İleriye Dönük Endeksleme

İleriye dönük endekslemenin amacı; fiyatların, maaş, kira veya sözleşmelerin geçmiş enflasyon yerine, TCMB gibi kurumlarca hedeflenen gelecek enflasyon oranlarına göre artırılmasıdır. Bu sistemi tartışmalı yapan ise, çoğu zaman olduğu gibi hedefler tutmadığı için çalışanların alım gücünü düşürmesidir.

Zira fiyatları ve ücretleri “geriye değil, ileriye doğru endeksleme” yöntemi tek şartla olumlu sonuç verebilir. O şart, ileriye dönük tahminin az sapmalı gerçekleşebilmesidir…

Bizde öyle mi?

Yukarda da belirttiğim şekilde; tahminle gerçekleşen arasındaki fark büyük olduğundan ücret artışları yetersiz kalmaktadır. Üstelik inandırıcılığı da kaybolduğundan, fiyatlama gücünü elinde bulunduranlar, kendi tahminlerine göre “tedbir” almakta, bu da fiyatlama davranışlarını bozmaktadır.  Yani sabit gelirli iki defa kayba uğramaktadır.

Bu kadar mı?

“Dezenflasyon sürecindeyiz” ifadelerine karşı, böyle bir süreç yaşanmadığı resmi rakamlarla sabittir. Evet geçmişe endeksli artışların enflasyonu beslediği doğrudur. Ancak bunun yerine geçecek uygulamanın daha olumlu netice üretmesi beklenmez mi? 

Üstelik bir taraftan çalışana “seni enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözü verilirken, hatta üzerine “refah payı” ilavesinden bahsedilirken, gerçek yaşamda bunların görülememesi geleceğe dair beklentileri de bozar. Ve bu da enflasyona olumsuz katkı yapar. İşte bundan dolayı başta asgari ücretliler olmak üzere, emekliler ve daha sonra da çalışanlar için yoksullaşma ve gelir dağılımı eşitsizliğinin artışı kaçınılmaz olur.

Emek sömürüsünün çok geniş anlamı vardır. Örneğin kayıt dışı işçi çalıştırmak, asgari ücretin altında ücret ödemek dar kapsamlı olanıdır. Ancak sebep ne olursa olsun emeğin karşılığını eksik ödemek ise hepsini kapsayan en geniş anlamıdır. Öyle ya ücretler reel olarak artmıyorsa bunun bir adı olmalıdır.

Ücretler, işletmeler için en temel gider ve maliyet kalemidir.Devlet açısından da; özellikle kriz dönemlerinde, enflasyonu kontrol altında tutmak amacıyla ücretlerin baskılanması şeklinde ortaya çıkar. Geçici fiyat istikrarı hedeflense de uzun vadede alım gücünü azaltır, sermaye lehine bölüşüm adaletsizliğini artırır.    

Geçtiğimiz yıl içinde enflasyon hedeflerini sürekli yukarıya doğru revize eden TCMB’nin Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay tarafından yapılan açıklamayı hatırlayalım…

Akçay, “Bir noktada ileriye dönük endekslemeye geçmek zorundayız. Geriye doğru endekslemeler aslında sürekli kendi kendini yaratan bir süreç doğuruyor. Bir noktada ileriye dönük endeksleme, hem kamuda hem özel sektörde devreye girmek zorunda. Ben bu konjonktürün bunun için uygun olduğu kanaatindeyim” diyordu…

Bunun anlamı; kamu ve özel sektör kendi tedbirlerini alabildiğine ve hatta bu durum enflasyon yaratan ek katkı yapabildiğine göre yükü omuzlamak da sabit gelirliye ve emekliye kalıyor.

Benim itirazım; eğer hedefin üzerinde kalan kısım için daha sonra telafi edici ek zam gerçekleşecekse, bu sistemin öncekinden pek farkı olmayacağıdır. İşte resmi enflasyonu tartışılır hale getiren de budur. Zira TCMB’nin uygun bulduğu sistem, TÜİK verileri ile de destekleniyorsa ücret artışlarına müdahil olmadıkları söylenebilir mi?

Üstelik bundan fazlası da var. Örneğin emekli bayram ikramiyesi, uygulamanın başladığı 2018 yılından bugüne kadar asgari ücret kadar artırılsaydı, 2026 yılında 17.517 TL olmalıydı. Yani yeterli olmadığı söylenen asgari ücret karşısında bile yıllık kayıp 13.517 TL x 2 = 27.034 TL’dir.

