çalışanların ekonomik hakları ile insan onuruna uygun çalışma koşullarının sağlanması ve yasal haklarının korunmasının yanında lehine yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ve takip etmektir. Bu çalışmanın özününde hem işverenlere hem de Devlete ve MEB’na yönelik bir tartışmayı gerektirdiği açıktır. Bu sebeple sendikamızın açıklama, tartışma, çatışma, işvereni ve sorumlu bakanlığı adil ücret ve sosyal hakları sağlaması, konusunda ikna etmeye çalışması hem genel anlamda ILO, AY ve yasalar ile güvence altına alınmış hem de tüzük hükümleri ile amaç olarak belirtilmiştir.
3. Özel Öğretim Kurumlarında ve devlet okullarında bakanlık tarafından verilen ders kitapları haricinde özel başkaca yayın/ders kitaplarının velilere satılması üzerine kamuoyunda yükselen eleştirilere karsı Bakan Yusuf Tekin, yayın sahipleri ve yayıncılık faaliyetinde bulunan kurumları, bunların alımını zorunlu tutan okul yönetimlerini, asıl sorumluları ya da bu işi yapanları değil öğretmenleri toplumun önünde hedef göstermiştir. Bu yayınları tüm ülkedeki kurumlara dağıtanlar, satanlar ve yayın evleri bellidir. Fakat bilinçli bir şekilde Yusuf Tekin yükselen eleştirilerin asıl sorumlulara yönelmemesi için öğretmenlik mesleğini, öğretmenleri hedef almıştır. Bir Milli Eğitim Bakanına yakışmayacak şekilde objektif yaklaşımdan yoksun taraflı söz ve söylemlerde bulunmuştur.
4. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 17.09.2025 tarihinde yaptığı açıklamada Özel Öğretim Kurumlarında çalışan öğretmenler için ”Kimin yazdığını bilmediğiniz ders kitapları. Kimin yazdığını bilmiyorsunuz. Size birileri diyor ki ‘çok güzel bir kitap.’ Bunu diyen kim? Kitabı yazan kim? Kitabı yazan bu konuları biliyor mu, kaç yıl öğretmenlik yapmış? Akademisyen mi? Bilmiyorsunuz. O kitaplara güvenmeyin. Ders kitabından başka bir şeye ihtiyacınız yok. Merdiven altında kurslar yapıyorlar. O kursları açanların büyük çoğunluğu, öğretmenleriniz gibi öğretmen olmak üzere buralara başvuruyorlar. Sınavı kazanamadıkları için öğretmen olamıyorlar. Gidiyor; merdiven altında kurs açıyorlar. Burada bu sınavı kazanmış, onlardan daha çalışkan, daha başarılı öğretmenleriniz varken, yıllarca öğretmenlik yapmış kişiler varken gidiyorsunuz. Akıl kârı bir iş değil” ‘ ifadelerini kullanmıştır.
5. Şüpheli daha önce yaptığı başka bir açıklamada yasal ve demokratik özlük haklarını talep eden özel öğretim kurumunda çalışan öğretmenlere yönelik benim sınavımdan başarılı olamadılar, benim öğretmenim değiller şeklinde hakaret ve aşağılayıcı nitelikte sözler kullanmıştır. Oysa Özel Öğretim Kurumlarında çalışan öğretmenler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi olup Milli Eğitim Bakanlığı’nın personelidirler.
6. Şüphelinin Öğretmenlik Mesleğine ve özellikle Özel Öğretim Kurumlarında çalışmak zorunda bırakılan Öğretmenlere yönelik periyodik ve sistematik olarak hakaret içeren söylemlerde bulunmaktadır. Özel öğretim kurumlarında çalışan, işsiz kalan, mülakatlarda hakkı gasp edilen yüz binlerce öğretmenin sorunlarını çözmesi gereken muhatap olan Milli Eğitim Bakanı çözümün aksine atanmayan öğretmenlere hakaret etmekte, toplum önünde küçük düşürmekte ve toplum tarafından öğretmenlere yönelik kin ve nefreti körüklemektedir. Öğretmenlerin atanmamasının nedeni başarısızlık değil atama sayılarının düşürülmesidir. Zira devlet okullarında yüz bine yakın ücretli öğretmen çalıştırılmaktadır. Bunlar da atanmayan öğretmenlerdir. Atanmayan öğretmenler sadece özel öğretim kurumlarında değil Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki devlet okullarında da çalışmaktadırlar. Bakan yaptığı açıklamayla bir bakıma ücretli öğretmenlik sisteminde çalıştırdığı öğretmenleri de ”sınavda başarısız” olanlar kitlesine dahil ederek aşağılamıştır. Bakanın bu ifadesi ile devlet okulları da merdiven altı kurumlarla eş tutulmaktadır.
7. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle öğretmenlerin ve öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyici ifadeler kullanarak hakaret suçunu ve sistematik olarak öğretmenleri kamuoyu önünde hedef göstererek toplumun bir kesimini dahil olduğu meslek nedeniyle alenen aşağılama, nefret, ayrımcılık ve bu şekilde görevini kötüye kullanma suçlarını ve resen tespit edilecek suçları isleyen şüpheli Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKIN hakkında gerekli araştırmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını talep ederiz.”







