Aksak Rekabet Piyasalarının Oluşumu

Serbest piyasa savunucularına göre tam rekabet piyasası koşulsuz ve sınırsız uygulanmalıdır. Yani “devletin ekonomiye müdahale etmediği, piyasanın kendi içinde bütün sorunları otomatik çözeceği bir dünya” hayal edilmektedir. Elbette ideal olan budur ama ülkemizde bu sistem işlememektedir. Aşağıda nedenlerini sunacağım.  

Hiçbir ülkede tam rekabet piyasası durup dururken bozulmaz. Zira spekülatörlerin ve fırsatçıların cirit attığı; fahiş fiyat, yanıltıcı reklam, sahte indirimler, taklit ve tağşişin olduğu bir pazarda tam rekabet şartları işlemez.  

Ayrıntılara bakalım:

  • Öncelikle piyasada fiyatları tek başlarına etkileyemeyecek kadar çok sayıda alıcı ve satıcının bulunması şarttır (atomisite koşulu). O durumda bile bazı satıcıların veya grupların güç birliği yapmayı akıllarından bile geçirmemeleri gerekir. Oysa en temel kategorilerden kırmızı et, sıvı yağ, unlu mamuller ve çikolata zaman zaman bu tip fırsatçı girişimlere açık olmakta ve bir türlü kırılamamaktadır. Yakın bir tarihte bu örnekleri izledik; Rekabet Kurumu devreye girerek gerekli cezaları kesti. Burada dikkat çekici husus, fiyatlandırmadaki amacın piyasaya uymak değil, piyasayı kendilerine uydurmak olduğu açıktır. Böylece kârın artırılması öncelikli hedef olmaktadır.

Bir müddet önce dünyanın en pahalı yeme içme fiyatlarının olduğu İstanbul Havalimanı’nı konu etmiştim. Oldukça da ilgi çekmişti.

Şimdi de İsviçre’den bir YouTuber aynı konu ile ilgili görüş aktarıyor:

Avrupa’nın en pahalı ülkesi İsviçre’de havaalanında kahve 5 frank, şehir içinde de 5 frank. Vatandaşımız havaalanında kendisine servis yapan garsona soruyor; “Burası havaalanı, daha pahalı olması gerekmez mi?” diye…  

Aldığı cevap, “Siz burada mecburiyetten bulunuyorsunuz. Sizin bu mecburiyetinizi fırsata çevirmek ahlaksızca olurdu. O nedenle biz sokakla aynı fiyata satıyoruz” oluyor.Yani garson aradaki farkın sadece fiyat olmadığını, ticari etik sorunu olduğunu da ders gibi ortaya koyuyor.

  • Tam rekabet piyasasında, firmaların piyasaya rahatça girebilmesi mümkün olmalıdır (mobilite koşulu). Ülkemizde üreticiler için piyasalara giriş o kadar kolay değildir. Yanlış anlaşılmasın; kamunun sınırlandırmasından bahsetmiyorum. “Pazar payı yeterliliği, uzun ödeme vadesi, yüksek raf bedeli” gibi ileri sürülen şartlar piyasalara girişi engellemektedir.
  • Diğer aksaklık, tam rekabet piyasasında alışverişe konu olan ürünlerin standart ve birbiriyle aynı olması (homojenlik koşulu) şartıdır. Zira tüketici ürünü alırken markalar arasında rahatça kıyaslama yapabilmelidir. Gözümüzde canlandıralım; çiçek balı alacaksınız, onlarca ayrı kaliteyi süzebilmeyi geçtim, hangisinin gerçek bal olduğunu bile anlamak kolay mı? Aynı durum et ve süt ürünlerinde de geçerlidir. İşte bunun için kalitesine güvenen fiyatı belirliyor, diğerleri de arkasına sıralanıyorlar. Fiyatlandırmadaki kaos da böyle oluşuyor ve tüketici içinden çıkamıyor.
  • Bir diğer aksaklık, alıcı ve satıcıların her bilgiye kolayca ulaşamadıkları (açıklık koşulu) durumdur. Bilgi edinmeyi de geçtim, yanıltma olması daha da risklidir. Örneğin Adana portakalını Finike portakalı olarak, Kars kaşar peynirini Trakya kaşar peyniri olarak, ABD menşeli cevizi yerli ceviz olarak satan birçok satıcı örneği vardır. İstenirse sadece bu konuya özel yüzlerce ürünü liste üzerinden; beyan edilen ile gerçeğini yan yana getirebiliriz.

