Finlandiya Cumhuriyeti; doğuda Rusya, kuzeyde Norveç, batıda İsveç ile komşudur. Yüzölçümü 338.455 kilometrekare olup, nüfusu 5,6 milyondur.
- Başkenti Helsinki’dir. Bu şehrin nüfusu 675.000’dir (Ankara’nın Mamak ilçesi kadar). Diğer şehirleri 200-300 bin arası nüfusa sahiptir.
- Yüzölçümü Türkiye’nin yarısı iken, nüfusu Ankara’dan azdır.
- Dünyanın en mutlu ülkesidir (World Happiness Report 2025).
- Kişi başına düşen milli geliri 54.163 dolardır.
- Tüketici enflasyonu (yıllık) yüzde 2’dir.
- İşsizlik oranı yüzde 8,1’dir.
- Finlandiya’da ulusal asgari ücret yoktur. Maaşlar sektör / toplu sözleşmelere göre belirleniyor. En düşük net ücret 1.600 euro civarındadır. Örneğin perakende sektörü çalışanları için en düşük brüt saatlik ücret hesabıyla 13 euro x 160 saat =2.080 Euro’dur. Bizdeki asgari ücret 28.075 TL’dir (530 Euro).
Bu ülkede asgari ücret bulunmadığı ve çalışanın aldığı en düşük ücret ise çok kısa bir zaman dilimini kapsadığı için daha gerçekçi olan ortalama ücrete de bakmak gerekiyor. Finlandiya’da vergi kesintisinden sonra çalışanların eline geçen net ortalama ücret yaklaşık 3.000 Euro seviyesindedir. Kıyaslamada biz bu ücretin hemen hemen yarısını dikkate alıyoruz ama bu gerçeğin de bilinmesini istedim.
- Helsinki’de kiralar yaklaşık 1+1 için 800-1.500 euro, Tampere/Turku’da 650- 1.000 Euro’dur.
- Ulaşım kartı için aylık 70-80 euro, market ve temel giderler için kişibaşı 250-300 euro ödenmektedir.
1950’lere kadar bir tarım ülkesi olarak kalan Finlandiya, 2. Dünya Savaşı’nın ardından bir yandan hızla sanayileşerek gelişmiş, bir yandan da İsveç modelini örnek alan bir refah devleti inşa etmiştir. Sonuçta refah tabana yayılmış ve ülke yüksek bir kişi başı gelire sahip olmuştur. Finlandiya, eğitim, ekonomik rekabet, sivil özgürlükler, yaşam kalitesi ve insani gelişme gibi birçok uluslararası değerlendirmede lider konumundadır. Cumhurbaşkanı’nın siyasi yetkileri 2000 yılında kabul edilen yeni Anayasa ile azaltılmıştır.
Ülkenin büyük kısmı ova ve ormanlarla kaplıdır. Tatlı su kaynakları bakımından hayli zengindir. Doğu Finlandiya Bölgesi’nin çoğu göllerden oluşmaktadır. Coğrafi durumu sebebiyle soğuk bir iklime sahiptir.
İhracatı, yurt içi milli hasılanın yaklaşık yüzde 40’ına tekabül etmektedir. Yaygın ihraç ürünleri; orman endüstrisi ürünleri (kâğıt, karton), teknoloji (elektronik, makine, telekomünikasyon) ürünleri, kimya endüstrisi ürünleri, metal ve metal ürünleri ve taşıtlardır.
Şimdi fiyat kıyaslamalarına geçebiliriz…
- Fiyatlar 19 Mayıs 2026 tarihinde Finlandiya’da S-Kaupat’dan, Türkiye’de ise iki büyük perakendecimizden alınmıştır. S- Kaupat, Finlandiya’nın en büyük perakende kooperatiflerinden S-Grup’a ait bir online alışveriş platformudur.
- Güncel euro kuru 52,95 TL idi.
- 45 ürünlük listede; Finlandiya sanal alışverişi 234,53 Euro, Türkiye alışverişi 288,78 Euro (15.295 TL) tutmuştur. Ülkemizdeki alışveriş yüzde 23 daha pahalı çıkmıştır. Yani Finlandiyalının geliri yüzde 202 fazla olmasına rağmen, döviz bazında bizim harcamamız daha fazladır.
- Euro bazında çoğunlukla kronik olarak pahalı kaldığımız ürünler ve fark oranları: Muz (% 30), tereyağ (% 128), makarna (% 136), ayçiçekyağı (% 66), bira (% 54), filtre kahve (% 104), fındıklı çikolata (% 57), dondurulmuş patates (% 62), dana kıyma (% 24), dana karaciğer (% 65)
Burada en ilginç olan iki ürün ayçiçekyağı ve çikolatadır. Bu aşırılığın en küçük bir haklılığı yoktur. Ham yağın fiyatı bellidir. Yurt içinde bile 100 liradan 200 liraya kadar farklı fiyatlar vardır. Bu kadar büyük fark dünyanın hiçbir yerinde bir markaya % 100 artı değer (ayrıcalık) veremez.
Üstelik çikolata fiyatlarında, Türkiye’de esas aldığımız fiyat 40 gram da eksiktir. Yani 200 gr yerine % 20 eksik olan 2×80 gr = 160 gr esas alınmıştır. Dünyada kakao fiyatlarında dolar bazında yüzde 60’a varan düşüş varken, zaten pahalı olan üründe hâlâ fiyat artışları devam etmektedir.
Dolayısıyla bu yüksek enflasyonu sadece ekonomi yönetiminin hatalarına bağlamak doğru olmaz. Ülkemizde bunu avantaja çevirmek isteyen çevrelerin varlığını da artık kabul etmek zorundayız. Bunlarla mücadele edilmeden enflasyonla mücadele kazanılamaz…
- Bu alışverişi Finlandiya tüketicisi aylık geliri ile 1 ayda 7 defa yapabilirken, Türk tüketici aynı alışverişi 1 ayda 2 defa yapabilmektedir. Başka bir ifadeyle, Finlandiyalı bu alışverişi gelirinin yüzde 14,6’sı ile yapabilirken, bizim vatandaşımız aynı alışverişe gelirinin yüzde 54,5’ini ayırmak zorundadır.
Sonuç olarak; şimdiye kadar kıyaslama yaptığımız 39 ülke içinde satınalma gücü bizden düşük sadece 4 ülke (İran, Rusya, Azerbaycan, Moldova) bulunmaktadır.
Diğer ülkelerle aramızdaki büyük farkı görmezden gelen ve SAGP masalıyla satın alma gücümüzü gelişmiş ülkelere yaklaştıran dış güçlerin neyi amaçladıkları belli olmuyor mu?








