Bu sefer de Uzak Doğu’da, Tayland fiyatlarına bakacağız. YouTube üzerinden yayın yapan ‘Tayvan Adam’ın Tayland seyahatinde Bangkok’tan aktardığı yeni fiyatlarla, Phuket’e yerleşmiş olan Mert Akdaş’ın bildirdiği yeni fiyatları 9 Ağustos 2025 tarihinde ilişikteki listede birleştirdim. Elbette ülkemizin en büyük iki zincirinden topladığım fiyatları da bu listeye dahil ettim. Birinci sütunda Tayland fiyatlarını baht olarak, ikinci sütunda ise Tayland fiyatlarını güncel kurdan TL’ye çevirerek yansıttım. Son sütunda da ülkemizdeki etiket fiyatları yer aldı. Bu şekilde hem yerel para birimi olan baht üzerinden hem de dolar üzerinden bir kıyaslama yapmak mümkün oldu. Görüldüğü gibi artık her ülkenin parasını birim olarak ele almaktan vazgeçtim. Zira zaten dünyanın en pahalı yiyecek-içecek fiyatlarına sahip olduğumuzdan buradan yanıltıcı bir sonuç çıkmaz. Biz artık o aşamaları geçtiğimiz için gerçeğe daha yakın sonucu ancak bu şekilde görebiliriz.
- İlk defa iki ayrı Tayland alışverişini birleştirme nedenim, beslenme alışkanlığındaki farktan ve kıyaslanabilir ürün azlığından kaynaklanıyor. Örneğin bu ülkeye seyahatimde sadece deniz ürünleri yiyebildiğimi söylersem belki daha açıklayıcı olabilir. Tayland üretimi olan birçok tropikal ürünün karşılığı ülkemizde bulunmamaktadır. Bunun için ancak patates, soğan, domates, havuç, elma gibi çok temel ürünleri kıyaslayabildim.
- Tayland market ürünlerinin yüzde 80’i ithaldir. Raflarda değişik ülkelerin bayraklarından geçilmiyor. Hem de ABD, Avustralya, İtalya, Fransa ve Güney Kore gibi kaliteli ürün ihraç eden ülkeler tercih ediliyor.
- Buna rağmen ABD’den ithal ettikleri kiraz bizdeki fiyatın yarısına satılıyor. Avustralya’dan ithal ettikleri en kaliteli dana et ürünleri fiyatları, bizdeki fiyatın yarısına bile ulaşamıyor.
- Sattığımız bire bir aynı olan küresel markalardaki fiyat farkımız da oldukça dikkat çekicidir. Yani yine biz pahalıyız.
- Türkiye alışverişinin fiş tutarı döviz bazında, Tayland tutarının yüzde 55 fazlasıdır. Alkollü içkileri kıyaslama dışında bıraktığımızda ise bu farkın oranı yüzde 51’dir. Bunun için ara toplam alarak her iki durumun da görülmesini sağladım.
- Araştırma anındaki güncel kur bilgileri; 1 ABD doları = 40,67 TL, 1 ABD doları = 32,33 baht, 1 baht = 1,26 TL olarak kıyaslamalarda kullanılmıştır.
- Bu sanal alışverişin Tayland tutarı 131 dolar karşılığıdır. Türkiye’de aynı alışverişe ödenecek toplam tutar da 202 dolardır.
- Tayland’da asgari ücret olarak günlük 400 baht, aylık 12.000 baht ödenmektedir. Bunun da karşılığı 371 dolardır. Türkiye’de ise asgari ücret aylık 22.104 TL olup, karşılığı 543 dolardır.
- Yani bizim asgari ücretlinin geliri yüzde 46 fazla iken, harcaması da yüzde 55 daha fazladır. Dolayısıyla sadece gelire bakamayız, o gelirin satınalma gücüne de bakmamız gerekir. Böyle bakınca da görüyoruz ki; gelirdeki fazlalığımızı genel fiyat seviyemizin yüksekliği alıp götürmektedir.
Neticede Tayland tüketicisi bu alışverişi gelirinin yüzde 35’i ile yaparken, Türk tüketici aynı alışverişi gelirinin yüzde 37’si ile yapabilmektedir.
- Bir başka yönden de bunun sağlamasını yapalım. Tayland’ın kişi başına düşen GSYİH’si 7.336 dolardır (2023). Bizim kişi başı gelirimizin hemen hemen yarısı kadar olmasına rağmen kira dahil düzenli yaşam giderleri ABD ile kıyaslandığında yüzde 55 daha düşüktür. Bu da Tayland halkının çok sık dışarda yemek yemesine ve sık sık hafta sonu gezilerine imkân sağlamaktadır. İşte bizim adımıza aynı olumsuzluk burada da izlenmektedir. Zira ABD ile kıyaslandığımızda temel ihtiyaç ürünlerinde dolar bazında biz daha pahalıyız.
- Daha üst gelir gruplarını dikkate aldığımızda, sadece market alışverişinde değil kiralarda da arada uçurum olduğu görülüyor. Bahçe içindeki 3 oda 1 salon evin kirası ortalama 500 dolardır. Şehir merkezine yaklaştıkça 1.000 dolara kadar çıkıyor. Bizde bu rakamları en az 2 ile çarpsak bile bu fiyatlara kiralık ev bulmanın zorluğu ortadadır.
- Satılık konut fiyatlarına gelince; sıfır rezidance fiyatları 1+1 küçük daire 1.350.000 baht (1.701.000 TL), 1+1 balkonlu ve bütün eşyaları içinde (beyaz, kahverengi eşyalar, klima ve mobilya dahil) 2.000.000 baht (2.520.000 TL), aynı şartlarda daha büyük balkonlu ve daha geniş salonu olan 2+1 3.000.000 baht’a (3.780.000 TL) satılmaktadır. Buna yorum yapmaya gerek var mı?
- Tayland ile aramızdaki bir diğer olumsuz fark ‘düşük fiyat değişimleri’dir. Yıllık enflasyon oranlarının 2025 yılında yüzde 0,7, 2026 senesinde ise yüzde 0,9 seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bizim için bu oranları yakalamak aylık enflasyon için bile söz konusu değildir.
- Ayrıştığımız bir başka konu da 2025 yıl sonu işsizlik oranının yüzde 1 olacağı öngörüsüdür.
- Tayland dünyanın en büyük pirinç ihracatçılarından biridir. Şeker kamışı, tropikal meyveler ve deniz ürünleri üretiminde de öndeler. Otomotiv, elektronik ve petrokimya sektörlerinde de güçlüler.
- Toyota, Honda ve Nissan gibi önemli markalar bu ülkede üretim yapmaktalar.
- Hizmet sektörü ve turizm, Tayland ekonomisinin en büyük bileşenlerinden biridir.
- Tayland, doğal gaz ve petrol rezervlerine sahiptir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına da büyük yatırımlar yapılmaktadır.
Sonuç olarak; eğer reel geliriniz azaldığı için enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı artıyorsa, bundan daha olumsuz bir durum olamaz.
Gençler bu ülkelere daha fazla kazanç için değil daha ucuz hayat yaşamak için gidiyorlar. En azından kendi ülkelerinde mahrum kaldıkları satınalma gücünü bu ülkelerde korumayı hedefliyorlar. Haksızlar mı?