Hata payını azaltmak üzere herkes için sabit olan asgari ücretle bayram ikramiyesini kıyasladım. Eğer bu iki grubun harcamalar içindeki ağırlığı en fazla olan (ortalamanın çok üzerinde) gıda kategorisine göre kıyaslama yapsaydım, fark daha da açılırdı ama tartışmaya da açık hale gelirdi. Yine de fikir vermesi açısından bazı temel gıda ürünlerinde aynı dönemdeki fiyat artış oranlarına da bakalım.  Ayçiçek yağı % 3.118, Türk kahvesi % 2.013, süt % 1.937, kaşar peynir % 2.299, tereyağ % 2.391, yoğurt % 3.900, kıyma % 2.039, muz % 2.581. 21 ürünlük listenin toplamdaki artış oranı ise % 1.953’e ulaşmıştır.

(Kaynak: Mahfi Eğilmez)

Sonuç olarak; TCMB’nin yüzde 16’lık yıl sonu hedefi yanında, yine aynı kurumun Hanehalkı Beklenti Anketi’nde 3 katı aşan (% 48,8) 12 ay sonrası için beklenti her şeyi anlatıyor zaten… 

Bu uygulama; reel gelirlerin erimesi ve yaşam koşullarının zorlaşması sebebiyle toplumdan destek bulamaz. Bunun sonucu da enflasyon beklentilerinin yönetilemeyeceği (halen görmekte olduğumuz gibi) ve programdan istenen neticenin alınamayacağı yönündedir.   

İşte küresel bir kurumdan gelen önemli uyarı…

ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), makul bir yaşam standardı sağlayacak ücret düzeyi hesaplanırken; “sağlam verilere ve güvenilir metodolojiye dayalı” yaklaşımların benimsenmesini öneriyor. Bu genel bir kural olmakla beraber her ülkede aynı önceliğe sahip olmayabilir. Zira, yıllık enflasyonu yüzde 3-4 seviyelerinde yaşayan ülkelerde yarım puanlık sapma fazla önemli değilken, bizim gibi yüksek enflasyona sahip ülkelerde 10 puan üzerindeki sapmaların ücretlerdeki reel gelir kaybını önlemesi mümkün değildir.  

Burada unutulan bir şey var; kısa dönemde maliyet tasarrufu sağlayan bu durumun, uzun vadede düşecek talep nedeniyle reel sektörü de sıkıntıya sokacağıdır. Yani en önemlisi emek ve sermaye arasındaki dengedir…  

Öne Çıkanlar

Yapay zekânın kontrolden çıkma riski yeniden gündemde

Ajans Bizim - Yapay zekânın gittikçe güçlenen sistemlerinin insan...

Faizi Düşürmenin Gerekçesi Olmalıdır

Beklendiği gibi oldu ve MB politika faizini yüzde 37’de...

Cezaevindeki Gazeteciler Listesi

Tutuklu ve Hükümlü14 Eylül 2026 Ali Ünal - Zaman Gazetesi...

Siyasette adam seçmek zor…

9.Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, 12 Eylül’ün getirdiği siyasi yasakların...

Gıda Fiyatları Türkiye’de Neden Pahalı?

Birçok ülke ile yaptığımız fiyat kıyaslamalarında pahalı çıktığımızı son...

Gündemden

Yapay zekânın kontrolden çıkma riski yeniden gündemde

Ajans Bizim - Yapay zekânın gittikçe güçlenen sistemlerinin insan...

Faizi Düşürmenin Gerekçesi Olmalıdır

Beklendiği gibi oldu ve MB politika faizini yüzde 37’de...

Cezaevindeki Gazeteciler Listesi

Tutuklu ve Hükümlü14 Eylül 2026 Ali Ünal - Zaman Gazetesi...

Siyasette adam seçmek zor…

9.Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, 12 Eylül’ün getirdiği siyasi yasakların...

Gıda Fiyatları Türkiye’de Neden Pahalı?

Birçok ülke ile yaptığımız fiyat kıyaslamalarında pahalı çıktığımızı son...

Okullara yeni ders önerisi

“GÖZÜNÜ AÇANLAR ÇAĞI” adlı bir ders, okullardaki her sınıfa...

Ortaya karışık…

Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul’da yapılacak Boğaz Köprüsü...

Demiryolu ile Meyve-Sebze Taşımacılığı

Ülkemizde küçük denemelere rağmen bu konuda geç kalınmış olduğunu...
spot_img

İlgili İçerikler

Kategoriler

spot_imgspot_img