Burada kategori lideri ve kaliteli bir kuruyemiş markasına ait en masum örneği vereceğim. Bu markanın karışık kuruyemiş fiyatları Migros’ta 180 gramı 333 TL, Boldy’de 122 gramı 226 TL’dir. Denebilir ki kalite ve birim fiyat aynı olduğuna göre sorun nedir? Carrefour’daki 364 TL’lik fiyatı dikkate almıyorum bile…

Birim fiyat ilk iki perakendecide aynıdır. Ancak küçük ambalaj ile büyük ambalajın birim fiyatı aynı olmamalıdır. Şimdi yanıltıcı ambalaj düzenlemesine geliyoruz. Büyük ambalaj üzerinde kalın bir kuşak var ve üzerinde “180 gram” açıklaması uzaktan bile okunabiliyor. Küçük ambalaj ön yüzünde ise bırakınız benzer açıklamaya yer vermeyi, arkada son tüketim tarihi devamında ancak gözlükle okunabilecek küçüklükte “122 gr” açıklaması var. Yasak savma kabilinden yapılan bu bilgilendirmenin açıklık ilkesine aykırılığı ortadadır.

Ambalaj bu fark dışında hemen hemen aynı (boyutu da dahil). Her gün bunları araştıran birisi olarak ben bile yanıltılmış bulunuyorum. Tüketici ne yapsın?

Sonuç olarak; tam rekabetten söz edilebilmesi için gereken yukardaki 4 şarttan; birinin, birkaçının veya tümünün aksaması sonucu oluşan piyasaya aksak (eksik) rekabet piyasası deniyor. Görüldüğü gibi bizde tamamı aksıyor.  

Ayrıca işletmelerin aralarında anlaşarak fiyat belirlemesi tam rekabet piyasasına ne kadar aykırı ise hükümetlerin birçok kategoride fiyat ilan etmesi de o kadar mahsurludur. Zira tekel şartlarında bir ürünün piyasa fiyatı oluşamaz.  

Turizm bölgelerimizde de lokantalar ve otellerde önlenemeyen fahiş fiyatlar var.

Şu gerçeği bilmemiz gerekiyor; çıkarcı çevreler hiçbir zaman yaptıkları işin sosyal sonuçları ile ilgilenmezler. Ben bunu trolle avlanmanın yasak olduğu veya belli bir boydan küçük balık avlamanın cezaya tabi olduğu av sahalarındaki sorumsuz balıkçılara benzetiyorum. “Cezası neyse öderiz, işimize bakarız” diyenlerin fazla olduğu toplumlarda tam rekabet koşulları işlemez.

Bazı görüşlere göre gelişen e-ticaret kanalı tam rekabetin oluşması için avantajdır. Katılıyorum ama o kanalın da ‘fiyat dışı rekabet’ sorunu vardır.

Homojenlik ve açıklık koşullarının gerçekleşemediği bir piyasadır. Bu e ticaret şirketlerinin kusuru olmayıp, fırsatçıların o kanalı da kendi amaçları doğrultusunda kullanma niyetlerinden kaynaklanmaktadır.

Maalesef aksak rekabet piyasasının kaybedenleri dar gelirli çalışan, esnaf ve emeklilerdir. Üst gelir grubuna haksız gelir ve servet transferinin gerçekleştiği, küçük bir azınlığın yararlandığı sistemdir. Yani sorun o kadar büyüktür…

Öne Çıkanlar

Siyasette adam seçmek zor…

9.Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, 12 Eylül’ün getirdiği siyasi yasakların...

Gıda Fiyatları Türkiye’de Neden Pahalı?

Birçok ülke ile yaptığımız fiyat kıyaslamalarında pahalı çıktığımızı son...

Okullara yeni ders önerisi

“GÖZÜNÜ AÇANLAR ÇAĞI” adlı bir ders, okullardaki her sınıfa...

Ortaya karışık…

Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul’da yapılacak Boğaz Köprüsü...

Demiryolu ile Meyve-Sebze Taşımacılığı

Ülkemizde küçük denemelere rağmen bu konuda geç kalınmış olduğunu...

Gündemden

Siyasette adam seçmek zor…

9.Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, 12 Eylül’ün getirdiği siyasi yasakların...

Gıda Fiyatları Türkiye’de Neden Pahalı?

Birçok ülke ile yaptığımız fiyat kıyaslamalarında pahalı çıktığımızı son...

Okullara yeni ders önerisi

“GÖZÜNÜ AÇANLAR ÇAĞI” adlı bir ders, okullardaki her sınıfa...

Ortaya karışık…

Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul’da yapılacak Boğaz Köprüsü...

Demiryolu ile Meyve-Sebze Taşımacılığı

Ülkemizde küçük denemelere rağmen bu konuda geç kalınmış olduğunu...

Boğaz köprüleri ile bazı otoyol ve çevre yolları özelleştirilecek

Ajans Bizim - İstanbul’daki iki boğaz köprüsü ile bazı...

Ölümün Öldüremediği İnsanlar!

Ölüm, yaşamın doğal ve kaçınılmaz bir gerçeğidir. Yaşamı değerli...

Gazeteci Oya Lale Özan Arslan tutuklandı

Gazeteci Oya Lale Arslan, YouTube ve sosyal medya paylaşımları...
spot_img

İlgili İçerikler

Kategoriler

spot_imgspot_img