Son senelerde dünyada düşen gıda fiyatlarının bizim ülkemize uğramadığını sık sık konu ettik. Dolar bazında bile dünyanın en pahalı ülkelerinden biri haline geldiğimizi kıyaslamalı örnekler üzerinden ortaya koyduk.
Şimdi de ilişikteki listede, ABD’de bire bir aynı alışverişin 2 seneye yakın zaman dilimi sonunda yüzde 2,5 ucuzladığını göreceksiniz. Atlanta’ya yerleşmiş olan tiyatro oyuncusu Erdem Baş, 20 ay ara ile aynı alışverişi Costco Hipermarket’ten tekrarladı ve aşağıda ayrıntısını anlatacağım sonuca ulaştı.
27 çeşit üründen oluşan alışveriş listesi Mart 2023’te 256,34 dolar tutarken, Kasım 2024’te yapılan alışveriş 249,92 dolar tutmuştur.
Görüleceği üzere;
- 20 ay ara ile 10 çeşit ürünün fiyatı değişmemiş, 8 ürünün fiyatı düşmüş, 9 ürünün fiyatı ise artmıştır.
- İkinci alışverişin tutarı 20 ay sonra 6,42 dolar düşük çıkmıştır. Bu da gıda fiyatları bizde artış rekorları kırarken, ABD’de nasıl gerilediğine işarettir.
- Kıyaslamalarda indirimli fiyatlar dikkate alınmamıştır. Örneğin Nutella’nın 13,89 dolarlık fiyatı yerine, 9,89 dolarlık indirimli fiyatını dikkate alsaydım, ikinci alışverişin tutarı daha da eksilecek ve fark 10,42 dolara çıkacaktı.
- Bizim yerli markalarımızın bile ABD marketlerinde daha ucuza satıldığını bir müddet önce bilgilerinize sunmuştum. Bu günkü kıyaslama ile de bizim fiyatlar 5. viteste ilerlerken, oradaki geri vitesin nasıl çalıştığını görmüş olacağız.
- Bizdeki enflasyonun yüzde 20’lere düşmesi bile yukarda belirttiğim farkın daha da açılmasını önleyemez. Zira enflasyonu yüzde 20’lerde yaşadığımız Ocak 2020 ve 2021 tarihleri arasında da Kanada’da yapılan benzer iki alışverişin ikincisinde fiş tutarı bir miktar düşüş göstermişti.
- Bu kıyaslamaları bize daha yakın gibi gözüken Macaristan, Bulgaristan ve Romanya ile de gerçekleştirsek, yakın tarihte yaptığımız çalışmalar bize çok benzer sonuçlara ulaşacağımızı gösteriyor.
- İlişikte 2 sene boyunca değişmeyen alışveriş giderinin bir asgari ücretli ABD vatandaşına ait olduğunu varsayalım. Ortalama 2.420 dolarlık gelirle (84.240 TL), maaş arttıkça refah da artmaktadır. Bizde ise maaş ne oranda artarsa artsın, fiyat artışlarına yetişilemediği için alım gücündeki düşüş garanti olmaktadır.
- ABD’de saatlik asgari ücret eyaletlere göre değişiklik göstermektedir.
- ABD’de ağırlık ölçü birimi olarak Libre (Lb) kullanılmaktadır. Yarım kilograma yakın (453 gr) bir ağırlığı ifade eder. ABD’de sıvı ölçümlerinde kullanılan 1 OZ karşılığı yaklaşık olarak 29,57 mililitredir (ml). Sıvılar için kullanılsa da gram karşılığı da vardır. 1 OZ karşılığı yaklaşık 28,35 gramdır (gr).
