Her seçim öncesinde kararsızlar arasında yer alan bu satırların yazarı, bu seçim öncesinde de ‘kime oy vereceği konusunda’ henüz kararsız.
Ama ‘kime oy vermeyeceği konusunda’ kesin kararlı.
Bir sosyal demokrat parti düşünün ki; vicdani redcilerin ve asker kaçaklarının sığınma yeri olsun. Bir sosyal demokrat parti düşününki; dar gelirlinin değil para babasının umudu olsun.
Bir sosyal demokrat parti düşününki; şehit ailesinin yüzüne baka baka askerliği yazlık izci kampına çevirsin.
Bir sosyal demokrat parti düşünün ki; 450 gün ve gece gözünü kırpmayan asker ailesini kaderine küstürsün.
Peki en zor toplumsal uzlaşmanın sağlanacağı bu konuyu seçimden 2 ay önce gündeme getirmenin amacı ne olabilir ki?
Oyları artırmak. Ama o hesapta yanlışlık var. Asker kaçaklarının sayısını almışlar ve bunu ‘oy veren’ hanesine yazmışlar.
Şimdi buradan uyarıyorum. O hesaptan düşülmesi gerekenler de var. Kimler mi?
Vatanını milletini seven ve koşa koşa askerlik hizmetine giden, şimdi de bir siyasi parti tarafından ödüllendirilmek istenen(!) milyonlar…
Seçime 2 ay kala ve ayak üstü böyle bir kanunun çıkamayacağını teklifi veren bilmiyor mu?
Biliyor. “Biz istedik onlar yanaşmadı. Dolayısıyla sizin yeriniz bizim parti” diyecekler.
Bir de teklifin içine “yıllık geliri 12 bin tl den az” olan kesime ‘bedelsiz kıyağı’ koymuşlar.
Bunun mantık dışı ve komik bir zorlama olduğunu çocuklar bile görür. Askerlik hizmetini yapan çoğunluğun şartları budur. Asker sayısını sıfıra mı indireceksiniz?
Elbette bunun mümkün olmadığını kendileri de biliyorlar. “Biz istedik onlar komisyonda değiştirdiler” diyecekler. Tabii yerseniz.
Bu vatan hizmetini zamanında yapmış bir askerin babasıyım. Üç ayı Hatay’da, on iki ayı Van’da gerçekleşmiş bir görevi annesiyle birlikte biz de yaşadık. O görevdeyken biz de uyumadık.
‘Torpil’ denen ve bizde çok kullanılan kanalı denemeyi kendimize yediremedik. “Fakir fukaranın çocuğunun gittiği yere bizimki de gitsin” dedik. Ama buraya kadar.
Böyle düşündüğüm için beni enayi yerine kimse koyamaz. O teşebbüste bulunanlarla da mücadelemi sonuna kadar sürdürürüm.
Bilmem anlatabildim mi vatandaş olarak hissiyatımı?
Atatürk’ün partisi olarak sadece kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm işlerle vakit geçireceğinize, biraz da iktidar alternatifi olduğunuzu gösteren projelerle ortaya çıkarsanız, bizim gibi ortada kalmış seçmeni yanınıza çekme imkânı olur.