- Sonuç olarak; batı ülkelerinde 1-2 puanlık enflasyon oranlarını yok etmek için alınan tedbirler bizim ülkemizde o kadar önemsenmiyor. Esas problem aradaki büyük fark değil bu anlaşılmaz rahatlıktır. Yukardaki son sahnenin bize dönük en önemli neticesi; dış güçlerin (Dünya Bankası ve IMF) yazdığı Satınalma Gücü Paritesi (SAGP) masalının rakamsal olarak nasıl çöpe gitmesi gerektiğini göstermesidir. “İki ülkede iki alışveriş 13” başlıklı yazımda Türkiye alışverişinin tutarı, dolar bazında ABD alışverişinden yüzde 25 pahalı çıkmıştı. “İki ülkede iki alışveriş 14” başlıklı yazımda Türkiye alışverişi tutarı, dolar bazında ABD alışverişinden yüzde 28 daha pahalı çıkmıştı. “Yerli mallara uzaktan bakış” başlıklı yazımda; hem de yerli markalarımızın bile Türkiye’deki alışveriş tutarının, ABD alışverişinden yüzde 15 daha pahalı olduğu görülmüştü. Buraya kadarı vatandaşımızın cebinden fazla çıkan dolar bazındaki gider farkıdır.
Şimdi de her iki tarafın gelir farkına bakalım.
ABD’de 2023 yılında kişi başına düşen GSYH 81.630 dolar iken, Türkiye’nin kişi başına düşen GSYH’si ise 13.110 dolardır.
Kişibaşı geliri 6 kat fazla olan ABD vatandaşı, aynı alışveriş sepetini dolar bazında Türk vatandaşından daha ucuza elde ederken, nasıl oluyor da uydurma SAGP hesabına göre kişi başı gelir farkı yaklaşık 2 kata iniyor?
Çünkü bu hesaplamalarda ortak para birimi olarak ABD doları kullanıldığı için ABD’nin hem cari fiyatlarla hem de SAGP’ye göre geliri aynı kalıyor. Türkiye’nin geliri ise 42.921 dolara çıkıyor. Güya bu illüzyon ile de ABD vatandaşı ile Türk vatandaşı arasındaki gelir farkı 1,9 kata iniyor. Hani sıkılmasalar rahatça durumu eşitleyecekler. Bu hesap gelişmekte olan ülkeleri uyutma projesidir. Bu küresel kurumlar gerçek gelir seviyesini dikkate almadan sadece fiyat seviyeleri üzerinden (ki onun da doğruluğu tartışılır) satın alma gücü yaratmanın peşindedirler. Oysa eski yıllarda ‘fiyat düzeyi endeksi’nde Türkiye ucuz ülkeler arasındayken, son iki yıldır böyle değil ki…
Yazıyı tam bitirecekken, televizyonda bir sabah programına rastladım. Mesleği gazetecilik olan bir muhterem; sırf düşük oranlı asgari ücret artışını savunmak üzere, halkın da okumadığına ve araştırmadığına güvenerek, “Macaristan, Bulgaristan ve Romanya’da euro bazında net asgari ücret bizden düşüktür” yalanını söylemekten çekinmiyordu. Gerçeğini defalarca yazdım, tekrar ediyorum. Bizim 17.002 TL’ lik asgari ücretimiz 465 euro karşılığıdır ve neredeyse ortalama ücret yerine geçer. Macaristan asgari ücreti 675.27 EUR/ay dır (Kaynak: Eurostat). Üstelik bu ülkede asgari ücretli çalışan yok denecek kadar azdır. En düşük ücret 1.200 Euro karşılığıdır. Bulgaristan asgari ücreti 477,04 EUR/ay’dır (Eurostat). Bu sembolik bir azınlığın ücretidir.
Romanya asgari ücreti 743,37 EUR/ ay dır (Eurostat).
Bütün bunların yanında bizim asgari ücretlimizin gıda alışveriş tutarı dolar bazında yukardaki ülkelerin hepsinden pahalıdır.
TÜİK’in en taze verisi ile bitirelim. Kasım 2024’te TÜFE kapsamındaki ana harcama grupları içinde aylık bazda en yüksek artışı yüzde 5,10 ile gıda ve alkolsüz içeceklerde gördük. Yukarda saydığım ülkeler arasında; aylık değil, yıllık bile bu oranı yaşayan ülke yoktur. Aksine 20 ayı aşan zaman diliminde bazı şanslı ülke vatandaşlarının eksilen fiş tutarları vardır.
İşte sözün bittiği yer de burasıdır.






